Skip to main contentSkip to footer
Larin Kayataş:

“Çalışma hakkım elimden alınıyor”

Larin Kayataş ikinci kez meslekten men edildi. Onunla başına gelenleri konuştuk. Larin sürecin bireysel olmadığını LGBTİ+ kimliğine yönelik yapısal baskının bir parçası olduğunu belirterek; “Açık kimlikliyseniz, varlığınızı ortadan kaldırmak istiyorlar. En temel hakkımız olan çalışma hakkı elimizden alınıyor” diyor.

Ücret

İş yaşamının dışına itilen LGBTİ+’lar ya kimliklerini gizlemek ya da temel yaşamsal sorunlarla boğuşmak zorunda kalıyor. Bunun en temel örneği ise Türkiye’nin açık kimlikli doktorlarından Larin Kayataş. 2. Kez meslekten men edilen Larin hak arayışını da aralıksız sürdürüyor.

İstanbul’da yaşayan pratisyen hekim Dr. Larin, meslek hayatı boyunca maruz kaldığını belirttiği soruşturmalar, görevden uzaklaştırmalar ve yeniden açılan dosyalarla ilgili Kadın İşçi’ye konuştu. Larin, sürecin yalnızca bireysel değil, LGBTİ+ kimliğine yönelik yapısal bir baskının parçası olduğuna dikkat çekti.

Çapa Tıp Fakültesi mezunu olan Larin, beş yıllık hekimlik kariyerinde yalnızca iki yıl fiilen çalışabildiğini vurguluyor. Tıp fakültesini, ailesinin ve çevresinin yönlendirmesiyle tercih ettiğini ifade eden Larin “Doktor olduktan sonra mesleğimi sevmeye başladım” diyor.

“Göreve başladığı gün ikinci soruşturma açıldı

Mezuniyet sonrası zorunlu görev kapsamında Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne atanan Larin’in meslek hayatı, daha ilk günlerden itibaren açılan soruşturmalarla kesintiye uğradı. Resmî gerekçe ise sosyal medya paylaşımlarının “genel ahlaka aykırı” olduğu iddiasıydı.

Larin, ilk görevden uzaklaştırmanın ardından açtığı davayı kazanarak göreve iade edildiğini, ancak aynı gün yeni bir soruşturma başlatılarak yeniden görevden uzaklaştırıldığını belirtiyor. “Hiçbir yeni delil, yeni iddia ya da yeni paylaşım yoktu. Mahkeme kararı fiilen yok sayıldı,” diyor.

Görünürlüğümden rahatsız olanlar vardı” 

Larin, yaşanan durumu “Avukatlarının değerlendirmesine göre bu durum, yalnızca hukuka aykırı bir işlem değil; aynı zamanda mahkeme kararlarının etkisizleştirilmesi anlamına geliyor” sözleri ile anlatıyor. Beş yıl içinde hakkında alınan dört idari kararın tamamının mahkemeler tarafından hukuka aykırı bulunduğunu ifade eden Larin, bunun “kurumsal cezalandırma ve sistematik baskı” olduğunu savunuyor.

Çalıştığı süre boyunca hastalardan ya da pratisyen hekimlerden transfobik bir tutum görmediğini belirten Larin, bazı uzman doktorlardan mobbing yaşadığını söylüyor “Özellikle görünürlüğümden rahatsız olanlar vardı,” diyerek ekliyor. “En temel olan çalışma hakkımız elimizden alınıyor” Yaşadığı sürecin psikolojik etkilerine de değinen Dr. Larin, “Bir insanın kaldırabileceği şeyler değil. Tek kelimeyle korkunç,” ifadelerini kullanıyor.

Süreçte çeşitli kesimlerden destek gördüğünü belirten Larin, meslek örgütlerinin de yanında olduğuna vurgu yaptı. Ancak yaşadıklarının bireysel bir durumdan öte, daha geniş bir sorunun parçası olduğuna dikkat çekiyor: “LGBTİ+’lar kamusal alanda yok sayılıyor. Açık kimlikliyseniz, varlığınızı ortadan kaldırmak istiyorlar. En temel hakkımız olan çalışma hakkı elimizden alınıyor.”

Larin, sağlık sisteminde LGBTİ+ bireylerin varlığının tanınması ve ayrımcı politikaların sona ermesi gerektiğini vurguluyor. Kamuoyuna ise çağrısı net: “Bu hak ihlallerine sessiz kalınmamalı, normalleştirilmemeli ve sürecin takipçisi olunmalı.”

“Hiçbir zulüm sonsuza kadar sürmez” 

Sosyal medya üzerinden düzenli olarak açıklamalar yaptığını belirten Larin, aynı zamanda bir dayanışma kampanyası başlattığını ve destek çağrısında bulunduğunu ifade ediyor. “Hiçbir zulüm sonsuza kadar sürmez” diyen Kayataş, yaşananların da bir gün sona ereceğine inandığını sözlerine ekliyor.

Yazarın Diğer Yazıları

İlginizi Çekebilir

Son Yazılar