Güncel


‘Aşmamız gereken çok yolumuz var’

“Kadın olmak onların gözünde (eksik etek)  olmak, her işi yapamayan biri olmak anlamına geliyor.  Güç gerektiren işleri yapamayacağımızı düşündükleri için aldığımız paranın erkeklerle eşit olmasından rahatsız oluyorlar.”


İstanbul Sözleşmesi ETUC Kadın İşçiler Manifestosu’nda: İyileştirmelerde eşitlik istiyoruz

ETUC’lu kadınlar geçtiğimiz hafta yapılan Avrupa Sosyal Zirvesi’nden önce pandemi temelli ekonomik krize karşı kadınların güçlendirilmesi ve yapılacak iyileştirmelerde kadın erkek eşitliğinin gözetilmesine ilişkin 10 maddelik bir talepler listesi yayımladı.  İstanbul Sözleşmesi’ne uyulsun, talebi de talepler arasında yer alıyor. 


UNI Kadın Komitesine yeni başkan

Dünyanın 150 ülkesinde hizmet sektöründe 20 milyon çalışanı örgütleyen Uluslararası Hizmet Sendikaları Birliği (UNI Global Union)  26 Nisanda yaptığı 6. Avrupa Kadın Konferansı’nda İrlanda CWU Sendikası’ndan Carol Scheffer’i Avrupa Kadın Komisyonunun yeni başkanı olarak seçti.



Hemşire emeği belgeseli: İlk Sesten Son Nefese

Hemşireler İlk Sesten Son Nefese isimli belgesel filmle, yaşadıkları farklı deneyimleri, sorunları dile getirdiler. Belgesel son olarak 15. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali’nde 3 Mayıs’ta gösterildi. Belgesel gösterimini “Biz öldüremediğiniz cadıların torunlarıyız” diye kapattılar. Kadınİşçi de yakında belgeseli seyredip, tartışacak…


1 Mayıs’ta bakım emeğini tartıştık

Kadınİşçi  bu yılın 1 Mayıs etkinlikleri çerçevesinde,  bir zoom toplantısı düzenleyerek, ücretli, ücretsiz bakım emeğini tartıştı.  2 Mayıs Pazar Günü 15.00- 19.00 saatleri arasında düzenlenen etkinliğe, 63 kadın katıldı. Serbest kürsü bölümünde ise kadınlar kendi bakım emeği deneyimlerini dile getirdiler.


İkizdere’de Kadınlar Direniyor!

İkizdereli kadınlar yaşamı savunuyor. Ataerkiye ve kapitalizme karşı yerelde kendiliğinden örgütlenen bu mücadelenin yaşam mücadelesi olduğunu biliyor, hep birlikte kadınlar olarak haykırıyoruz: Yaşamak istiyoruz.


“Üretim yapan bir objeyiz sadece”

Bazen tek bir kadın işçinin fabrika deneyimi bile cinsiyetçi iş ilişkilerini tüm çıplaklığı ile ortaya koyuyor. Erkek ağırlıklı bir işyerine kadın işçi alınmasıyla başlayan tuvalet, giyinme odası sorunlarından mobbinge varan bir süreç. Sendikanın çabalarıyla bazı sorunlar çözümlenmeye başlanıyor. Ama araya pandemi giriyor. Dilan’a kulak veriyoruz.


Ekonomi Bizim (de) Meselemiz!

Biliyorsunuz ekonomik meseleler ciddi konulardır ve hep erkekler tartışır:) ama tam da bu nedenle o tartışmalarda kadınların yaşadığı ekonomik sorunlardan söz edilmez. Oysa ekonominin her alanı baştan aşağı cinsiyetçidir. Biz de düşündük ki, bu köşede ekonominin cinsiyetçi yapı ve ilişkilerini deşifre edebiliriz. Bugünden itibaren, iki haftada bir hepimizin yaşamında etkili olan ekonomik meselelerden birini ele alıp değerlendireceğiz. Bu değerlendirmelerde temel olarak “nedir?”, “neden?”, “kadınları nasıl etkiliyor?” ve “nasıl bir mücadele?” sorularını soracağız. İlk konumuz yoksulluk. 


Kadın diş hekimleri zorda

Pandemi döneminde yaşamını diş hekimleri de yaşamlarını yitirdiler ve yitirmeye devam ediyorlar.  Sağlıktaki neoliberal dönüşümden onlar da nasiplerini aldılar.  İş biçimleri değişirken, güvencesizlik arttı. Kadın diş hekimleri daha çok şiddete maruz kalıyor, çoğu erkeklerden düşük ücret alıyor, doğum izinleri sorunlu ve çocukları için kreş olanağından da yoksunlar. Onları dinliyoruz.


Sendika ve meslek örgütlerinden kadınların ortak talebi: Fesih iptal edilsin İstanbul Sözleşmesi uygulansın

1 Mayıs öncesinde konfederasyonlardan, bağlı sendikalardan, meslek örgütlerinden kadınlara sorunları ve kadın taleplerini sorduk. Pandemi de artan iş yükü ve kadına yönelik şiddet temel sorun. Tüm kadınların ortak talebi ise İstanbul Sözleşmesinin feshinin iptali, ILO190’nın imzalanması, 6284 sayılı yasanın etkin uygulanması… Bunların yanı sıra ücret eşitliği de istiyorlar.


Feminist kadın işçilere ihtiyacımız var

Genel İş’in Kadıköy Şubesi seçimlerinde Mor Liste ile adlarını duyurdular. Grevde en öndeydiler ve imzalanan toplu sözleşmede kadınlar için devrim niteliğinde maddeler kabul ettirdiler. Eşit temsil konusunda kararlılar ve beklemeye tahammülleri yok. Bir Mayıs öncesinde sürecin mimarlarından AYŞECAN AY’a kulak veriyoruz.  




Annelik korunmasından ev içi şiddetine: Kadın işçi sağlığı ve güvenliği anlayışı değişiyor

28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü.  İş cinayetleri, iş kazaları, meslek hastalıkları gibi sorunların tartışıldığı bugünde,  kadın işçi hiç gündeme getirilmiyor. Bu anlamlı günde ayrı bir kadın işçi sağlığı güvenliği mücadelesinin geçmişine ve günümüzde geldiği noktaya bakalım istedik. Zira bu yıl Avrupa Sendikalar Birliğinin (ETUC)  28 Nisan açıklamasında bile artık, kadın işçi sağlığına özel vurgu var.


“Pandemi var; okullar yok, iş de yok!”

Öğrenci servisinde hosteslik yapan Özlem Ertürk (44) pandemi nedeniyle bir buçuk senedir işsiz. İş ararken internet dolandırıcıların ağına düşmekten son anda kurtulmuş. Şimdilerde ise evde oya, nakış yaparak geçimini sağlamaya çalışıyor



‘Kadın itfaiye eri aranıyor!’

‘Masabaşı çalışırken anonsları duyup oturduğum yerden itfaiye araçlarına koşan erkek itfaiyecileri görüyorum hâlâ ve inanın bu duygunun kötülüğünü tarif etmemin imkanı yok. Eksik hissettiriyor.  Şu bir gerçek ki, erkeklerin çoğu bu mesleği para kazanmak için yaparken kadınlar hayalinin peşinden koşarak itfaiyeciliği tercih ediyorlar.’


Haydi dayanışmaya: “Biz sustukça onlar çoğalıyor”

Gencecik bir kadın üç yaşında bir çocuğu var. Yurtiçi Kargo’da bölge müdürünün tacizine uğradığını sosyal medya hesaplarından duyduk.  Peşini bırakmadığı için onu işten attılar. Olay yargıda.  Haklı mücadelesinde arkadaşımızın yanındayız.


Pin It on Pinterest