Tarımın çehresini değiştiren kadınlar

Ayla Önder     onderayla@gmail.com

Salihlili ve Urlalı kadınlar, tarımsal üretimi iyileştirmek ve tarla ürünlerinin daha verimli depolanmasını, dağıtımını ve satışını sağlamak amacıyla kooperatif kurdu. Söz konusu ürünleri yetiştiren de, alan da, pazarlayan da kadın. Onlarca ton salamura yaprak, yeşil zeytin, bal ve reçel üreten kadınları bir araya getiren iki ayrı kooperatif,  ürünleri binlerce insana ulaştırarak satılmasını da sağlıyor. Kazanan öncelikle ekini değerlenen tarım işçisi kadınlar oluyor.  

Yasemin Ademoğlu, Salihli Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’nin kurucusu. Bu kooperatif çatısı altında pek çok üretici kadın bir araya geldi. Kadınlar, tarım ve el emeklerini kooperatifte değerlendiriyorlar. Bağlardan toplanan yaprakları salamura yapan kadınlar artık gelir elde edebiliyor. Cam kavanozlarda ambalajladıkları asma yapraklarını Türkiye’nin her yerine  gönderiyorlar. Sadece asma değil zeytin zamanı da Salihli’de büyük bir faaliyet başlıyor. Köylü kadınlar zeytinleri topluyor, ev kadınları yeşil zeytine dönüştürüyor. Yöresel ürünleri tarlasında veya bahçesinde yetiştirenlere  ulaşabilmek için köy muhtarlarından yardım aldıklarını söylüyor Yasemin Ademoğlu. Gıda ve tarımda değişim yaratan kadınlar, yaklaşık üç yıl önce bir araya gelerek bölgede yetişen yerel ürünleri değerlendirmeye başladı. Elini toprağa değdiren köylü kadınların yöresel ürünleri çok çeşitli. Hem üretici kadına hem de ev kadınlarına iş olanağı sağlayan Salihli Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi, doğa dostu üretimlerin satımını da gerçekleştiriyor.

İyi tarım teknikleri kullanıyorlar

Birçok meyveyi geleneksel yöntemlerle reçele dönüştürdüklerini belirten Yasemin Ademoğlu, “Doğal ve iyi tarım koşullarında ekilmiş ürünlerden elde ettiğimiz her şeyi tüketiciyle buluşturuyoruz. Kooperatif olarak web sayfamız var. Ürünlerimizi bu sayfadan isteyenlere kargolarla ulaştırıyoruz. Salihli’de yetişmiş bitkisel üretim anlamında ne varsa onları kendi emeklerimizle reçel, salamura, turşu, tarhana vs. haline getiriyoruz. Fakat bu sene sadece kuru üzüm reçeli yapıldı. Kooperatifimizde hijyen kurallarına uyarak reçellerimizi pişirdik ve kavanozladık” bilgisini paylaşıyor. “Satışta kooperatiflerin çok sıkıntısı var. Pandemiden dolayı seyahat edemiyoruz” sözleriyle bazı problemleri de dile getiriyor. Salihli’nin bir köyünde bir araya gelerek kurdukları kooperatif aracılığıyla evlerinde pişirdikleri, kuruttukları, tarlalarında ektikleri yöresel ürünlerin satışını yapan köylü kadınların öyküsü bunlarla sınırlı değil.

Salamura asma yaprağına ilgi büyük

“Zeytin toplayan, asma yaprağını salamura haline getiren, lavantaların hasadını yapan onlarca paydaşımız var” bilgisini paylaşıyor Ademoğlu.  Birçok tarım ürününün yetiştirildiği Salihli’de kadın emeği ve becerisi böylece değer kazanıyor. Yeni ürünlerin üretilmesi ve satışı konusunda da kadınlara yol göstermeyi amaçlıyorlar. Bu konuda yörenin en önemli geçim kaynağı Sultaniye üzümü ve asma yaprağı. Ademoğlu şunları anlatıyor; “Çalışmalarımıza salgın döneminde dahi gerekli önlemleri alarak devam ettik. Yöremiz kadınlarıyla birlikte hazırladığımız kuru basım sarmalık asma yapraklarımızın gördüğü yoğun ilgi bizi mutlu etti. Tarla emekçisi kadınlara da ek bir gelir kaynağı oldu. Atölyemizde çiftçilik faaliyetleriyle ilgilenen üyelerimiz yöre kadınları tarafından iyi tarım teknikleri ile yetiştirilmiş doğal sebze ve meyveleri kullanarak reçel, marmelat ve tarhana gibi gıda ürünleri de üretiyor ve pazarlıyor.”

Tarladan ve aracısız

Kimya Mühendisi olan Yasemin Ademoğlu kooperatifin tamamen organik ve doğal ürünlerle tüketicinin ilgisini çektiğini vurguluyor; “Sağlığına önem veren, organik ve doğal ürün almak isteyenler alışveriş yapmaya başladılar. Kooperatifte tüm ürünleri tarladan aracısız ve mümkün olduğunca ilaçsız olarak müşterilere sunmaya çalıştıklarını ifade eden Ademoğlu, “Aynı zamanda çini işlemesi ve minyatür çalışmaları gibi kadınların el emeği olan ne varsa doğrudan tüketiciyle  buluşturuluyor” diyor. Pandemi döneminde web sayfalarından alışverişin gerçekleştiğini anlatıyor.  Lavanta şifalı bitkisinin hidrosollerinden söz ediyor; “Bölgemizde yetişen lavanta ve hayıt bitkilerinin yağları, hidrosolleri kullanılarak, çok kaliteli ve cilt dostu sabun üretimine de başlandı. Sabun yapımında bu yöntemin yanı sıra yine zeytinyağı da kullanılıyor. Tüm üretimlerimiz kooperatifimizin üyesi kadınlar ve yöremiz çiftçileri tarafından yapılıyor.”

Köylü emeği nasıl değerlendiriliyor?

Urla Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi ise aynı amacı güden başka bir oluşum.  Köylerde tarımda olan ve evde üreten kadınların hayatına dokunma amaçlı kurulmuş. Ev eksenli çalışan kadınların, ekonomik çerçevede kendilerini ifade etmeleri düşüncesiyle kooperatif çatısı altında üretimlerine destek sağlanıyor.  Aynı zamanda sosyal anlamda kendilerini geliştirmeye yönelik eğitimler de alıyorlar. Urla merkez olmak üzere Balıkova, Özbek, Torasan, Kuşçular ve Ovacık gibi köylerden çok sayıda kadın bu çatı altında toplanmış. Kooperatif Başkanı Sibel Uyar, “Üreten, kendini geliştirmeyi amaçlayan, ekonomik anlamda ihtiyacı olan kadınlar kooperatife ortak alınıyor. Gerekli eğitimler veriliyor, kooperatifin bölümlerinde yeteneğine göre yer alması sağlanıyor” sözlerinin ardından şunu ekliyor; “Bu sürece dahil olan ve eğitim gören kadınların özgüvenlerinin yerine geldiğini, sosyalleştiklerini gözlemledik. Ürünlerinden gelir elde etmeye başladıktan sonra kendilerini daha fazla ifade edebildiklerine tanık olduk.”

Kadın istihdamı ve emeğine odaklıyız

Daha fazla sayıda ev kadınına ve çiftçiye kazanç sağlamak için ürün alanlarını ve üretim kapasitesini arttıran kooperatif kurucu emekçileri her geçen gün satış listesine yeni ürünler ilave ediyor. Pazarlama alanına da odaklanarak köylülerin daha fazla üretim yapmasına olanak yaratıyorlar. Sibel Uyar, üretim yaptıkları ürünlerin çok fazla emek isteyen ve zorlu aşamaları olan ürünler olduğunu vurguluyor; “Hem sağlıklı, hem doğal ürünler üretmek maliyetli ve zor gerçekten. Kooperatif bünyesinde üretilen ürünler için ortaklarımız sabit günlük ücret alarak çalışıyor. Kadın istihdamı ve emeği odaklı çalıştıkları için öncelik her zaman ücretlerin ödenmesi oluyor. Çoğu ev yapımı ve iyi tarım koşullarında ekilen sebze ve meyveler; Tarhana, salça, enginar, konserve, sirke çeşitleri, erişteler, köz patlıcan, konserve ve reçel türleri gibi hep emek isteyen ürünler oluyor.”

Bebek tarhanası

Yenilikçi fikirlere geniş çerçeveden baktıklarını anlatıyor Başkan Sibel Ural; “Ar-ge çalışmaları yaparak yeni ürünlere yöneliyoruz. İnsanların yeme  alışkanlıklarının değişmesi, dönüşmesi doğal ve sağlıklı gıdalara yönelmeleri ile bizler de ürün çeşitlerimizi çoğalttık. Örneğin birkaç çeşit erişte üretebiliyoruz. Vegan erişte çok talebi olan bir ürün. Glutensiz erişte de var. Enginarlı erişte, tam buğday unlu erişte talepleri de sık geliyor. Bebek tarhanası, sağlıklı ekmek çeşitleri,  (karakılçık, tam buğday unlu ) enginar püresi, sirke çeşitleri, nohut unu, mercimek unu… Bu tür üretimlerimize devam ediyoruz.”

Kabak çiçeklerini taze satıyoruz

.

Peki organik tarım mümkün mü? Uygun şartlar sağlandığı zaman mümkün olduğu yanıtını veriyor kooperatif yetkilisi ve şöyle devam ediyor; “Biz üç seneden bu yana iyi tarım uygulamaları ile domates, biber, patlıcan, kabak vs. ekiyoruz. Tarım yapmak ve verilen emeğin karşılığını almak artık gittikçe zorlaşıyor. Tarımın her şekli maliyetli ve zor. Kooperatif olarak yetiştirdiğimiz ürünleri kendi markamız adı altında ürettiğimiz için bizim için çok değerli. Örneğin yetiştirdiğimiz patlıcanlardan köz patlıcan konservesi, domateslerden acı sos yapıyoruz. Kabak çiçeklerini taze satıyoruz. Biberlerden turşu yapıyoruz.”

Öte yandan el işleri de çok ilgi görüyor. Kooperatifin el emeği tasarım ürünlerinde “dövme keçe” yöntemiyle yün kabanlar, atkılar, eldivenler, şapkalar, bebek patikleri, boyunluklar gibi ürünlerin yanı sıra, batik, dikiş, örgü, taş boyama, etamin işleme gibi el ürünlerine de imza atıyor kadınlar.

Pin It on Pinterest