Polis şiddetine sessiz kalmıyoruz, suç duyurusunda bulunuyoruz!

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde Taksim’de polisin ağır şiddetine, işkencesine maruz bırakılan kadınlar, “Susmayacağız, bu şiddetin normalleşmesine izin vermeyeceğiz” diyor. Kadınlar yarın (30 Kasım) ilk suç duyurusunu yapacak.
Vazgeçmediğimiz eşitliğimiz, vazgeçmediğimiz özgürlüğümüz için erkeklik meclisine, tek adamlara, erkeklik politikalarına ve erkek devlete karşı hakkımızı savunmaya devam edeceğiz. Haklar sokakta kazanılır, yasalar sokakta yapılır. Bu nedenle sokakları asla terk etmeyeceğiz.
Yeni kurulan Tarım İşçileri Sendikası’ndan kadınlarla, tarım işçisi kadınların sorunlarını ve sendikanın yol haritasını konuştuk. “Örgütlenme pratiklerimizde öncüleşecek kadınların bu topraklarda bir yerlerde yaşadığını biliyoruz. Bu sendikayı, mücadele içinde ışıklanan kadınlara teslim etmek istiyoruz” diyorlar.
Bazı Anadolu köylerinde mobilete, akülü motora veya “ATV” olarak adlandırılan bir başka tür motora binerek işlerini yapan kadınlar var. Hayvan otlatmaya giden çoban kadınlar arasında da bu araçları süren mevcut. Bazı yerlerde erkekler “Motor erkek işi” diyerek bunu eleştiriyorlar. Ama kadınların vazgeçmeye hiç niyeti yok.
Rosie Hackett, İrlanda’da 50 yılı aşkın süre sendikacılık yaptı. Kadın sendikasının kurucularındandı, binlerce kadın işçiyi örgütledi. 1913 Dublin Lokavtı’ndaki büyük grevde aktif rol oynadı. Büyük grevin 100’üncü yılında Dublin’de bir köprüye onun ismi verildi. Böylece Dublin’de bir köprüye ilk kez bir kadının ismi verilmiş oldu.
İzmir’deki tramvay durağında güvenlik işçisi Hülya Onaylı’nın ölümüyle gündeme gelen toplu taşıma işçilerinin tuvalet sorunu, dünya sendikalarının da gündeminde. Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu’nun (ITF) hazırladığı rapor, hem işçilerin yaşadıklarını hem de sendikaların sağlıklı tuvalete erişim hakkı için verdiği mücadeleleri anlatıyor.
“Yan yana, omuz omuza” diyor yol arkadaşlarımız, 25 Kasım Kadın Platformu’nun Taksim’e çağrı metninde. Bizi toplumsal hayattan dışlayıp, etkisizleştirmeye çalışan sistemik erkek şiddetine karşı fabrikalardan, ofislerden, ev içlerinden gelerek hep birlikte isyanımızı haykırıyoruz; susmuyoruz, hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz…
Nersoy Tekstil’de direnişlerini sürdüren kadın işçiler, fabrikada çalışırken kendilerine ayıracak zamanlarının olmadığını söylüyor. “Üç beş saat yaşıyoruz işte. Ama ev işlerini kim yapacak? Öyle zaman oluyor ki koltuğa uzanacak bir saatimiz bile olmuyor” diyorlar. Bir kadın, uykusunda “Sayı yetişmeyecek hadi hadi” diye sayıkladığını anlatıyor.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!