Artırılmış Gerçeklik iş sağlığını tehdit ediyor

Kısaltılmış çeviri: Necla Akgökçe

Dijital teknolojiler aracılığıyla hayatımıza giren yeni uygulamalar, işçi sağlığını tehdit ettiği gibi psikolojik sorunlara ve gürültü kirliliğine yol açıyor.

Pandemi Batı’da daha çok bizde biraz daha az bir biçimde dijital çalışmayı tartışmaya açtı. Özellikle eve taşınmaya uygun işlerde -ki bunların büyük bir bölümü öğretmenlik, psikolojik danışmanlık, sekreterlik, bilgi işlem işleri gibi işler kadınların da çalıştığı işlerdi- dijital çalışma gündeme geldi. Artık işyeri toplantıları da video konferanslarla yapılıyor. Bu alanın önümüzdeki yıllarda daha da genişleyeceği düşünülüyor. İşyerinin evlere taşınması iş ile ev arasındaki sınırın kalkması, kadınların iş yükünü artırırken, sosyal hayatını kısıtlayarak, bazı sağlık sorunlarının da ortaya çıkmasına neden oldu. Sendikalar geleceğin işi olan dijital çalışmanın getireceği sağlık sorunlarıyla ilgilenmeye başladılar.

Zihinsel stres artacak

Bu sendikalardan biri de Avusturya Sendikalar Birliği (ÖGB)’ydi. ÖGB internet sitesi gazetecilerinden Peter Leinfellner sendikanın iş sağlığı ve güvenliği uzmanı İngrid Reifingen bu çalışmanın işçi sağlığı ve güvenliği üzerinde ne tür etkileri olabileceğini konuştu.  Dijitalleşmenin bu konuda tehdit oluşturabileceğini anlatan Reifingen: “İlk etapta psikolojik streste bir artışın olacağını düşünüyorum. İşlerin temposu,  yığılma ve süreçlerin giderek daha hızlı biçimde planlanması nedeniyle iş yoğunlaşırken dinlenme zamanları boş zamanlar ortadan kalkacak. Dijitalleştirilmiş teknolojinin sunduğu kapsamlı iş kontrol sistemleri nedeniyle de zihinsel stres iyice artacak” diyor.

Artırılmış Gerçeklik teknolojileriyle insanların belli bir konuma yerleştirilerek, ekipmanlar aracılığıyla konuşma ve görüntülerin  (örneğin göz hareketleri, göz kırpma) aynı anda en küçük bireysel hareketlerinin gözlenmesinin de işçiler üzerindeki baskıları artırdığını belirtiyor.

Tüm Avrupa ülkelerindeki iş yerlerinin, sağlık riskleri açısından değerlendirilmesi gerektiğini de belirten Reifingen:  “Artırılmış Gerçeklik (AR) sistemleri, çalışma hayatına girmenin yolunu buldu. Bu, işletmeler açısından personel seviyelerini mümkün olduğunca düşük tutmaya yarar. Ama aynı zamanda stresi ve iş baskısını artırır. Ağırlık, nesnenin özgül ağırlık dağılımı, bilgilerin görüntülenme kalitesi ve AR gözlüklerinin ürettiği gürültü en belirgin fiziksel streslerdir.  Karmaşık sesli komutlar, ortam gürültüsünü iyice artırır.” diyerek AR’yi masaya yatırıyor.

Çalışanın ihtiyacına göre tasarım

Yeni dijital sistemlerin yeni tehlikeler getirip getirmediğinin tespit edilmesi gerektiğini belirten iş sağlığı uzmanı, sağlık üzerindeki etkilerinin araştırılmadan uygulanmamasının sakıncalı olabileceğini sözlerine ekliyor.

Bu süreçte iş yeri tasarımının önemine de vurgu yapan Reifingen, bunun yalnızca sistemlerin teknik verimliliğine göre değil,  her zaman insanların becerileri, gereksinimleri ve ihtiyaçlarına göre şekillenmesi gerektiğini de sözlerine ekliyor.

Her iş yerinin kendi sağlık sistemini kurmasının faydalı olabileceğinin altını çizen Reifingen, böylece işçi sağlığına daha bütüncül ve sistematik yaklaşılabileceğini, çalışanların sağlık ve güvenliğinin şirket politikasının da bir parçası ve şirket kültürünün de ayrılmaz bir parçası haline gelebileceğini de belirtiyor.

https://www.oegb.at/themen/arbeitsmarkt/digitalisierung/arbeit-der-zukunft–immer-schneller–immer-mehr–immer-digitaler

Pin It on Pinterest