Her iş kadın işidir!

Ferhan Petek        ferhan.petek@gmail.com

Zeliha Kınacı, kadın emeğinin hak ettiği değeri görmediği bir dünyada erkekler tarafından “kendi işleri” olarak etiketlenmiş bir işi yapıyor. O Bursa’da uzun süre halk otobüsü şoförü olarak ekmeğini kazanmış, şimdi de şehirlerarası otobüslerde çalışıyor.

Çocukluğunda başlayan ağır vasıtalara karşı hayranlığı onu bambaşka bir maceraya sürüklemiş. Engelleri yıkıp geçmiş her seferinde. Ne kadınlığından taviz vermiş ne hayallerinden…

Bursa’da şehir içi halk otobüslerindeki yolculuğunda tanıdık onu. Çocukken Tır şoförü olmayı hayal ediyormuş.  Hayallerinin peşinden koşarken elbette her şey her zaman yolunda gitmemiş ama o her seferinde çirkinlikleri güzelleştirmenin bir yolunu bulmuş. İki çocuk annesi, oğlu kabin memuru, kızı öğretmen kendisi ise lise mezunu.  Gaziantep’te doğmuş bir Malatyalı olan, Zeliha Kınacı ile şoförlük macerasını,  tabuları yıkmaya yönelik tutkusunu ve vazgeçmemeyi konuştuk.

Gözüm büyük araçlardaydı

.

Her çocuğun ileride yapmak istediği, hayalini kurduğu bir meslek vardır. Zeliha’nın baştan itibaren gözü kamyon sürücülüğündeymiş  “Bendeki ağır vasıta sevgisi çocukluğumda başladı. Büyüyünce tır kullanacağım der yanımdan bir tır geçtiğinde ben de süreceğim diye tuttururdum.  Bir gün ben de sizi süreceğim, o şoför koltuğuna ben de oturacağım görürsün, diye söz vermiştim tırlara. Çocuk aklı işte.”

Bunun bir sevgi değil sevda olduğunu ve bu sevdanın hiç peşini bırakmadığını anlatıyor Zeliha. Büyük araçlardan bahsederken hâlâ gözleri parlıyor. Onu direksiyon başında gördüğünüzde ne derin bir mutluluk yaşadığını anlarsınız. Hayaline kavuşmuş ama hevesi, heyecanı bir parça bile azalmamış. Tırlarla başlayan yolculuğu, beton mikseri ve otobüs sürücülüğüyle devam etmiş. Şehir içi araçlar ona küçük gelmiş, şimdi şehirlerarası otobüslerde çalışmaya başlamış. Direksiyonu başında gülümserken fotoğrafını çeken yolcularla sosyal medya paylaşımları yapmaktan da geri kalmıyor.

Aileden tam destek!

Meslek edinme macerasında en büyük desteği ailesinden görmüş. “Çocuklarım, ailem her zaman arkamdaydı bu konuda. Özellikle de ablam. Bana her zaman desteğini hissettirdi. Destek alınca da devam ettim. Vazgeçmeyi aklıma bile getirmedim. Zaten yapımda yok. Gerektiği için ya da mecbur kaldığım için değil kendim istediğim için seçtim bu mesleği. Önce ben kendimle gurur duydum hep. Köyümün, köylülerimin bile gurur kaynağı oldum.” diyen Kınacı başka işler de yapmış zaman zaman. Örneğin bir rehabilitasyon merkezinde halkla ilişkiler görevini yürütmüş.

Elinin hamuruyla…

Zeliha Kınacı,  şehirlerarası otobüslerde işe girdikten sonra erkek çalışma arkadaşlarına kendini kabul ettirmekte de pek zorlanmamış. Ama bu hemen kucak açıp onu aralarına aldıkları anlamına da gelmiyor elbette. Burada da Zeliha Kınacı’nın kararlılığı ve azmi devreye girmiş. Kınacı bu süreci şöyle anlatıyor: “Diğer kaptanlarla çok fazla sorun yaşamadım. Ama ben yaşamadım onları bilemem. Karşıma dikilip evimde oturmam gerektiğini söyleyenler elbette oldu. Elinin hamuruyla erkek işinde ne arıyorsun,  diyenler de boldu. Ama kapattım kulaklarımı devam ettim yoluma. Ben ne istediğimi bilen bir kadınım ve bu isteklerimin, hayallerimin karşısında duracak kimseyi tanımam. Kavgacı, ters bir yapım yoktur ama öyle sessiz durup bir köşeye de çekilmem. Zaten bu durumdan rahatsız olmaları onların sorunu benim değil.”

Erkek ağırlıklı bir mesleği yürütüyorsanız ve ne isteğini bilen, geri adım atmayan, sağlam bir kadınsanız, işyeri ortamlarında mobbinge uğrama ihtimaliniz artıyor. Zeliha Hanım da uğramış bu tür baskılara ama yılmamış  “Durmasınlar önümde. Duramazlar da zaten de denemesinler bence. Böyle düşündüğüm için tüm baskı ve mobbing davranışları boşa gitti. Şimdi tamamen kabullendiler. Yolcular da aynı şekilde. Belki kararlı duruşumdan, belki sakin tavrımdan bilmiyorum ama zamanında erkek işine bulaşmamamı söyleyenler de şimdi durumu gayet – olması gerektiği gibi- normal karşılıyor. Emeğin kadını erkeği olmaz fikrini bir gün herkes benimseyecek. Tıpkı beni kabullendikleri gibi bu fikri de kabul edecekler.”

Okunmuş su içirdiler

Zeliha Kınacı, her birini gülümseyerek hatırladığı birçok anı biriktirmiş 17 yılda. Ona unutamadığı anılarından birini sorduğumuzda hemen başladı anlatmaya:  “ Unutamadığım olay Antalya’dan İzmit’e yaptığım sefer sırasında gerçekleşti. İki kadın yolcu peronda hazırlık yaparken beni görmüşler. Muavine ‘Aracı o mu kullanacak?’ diye sormuşlar. Muavin de onaylayınca gidip biletlerini değiştirmek istediler ama son araç olduğumuz için binmek zorunda kaldılar. Koltukları da iki ve üç numaraydı.  Açtılar Yasin kitaplarını dualar okumaya başladılar. Muavinden su istediler. Onu okudular bana gönderdiler. Yol boyunca dualar devam etti. Yolculuk bittiğinde güvenlerini kazanmıştım artık. Hatta dönüş seferimi sordular. Ben orada onları terslesem, gönderdikleri suyu içmesem mesela sorun olacaktı. Ne gerek var?  Kızmıyorum böyle durumlara. Sabırlı ve sakin olmak lazım. Biraz sabırla ve hoşgörü ile çözülemeyecek şey yok.

Bir tane hayatınız var

Kadınlara örnek bir profil çizen Zeliha Kınacı,  kararlı bir kadının karşısında hiçbir engelin-erkeğin- duramayacağını da vurguluyor. “Hiçbir sektörün ve emeğin cinsiyeti yoktur. Bunu asla kabul etmiyorum. Azim bu işin anahtarı. Seçimlerinizi yaparken olumsuz tepkilerin sizi etkilemesine izin vermeyin. Elbette çevre desteği de çok önemli ama hiçbir destek göremeseniz de yapmak istediğinizi yapın. Bir tane hayatınız var ve size ait. Onu siz nasıl isterseniz öyle yaşarsınız. Ben bu yolu seçtim. Ekmeğimi bir ‘erkek işi’nden kazanmayı tercih ettim. Ama bunu yaparken kadınlığımdan da asla taviz vermedim. Biz çok güçlüyüz. Bu alanda tüm hemcinslerime destek olmaya hazırım.”

Pin It on Pinterest