Korona virüs: 1
Emekçiler en riskli grup

Vahide Bilir

COVİD-19 2020 başlarından itibaren ülkemizde de hayatımızın seyrini değiştirdi. Nedir pandemi? Sınıf ve toplumsal cinsiyet, ırk, etnisite, cinsel kimlik gibi farklılıkların çok derin yaşandığı bir ülkede salgının “eşitlikçi”liğinden bahsedebilir miyiz? Devletin alması gereken tedbirler nelerdi, biz kişisel olarak neler yapabiliriz? İş yeri hekimi Vahide Bilir Hocamız tek tek anlatıyor. Ben zaten biliyorum demeyin. Ayrıntılar önemli…

Pandemi birden fazla ülkede ve kıtada, çok geniş alanda yayılan ve etkisini gösteren salgın hastalıktır. Pandemi bir afetdir. Afet yönetimi gibi ele alınmalı ve korunma önlemleri herkes için eşit, ulaşılabilir olmalıdır. Ülkede yaşayan her vatandaş için acil durum, afet planına göre yaşamın devam ettirilmesi amacıyla önlemler, destekler ve korunma yöntemleri eşit olarak uygulanmalıdır.

Yaşamını devam ettirmek için çalışmak zorunda olan insanlara  “evde kal” çağrısı yapılırken evde kalması için gerekli koşulların da sağlanması gereklidir. Salgınla mücadelede başarılı olmanın ön koşulları olan şeffaflık, akıl ve bilimin kılavuzluğunda belirlenmiş politikalar,  koruyucu önlemler, toplumun bütün kesimlerini içine alan topyekûn mücadele ve kolektif dayanışma ruhu ile gerçekleşir.

Bu pandemide, salgında öğrendik ki; salgın eşitlikçi değil, özgürlükçü hiç değil. Covid-19 salgını “herkesi aynı şekilde” etkilemediği gibi çeşitli temel alanlarda var olan eşitsizlikleri berraklaştırdı ve kırılganlıkları arttırdı. En başta kadınlar, yaşlılar, çocuklar, LGBT+’liler altta yatan toplumsal cinsiyet, ırk, etnisite gibi farklılıklar nedeniyle sağlıklarının bozulma riski daha yüksek gruplar oldu. Sağlık hizmetlerine erişimleri daha sınırlı kaldı.

Salgın ile birlikte beslenme, eğitim olanakları, barınma ve çocuk istismarı (çocuk işçiliği, çocuk yaşta evlilik v.b.) gibi çocuklar arası eşitsizlikleri belirlemede kullanılan göstergelerde de belirgin bozulmalar oldu.

Hayatını çalışarak idame edenler, işini kaybetme korkusu, ancak çalıştığında para kazanması gibi nedenlerle hastalıklarının daha ileri bir aşamasında sağlık hizmetlerine başvurdu.  Sağlık hizmetlerine erişimde, prim ödemeleri, yoksulluk, dil farklılığı gibi eşitsizlikler hastalıkla mücadeleyi zorlaştırdı.

Maske ya da yüz örtüsü

Salgın ile birlikte işsizlik, neredeyse yüzde 100 arttı. Önümüzdeki aylarda daha da artacağı öngörülmekte. Her gün işe gitmek zorunda olan işçiler için “evde kal”mak bir seçim olamazdı. Ya açlık ya da hastalık ikilemi arasında seçim yapmak zorunda kaldılar.

İşçilerin yaptığı işler evden çalışmaya uygun işler değildir. Esnek ve güvencesiz çalışma koşullarında kayıt dışı çalışanlar ve gündeliğe gidenler ise daha kötü şartlarla çalışmak zorunda. Düşük ve dengesiz gelir, ruhsal durum bozuklukları nedeniyle de hastalığa yakalanmayı kolaylaştırır.

Sorunları bilerek, hissederek, bu ülkede yaşayan herkesi kapsayan salgın politikaları üretmek, sağlıklı olmak için korunma önlemleri almak, hastalananlara eşit, ücretsiz sağlık hizmeti sunmak için bakanlıklar, meslek birlikleri, sivil toplum örgütleri ile birlikte çalışmalar yapmak gereklidir.

Salgında korunma, önlemler ciddiyetle ve özenle alınmalı, kimse dışlanmamalı, korunma önlemlerinin alınması konusunda sorumluluk bireylere bırakılmamalıdır.

Bilim insanları, bugüne kadar gerçekleşen covid-19 bulaşmalarının yüzde 90’ının toplu taşıma, işyerleri, sosyal toplanmalar gibi kapalı ortamlarda gerçekleştiğini söylüyorlar. Kalabalık, kapalı, havalandırılmayan, araya uygun mesafe konulamayan yerlerde bulunacaksanız, bu sürede sık el yıkamanız, maske takmanız, maske bulamazsanız bir yüz örtüsü kullanmamızı öneriyoruz.

Ev içinde hasta kişi varsa hane halkına bulaşma riski çok yüksek. Hasta kişinin evde ayrı bir alanda olması, evin sık havalandırılması, en az 24 saatte bir yüzeylerin uygun biçimde temizlenmesi gerekiyor.

Düğünlerden, cenazelerden, bayramlarda kalabalıklar halinde bir araya gelmekten kaçınılmalı, Sıcak ya da soğukta klimaları kullanmamalıdır.

İşyerinde; özellikle meslek hastalığı, kronik hastalığı olanlar, engelliler, hamileler vb. gibi gruplar için uygun çalışma takvimi ve uygun çalışma ortamının hazırlanması gerekir. Evden çalışma, havalandırılabilen bölümler olabilir.

Dışardan gelen ziyaretçilerin de sınırlandırılması düşünülmelidir.

Sakal bıyık temizliği

Korona virüs enfeksiyonu kontrol altına alınana kadar, kişisel olarak da uygulayabileceğimiz önlemler;

  • Tokalaşmayın, sarılmayın, öpüşmeyin. Mümkünse 1,5 mt. den fazla, uzak ara ile görüşmeye özen gösterin.
  • Öncelikle ellerinizi sık sık sabunlu su ile -ilk tercih sıvı sabun-, en az 20 saniye yıkayın. Sabun ve su bulunmayan yerlerde alkol bazlı el dezenfektanları kullanın. Özellikle yemek öncesi, tuvalet sonrası, kalabalık yerlerde, eve dönüşte…
  • Hastaneye, işe giderken yüzük, vb. takıları mümkünse takmayın.
  • Sakalınız, bıyığınız varsa kesin.
  • Tırnak hijyenine dikkat edin, mümkün olduğunca kısa kesin, oje vb. bu sıralar kullanmayın.
  • Günlük kıyafetlerinizi eve gidince hemen çıkarın ve yıkanabilenleri, yıkayın. Yıkanamayanları havalandırın.
  • İşten çıkmadan ellerinizi mutlaka yeterli süre yıkayın.
  • Cep telefonlarınızı yüzde 70 alkol içeren preparatlar ile silerek temizleyin.
  • Bu salgın sırasında lens yerine gözlüklerinizi kullanın.
  • Kalabalık ortamlardan kaçının.
  • Sigara hastalığa yakalanmayı, içmeyenlere göre 14-15 kat arttırmaktadır, sigara içmeyin.

 

Covid-19 etkeni olan SARS-CoV-2 size üç yerden bulaşır:

Ağız, Burun, Göz üzerinden.

Virüsün size bulaşması için ya virüslü havayı solumanız, ya da virüsle kontamine olmuş ellerinizi veya başka bir objeyi ağız, burun veya gözünüzle temas ettirmeniz gerekir.

SARS-CoV-2,  hastanın soluğuyla vücut dışına çıkan minik tükürük, su parçacıklarının üzerinden havaya taşınır, bir müddet kapalı ortamda 5-6 dakika kadar havada alçalır, sonunda yere veya odadaki eşyaların üstüne düşer.  Solukla dışarı verilen havanın ne kadar uzağa gidebildiğini, sigara içen bir insanın dumanının hangi mesafeye gittiğini düşünerek tahmin edebilirsiniz. Hasta konuşursa, bu tükürük parçacıkları biraz daha fazla miktarda salınıp, biraz daha uzağa gider; bağırırsa, her ikisi de artar. Öksürür veya hapşırırsa, hem salınan partikül sayısı hem de mesafe çok çok daha fazla artar.

Maske takmayı ihmal etmeyin  

Cerrahi maskeler, solunum/konuşmayla havaya salınan tükürük partiküllerini tutar. Birisi covidli, diğeri sağlıklı iki bireyin karşı karşıya gelmesi durumunda:

Sadece covidli kişi cerrahi maske takıyorsa, sağlıklı kişinin korunma şansı yaklaşık yüzde 70. Sadece sağlıklı kişi cerrahi maske takıyorsa, sağlıklı kişinin korunma şansı yaklaşık yüzde 30. Her ikisi de cerrahi maske takıyorsa, sağlıklı kişinin korunma şansı yaklaşık yüzde 97’dir.

Uygun şekilde kullanılması durumunda cerrahi maskeler dört saat koruyucudur. Islanması, yırtılması veya hastanın sekresyonuyla kontamine (salgılarla temas) olması durumunda hemen değiştirilmelidir.

Respiratuar maskeler (N95 olarak biliniyor), yapıları ve kumaşlarının elektrostatik özellikleri sayesinde cerrahi maskelere göre daha küçük partikülleri (0,3 mikron ve üzeri) tutarlar.

FFP2 özellikli olanlar solunan havadaki partiküllerin yüzde 95’ini, FFP3 özellikli olanlar solunan havadaki partiküllerin yüzde 99’unu tutar. Sızdırmaz özellik taşıdıkları için yüze sıkı bir şekilde oturur, soluk alıp vermeyi bir miktar zorlaştırırlar.

Bu maskeler ventilli (valvli) veya ventilsiz (valvsiz) olabilir. Ventilli maskelerin valvi soluk verirken açılır, soluk vermeyi kolaylaştırır, karbondioksit retansiyonunu önler. Ancak,

VENTİLLİ MASKELER DIŞARI VERİLEN HAVAYI SÜZMEZ, YANİ COVİDLİ KİŞİNİN TAKMASI DURUMUNDA,

VİRÜS DİREKT OLARAK HAVAYA SALINIR. 

Respiratuar maskeler 8-12 saat kadar kullanılabilir. Üstüne cerrahi maske takılması durumunda, bu süre birkaç saat daha uzayabilir.

Dezenfeksiyon için

SARS-CoV-2 yüzde 80 alkolle 60 saniyede, yüzde 10’luk çamaşır suyuyla iki dakikada, deterjanla 5-10 dakikada yapısal bozukluğa uğrar. Bu nedenle, dezenfekte edilmesi gereken yüzeylerde sekresyon olduğunu düşünüyorsanız, ellerinizi su ve sabunla en az 20-30 saniye yıkamanız gereklidir.

El dezenfeksiyonu için en az yüzde 70’lik alkol içeren bir dezenfektan kullanmalısınız. Yeterli dezenfeksiyon için elinize 2-3 ml dezenfektan almanız, ellerinizi kuruyana kadar sabunla yıkar gibi, dezenfektan değmemiş yer kalmayacak şekilde ovuşturmanız gerekir.

Covid-19 bulaşan kişilerin yüzde 30-60’ı hastalık süresince asemptomatik (belirtisiz) olmaktadır. Asemptomatik hastaların viral yükü, semptomatik (belirtili-ateş, öksürük, nefes darlığı gibi) olanlarla benzerdir. Kesin veri olmamasına rağmen, asemptomatik vakaların bulaştırıcı olduğunu, ancak öksürüp aksırmadıkları için, semptomatik olanlara göre daha az bulaştırıcı olabileceğini söyleyebiliriz….

Pin It on Pinterest