Sendikalarla da feminist kurumlarla da işbirliği içindeyiz

Elif Sinirlioğlu     sinirliogluelif@gmail.com

Samira Rayesse uzun yıllar Fas’da sendikacılık yapmış bir kadın. Türkiye’ye de gidip geliyor. Tarım ve ormancılık sektöründeki kadınları güçlendirmek için OFSAF isimli otonom bir yapı kurmuşlar.  Farklı bir kadın örgütlenme deneyimi olan OFSAF’ı arkadaşımız Elif Sinirlioğlu’na anlattı.  

Bu sayımızda Fas Sendikalar Federasyonu’nun tarım ve ormancılık sendikasına bağlı kurulmuş bir kadın örgütünden Samira Rayesse ile yaptığımız röportajı sizlerle paylaşıyoruz. Fas ve Türkiye çalışma koşulları ve işçi sınıfının yaşadığı sömürü açısından çokça benzerlik taşıyor, tarım ve ormancılık sektöründe çalışanlar arasında kadınların yoğun olması nedeniyle sendika içerisindeki militan kadınlar bir çözüm bulabilmek amacıyla OFSAF isimli bir yapı kurmuşlar, otonom çalışan bu yapı aynı zamanda sendika faaliyetlerini de güçlendirebilmeyi amaçlıyor.

Kendinizi biraz tanıtabilir misiniz? Samira kimdir ve neler yapar?

Ben Samira Rayesse, sevgiyle çevrelenmiş harika bir ailede doğdum, sevgi dayanışma ve dostluk temeline dayalı bir eğitimle yetiştim.

Çocukluğumdan beri onur, özgürlük, demokrasi ve sosyal eşitliliğin hakim olduğu bir dünya hayaliyle yaşadım. Eğitimim sırasında sosyalist doktrini benimsemiş kimi öğretmenlerimden etkilendim.

Yüksek öğrenimimi tamamlamamın ardından pek çok sorunla karşılaştığım ve sonrasında Fas Sendikalar Federasyonu’na bağlı Tarım Sektörü Ulusal Birliği’nde sendikalaşmaya gitmeye karar verdiğim Tarım Bakanlığı’nda çalışmaya başladım.

Sendikayla ilk tanışmam 1993 yılında sendikanın Genel Sekreteri olan Abdel Hamid Amin yoldaş ile karşılaşmamla gerçekleşti, kendisi kadın ve erkek işçilerin hakları için mücadele eden ve kadın ve insan hakları konusuna hayatını adamış biriydi.  2021 yılına geldiğimizde bu temas hâlâ sürüyor, FNSA’nın yapısında önce üye, sonra memurlar kategorisinde delege, ardından FNSA yapılarında sorumlu ve şimdi de FNSA Genel Sekreter Vekili ve Fas Emek Sendikası Ulusal Kongresi üyesiyim. Aynı zamanda Tarım Sektöründe Çalışan Kadınlar Örgütü OFSAF’ın 2005-2012 yılları arasında Genel Sekreterliğini yürüttüm ve ardından günümüze gelen süreçte genel sekreter vekilliğini yürütüyorum.

Her türlü ayrımcılıkla mücadele

Ülkenizde sadece kadınları örgütlemek için bir sendikanın varlığı bizleri heyecanlandırıyor. OFSAF hakkında bizlere biraz bilgi verebilir misiniz? Ne zaman ve neden kuruldu?

OFSAF 5 Mart 1999’da Tarım Sektörü Ulusal Federasyonu’nun bir uzantısı olarak kuruldu. 5. Kongresini 8 Mart 2016 tarihinde “Tarım ve Ormancılık sektöründeki kadınların insan onurunun yanı sıra uluslararası ve tamamlanmış hakları için mücadele yürütme” ilkesiyle 5. Kongresini gerçekleştirdi.

Amaçlar:

  1. Tarım sektöründe çalışan kadınları sosyal ve mesleki koşulları hakkında bilinçlendirmek ve kültürel, yasal ve sendikal varoluşunu geliştirmek.
  2. Her türlü ayrımcılıkla mücadelede, buna şiddet ve cinsel taciz de dahil olmak üzere, kadın işçilerle dayanışma içerisinde olmak ve yasal yollarla yanlarında olmak.
  3. Tarım ve ormancılık sektöründeki kadınların sorunlarının takipçisi olmak, varolan çerçevenin dışına çıkmaları ve ortak mücadelelerinin önünü açmak için yanlarında olmak.
  4. Kırsal kesimde yaşayan kadınların uluslararası haklarının hayata geçmesi ve demokrasinin geliştirilebilmesi için mücadele etmek.
  5. Sektörel, yerel düzeyde kadın örgütleri ile ilişki kurmak ve koordineli çalışmak.
  6. Tarım sektöründeki gençlerle ve üst örgütlerimizde yer alan gençlik çalışması yürüten kurumlarla ortak çalışma yürütmek.
  7. Son kertede ilerici demokratik bir feminist hareketin kurulabilmesi amacıyla ülkemizdeki ve yurtdışındaki feminist örgütlerle işbirliği içerisinde olarak ortaklaştırılmış bir yol haritasının kurulmasını sağlamak.

OFSAF’a kimler üye olabiliyor? Tüm sektördeki kadın işçiler üye olabiliyorlar mı?

Tarım ve ormancılık sektöründeki kadınlar kuruluşumuzun ilkelerine bağlı oldukları ve üyelik kartlarında yazılı prensipleri benimsedikleri oranda OFSAF üyesi olabilirler. Temel olarak gelir kaynağımız tarım sektöründeki kadın çalışanlardan gelmektedir: Özellikle kadın tarım işçileri, tarım sektöründe çalıştırılan kadınlar, tarım ve ormancılık sektöründe eğitim gören öğrenciler, etnik kadınlar, tarım, ormancılık ve balıkçılık bakanlığında çeşitli alanlarda çalışan kadınlar ve köylü kadınlar.

Tarım Sektörü Ulusal Federasyonu temsilci ve militanları da üyelik aidatı ödeme koşulu ile üye olabilirler.

OFSAF’ın ilkeleri:

*Demokrasi

*Kitle örgütü olma özelliği

*İlericilik

*Otonomi

*Dayanışma

*Sendikal Birlik

*Eşitlik

Büyük iş kaybı yaşandı

Etkinlikleriniz hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? Kadın işçilerin özel ihtiyaçları ile ilgili bir çalışma yönteminiz var mı? Çalışma yöntemlerinizden bahsedebilir misiniz?

OFSAF sıralanan hedefleri gözeterek aşağıdaki etkinlikleri düzenler:

  • Kadın işçi ve çalışanların yararına eğitimler düzenlemek
  • Tarım ve ormancılık sektöründeki kadınların geniş katılımını hedefleyerek her yıl Dünya Kadın Günü’nü kutlamak
  • Sektörel ihtiyaçlar dahilinde yetkililerle toplantılar düzenlemek
  • 15 Ekim ‘de kutlanan Uluslararası Kırsal Kadınlar günü vesilesi ile eğitimler düzenlemek
  • 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddet Günü vesilesi ile eğitimler düzenlemek
  • Tarım ve gıda sektöründe çalışan kadınların konumuna dair raporlar hazırlamak
  • Sektördeki taciz ve şiddet mağduru kadınları desteklemek
  • Kadınların sorunları ile ilgilenen diğer feminist örgütlerle işbirliği içerisinde olmak

Fas işçi sınıfının genel durumu ve kadın işçilerin bu tablodaki yeri üzerine bizlere neler söyleyebilirsiniz?

.

Fas işçi sınıfının genel durumu dünya işçi sınıfının günümüzdeki durumundan pek de farklı değil, özellikle de Covid-19 pandemisinin yarattığı sosyal, ekonomik ve kültürel sonuçlar bağlamında.

Tekstil ve kablolama gibi tarımsal sömürünün ve çalışan kadın oranının çok yüksek olduğu sektörlerde pek çok işçi işyerlerinin kapanması gibi nedenlerle işlerini kaybettiler.

Siyasal iktidarın kadın işçilere yaklaşımı nasıl?

İktidarın yaklaşımı İş Yasası’nın hayata geçmesine saygı duymanın çok uzağında, iş kaybı yaşanması durumunda ne sosyal ne de ekonomik destek söz konusu.

Cinsel taciz ve şiddet arttı

Konfederasyonunuz yönetimi böyle bir yapılanmanın kurulması ile ilgili neler düşünüyor? Destek oluyor mu? Erkek sendikacılarla ilişkiniz nasıl?

Federasyon olarak her zamana işçi sınıfının ulusal ve uluslararası açıdan güçlenmesini savunduk. Federasyonumuz kadınları sendikaya üye olmaya ve sendikal yapıda görev almaya teşvik etmekte.

Kadınların sendikaya daha aktif katılabilmelerini sağlayacak olan şey yıllardır birlikte mücadele eden kadın ve erkekler arasından bir saygı ve birbirini tanıma temelinin yaratılabilmesidir.

Diğer kadın örgütleri ile ilişkiniz nasıl? Başka sektörlerde de benzer kadın sendikaları bulunmakta mı?

Üst örgütümüz olan Fas Sendikalar Federasyonu’nun yerel ve sektörel kurumları ile işbirliği içerisinde çalışıyoruz ve elbette Fas İlerici Kadınlar Birliği ile de tam dayanışma içerisindeyiz. Birlikte eğitimler, kongre ve eylemler düzenliyor deneyimlerimizi birbirimize aktarıyoruz.

Ulusal düzeydeki işbirliğimizin yanı sıra uluslar arası olarak da çeşitli ortaklıklar içerisindeyiz. DİSK, FNV ve KVINFO gibi diğer ülkelerin örgütlerindeki kadın yoldaşlarımız ile de yakın ilişkiler içerisindeyiz.

Uluslararası Kadın Yürüyüşü’nün bileşeniyiz ve ben de ülke koordinatörüyüm. Kadınla ilgili günlerin kutlanması koalisyonu ve ILO 190’nın tanınması koalisyonunun da üyesiyiz.

Pandemi sürecinde kadın işçiler neler yaşıyor?

Covid 19’un zaten işlere erişimi zor olan ve ayrımcılık yaşayan kadın işçiler üzerinde çok olumsuz etkileri oldu.  Pandemi çalışmak zorunda kalan ve hiçbir korumaya sahip olmayan kadınların koşullarını daha da kötüleştirdi, hiçbir koruma olmadan kişisel korunma ürünlerine bile erişimleri yok. Diğer yandan cinsel taciz ve şiddete uğrayan kadın sayısı da pandemi ile birlikte arttı.

Diğer yandan işten çıkarılmaları halinde tamamen korumasız ve güvencesiz kalan da yine bu kadınlar

OFSAF olarak pandemi özelinde bir programımız olmasa da özellikle durumu yok sayan iletişim üretimi sektöründe yetkililere durumun ciddiyeti ve kadın işçilerin durumuna dair yazışmalar gerçekleştirdik.

Türkiyeli kadın işçilere iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?

Türkiye’deki kadınlara büyük bir saygı duyuyorum, Nebile (Irmak) gibi DİSK’ten pek çok büyük militanla tanışma mücadele etme şansım oldu.

Öncelikle Türkiye’li kadınları en içten duygularımla kucaklıyorum, emperyalist ve patriarkal rejimin yarattığı eşitsizliklerin bir sonucu olarak üç aşağı beş yukarı benzer koşullar içerisinde mücadele yürütüyoruz. Bu saldırılara karşı ortak mücadele yürütmemizi gerektiren bir ortak sebebimiz var.

Yaşasın Türkiyeli Kadınlar

Yaşasın Faslı Kadınlar

Yaşasın Dayanışma

Pin It on Pinterest