Düşük yapan kadının cezalandırılması utanç verici

Çeviri: Başak Küçükaksoy Uğuz

Amerika’da Oklahomalı Brittney Poolow’ın düşük yaptığı için hapis cezasına çarptırılması tartışmalara yol açtı.  Hapis cezası ülkedeki kürtaj haklarına yönelik daha geniş çaplı saldırının bir parçası olarak değerlendirilirken, bu süreçten en çok işçilerin ve yoksulların zarar göreceği söyleniyor. 

Ulusal Hamile Kadınlar Derneği (NAPW), yaptığı düşük nedeniyle dört yıl hapis cezasına çarptırılan 21 yaşındaki Brittney Poolaw’ın yargılanmasını “Oklahoma’da Düşük Yapan Bir Kadının Yargılanması ve Mahkûm Edilmesi Utanç Verici ve Tehlikelidir” başlığı altında yaptığı bir basın açıklamasıyla kınadı.

Açıklamada, savcının tüm tıp bilimini karşısına alarak,  madde kullandığı gerekçesiyle Poolaw’ı düşükten sorumlu tuttuğu ve adli tabip raporunun bile kontrollü madde kullanımını düşük yapma nedeni olarak tanımlamadığı belirtildikten sonra “Delil yetersizliğine rağmen, savcı suçlamayı ileri sürdü. 5 Ekim’de, sadece bir günlük bir duruşmanın ardından, Poolaw suçlu bulundu ve dört yıl hapis cezasına çarptırıldı.” denildi.

Poolaw’ın davası bir trajedi olarak nitelendiren dernek  “Hamile iken çocuk kaybının travmasını yaşadı, pandemi sırasında bir buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı, hukuka veya bilime dayanmayan bir suçtan suçlanarak mahkum edildi.” tespitini yaptıktan sonra Poolaw’ı desteklediklerini ve bu tür adaletsizliğin bir daha yaşanmaması için mücadele ettiklerini söyledi.

Düşük yapınca hastaneye gitti ve tutuklandı.

Duruşması sadece bir gün süren Poolaw, 5 Ekim’de bir saatten kısa bir süre içinde birinci derece adam öldürmeden, yaşayamayan bir fetüsün düşmesi nedeniyle mahkum edildi. Poolaw, düşük nedeniyle tıbbi yardım almak için hastaneye gittikten sonra tutuklandı. 20 bin dolarlık kefalet ücretini karşılayamadığı için duruşmadan önce tüm süre boyunca hapiste tutuldu.

Oklahoma’da 22. gebelik haftasına kadar kürtaja izin verilmektedir. Poolaw, düşük meydana geldiğinde sadece 17 haftalık hamileydi. NAPW, mahkumiyetin “Oklahoma’da belgelediğimiz, şefkat ve saygıyı cezai kovuşturmayla değiştiren rahatsız edici eğilimin sadece bir örneği” olduğunu belirtti.

Poolaw’ın davası, Amerika Birleşik Devletleri’nde düşüklerin kovuşturulmasının hızla arttığını gösteriyor.

NAPW tarafından yapılan bir araştırmaya göre, 1973’ten 2005’e kadar kadınların düşükler nedeniyle yargılandığı veya özgürlüğünden mahrum bırakıldığı 413 vaka vardı. O zamandan beri, sayı 2006 ve 2020 arasında 1.254 vakaya fırladı.

Ağustos ayında Ulusal Suç Savunma Avukatları Birliği (NACDL) ” Amerika’da Kürtaj: Yasama Yetersizliği Üreme Haklarını Nasıl Cezai Hatalara Dönüştürüyor?” başlıklı bir rapor yayınladı. Rapor, kriminalize etme eğiliminin kürtaj haklarına yönelik artan saldırıyla nasıl bağlantılı olduğunu inceliyor.

NACDL, 1973’te dönüm noktası niteliğindeki Roe v Wade davasında belirlenen, Mahkeme’nin kendi emsaliyle doğrudan çelişmesine rağmen, ABD Yüksek Mahkemesi’nin mahkeme itirazına kadar yürürlükte kalmasına izin verdiği Teksas kürtaj yasağına işaret etti.

Bu kürtaj yasalarının NACDL için neden önemli olduğunu açıklayan raporda, “birçoğu’ doğmamış olanları da içerecek şekilde ‘kişi’nin yeniden tanımlanmasını içeren mevcut ceza yasaların şimdiden hamile kadınların ve müstakbel annelerin tutuklanmasını körüklediği” belirtiliyor.

“Başkan Nixon’ın 1971’de uyuşturucuya karşı savaş ilanı, kitlesel hapsetmenin, aşırı suçlulaştırmanın, federal ve eyalet kolluk kuvvetlerinin soruşturma ve gözetim yetkilerinin genişletilmesi için yeni bir çağın kapısını açtı. Bu kanun uygulaması, Roe Amerika’dan önce yoktu, ancak kesinlikle hem kürtaj yapanları hem de kürtaj yaptıran ve yaptırmak isteyen insanları hedef almak için Roe öncesi bir Amerika’da konuşlandırılacak. ”

Uyuşturucuya karşı savaş, hem Cumhuriyetçi hem de Demokratlar tarafından sürdürülen iki taraflı bir politikadır ve Başkan Joe Biden’ın genişletilmiş “yasa ve düzen” baskısını kolaylaştıran birçok yasa tasarısını savunduğu Biden yönetimi altında devam etti. 1993 tarihli Senato karşısında rezil bir şekilde övünerek yaptığı konuşmasında, “1976’dan beri bu Kongre’den çıkan her büyük suç tasarısı, her küçük suç tasarısı, Delaware Eyaletinden Demokrat senatörün adını taşıyor: Joe Biden.” dedi.

Bu, düşük yapan kadınları yargılamak için kullanılan baskı aygıtıdır.

NACDL, Roe Wade tarafından kurulan Anayasal hakların Yüksek Mahkeme tarafından iptal edilmesi durumunda, kürtaj yapan veya yaptıranları kovuşturmak için kullanılabilecek çok sayıda yasayı belgelemiştir.

Rapor, eyalet yasalarının “yasal olarak onaylanmış kürtaja erişimine önemli ölçüde azaltan” gereklilikler getirdiğini ve “39 eyaletin döllenmiş yumurta, embriyo ve fetüslere ayrı suç mağduru statüsü veren ceza yasalarına sahip olduğunu belirterek devam ediyor. Bu yasalar cezai erişimlerini hamile kadınlara saldıran veya onları yasadışı kürtaj yapan üçüncü taraflarla sınırlandırırken, Alabama, Indiana ve California’daki son kadın tutuklamaları bu sınırlamaların kolayca göz ardı edildiğini açıkça ortaya koyuyor.”

NACDL raporunun belirttiği gibi, düşük yapan kadınların yargılanması Oklahoma gibi Cumhuriyetçilerin kontrolündeki eyaletlerle sınırlı değil.

Demokrat Parti’nin baskın olduğu Kaliforniya’da, 25 yaşındaki Chelsea Cheyenne Becker, Poolaw’ınkine çarpıcı bir şekilde benzer bir durumda, sisteminde metamfetamin bulunan ölü bir bebek doğurduktan sonra Kasım 2019’da tutuklandı. Kefalet 5 milyon dolar olarak belirlendi. Aralık 2020’nin sonlarında bir Kaliforniya mahkemesi, Becker’ın adam öldürme suçlamalarından daha yüksek yasal sonuçları olan cinayet suçlamalarıyla karşı karşıya kalabileceğine karar verdi. Dava daha sonra Mayıs 2021’de Becker bir yıldan fazla hapiste kaldıktan sonra bir Kaliforniya yargıcı tarafından reddedildi.

Yargıç, Kaliforniya cinayet yasasının düşükler için geçerli olmadığına açıkça karar vermedi. Becker’in NAPW’den duruşma avukatının belirttiği gibi, “Bu gerekçelerle görevden almanın, yanlış yola sapmış bir savcının gelecekte benzer bir kovuşturma girişiminde bulunma olasılığını ortadan kaldırmaması bizi hayal kırıklığına uğrattı.”

NACDL, kürtaj karşıtlarının, son zamanlarda ölen Teksas Kongre Üyesi Ron Wright da dahil olmak üzere, kadınların kürtaj yaptıkları için cezalandırılması gerektiğine “kesinlikle” inandığını ve “Kürtaja tam olarak, ölüm cezası da dahil olmak üzere, cinayet gibi muamele edilmesi gerektiğini” açıklayan kürtaj karşıtı Restorasyon Projesi’nin kurucusu Catherine Davis gibi kürtajın suç haline getirilmesi çağrısında bulunduklarını kaydetti.

Birçok kadın suçlu sayılacak

NACDL, kaygı verici bir şekilde şöyle diyor: “Bu Raporun sonucuna göre, kürtaj yapanları, kürtaj yaptıranları, aile üyelerini ve onlara yardım eden herkesi tutuklamaya ve kovuşturmaya hazır eyaletlerle birlikte, ‘ulus olağanüstü yeni bir suçlulaştırma dalgasının eşiğinde’ duruyor.”

Yüksek Mahkeme’nin Teksas’taki kürtaj yasalarıyla ilgili birden fazla davayı ve ayrıca 15 haftadan sonra tüm kürtajı yasaklayan bir Mississippi yasasını, 24. gebelik haftasında cenin canlılığını belirleyen Roe’ya doğrudan meydan okuyacağını belirtmekte fayda var. Yüksek Mahkemedeki aşırı sağ çoğunluğun, konuyu ele aldığında Roe’yu “sonlandırabileceğine” dair tekrar tekrar uyarılar yapıldı.

Mississippi, ABD Yüksek Mahkemesinden Roe’yu elbirliği ile ortadan kaldırmasını istedi ve Başsavcı Lynn Fitch, adaleti yalnızca eyalet yasasını engelleyen alt mahkeme kararlarını bozmaya değil, davayı yaklaşık 50 yıllık yasal emsalleri yıkmak için bir fırsat olarak kullanmaya çağırdı. Üreme Hakları Merkezi başkanı ve CEO’su Nancy Northup’a göre, bu durum ABD’nin yarısında kürtajın tamamen yasaklanmasına yol açabilir.

En çok işçi sınıfı ve yoksullar etkilenecek

Böyle bir karardan en çok etkilenecek olanlar ezici bir çoğunlukla işçi sınıfı ve yoksullar olacaktır. Bu, işçileri dini ve cinsel hatlara göre bölmekten çıkar sağlayan yönetici sınıfı veya seçkinler gibi üst orta sınıfı etkilemez, onlar kürtaj yaptırmak ve potansiyel tehlikelerden kaçınmak için başka yerlere kolayca seyahat edebilirler ve olası cezai işlemlerden kaçınırlar.

Demokrat Parti’nin ana sözcülerinden biri olan Washington Post, 2 Eylül tarihli bir makalesinde şunları söyledi: “Kürtajı yasaklayan Teksas yasasının yürürlüğe girdiği Çarşamba sabahından beri, Demokratlar bunu kampanyalarının odak noktası haline getirdiler, Cumhuriyetçiler ise yapmadı. Koyu mavi Kaliforniya ve mor Virginia’daki vali adayları, Cumhuriyet yönetiminin yasal kürtajı sona erdirebileceği veya en azından altıncı haftadan sonra yapılan kürtajı dava eden kişilere 10.000 dolar ödül veren Teksas’taki gibi yasalara izin verebileceği konusunda uyardılar.

Gerçek, Demokratlar tarafından geliştirilen bu tutum yanılsamaları bozuyor. Kürtaja yönelik saldırılara iyice bulaşmış durumdalar ve en sağcı Amy Coney Barrett de dahil olmak üzere aşırı sağ Yüksek Mahkeme Yargıçlarının atanmasına izin veriyorlar. Demokratlar, House, Senato ve Beyaz Saray’ı kontrol etmelerine rağmen Poolaw gibi kadınların kovuşturulması hakkında çok az şey söyledi. Kürtaj haklarına yönelik yaygın desteğe rağmen, özel şirketlere ait medyanın da kabul ettiği gibi, Yüksek Mahkemede başarılı olma şansı yüksek olan aşırı sağ saldırılara karşı muhalefeti harekete geçirmek için daha da az şey yaptılar.

Yazar: Chase Lawrence

https://www.wsws.org/en/articles/2021/10/26/okla-o26.html

Pin It on Pinterest