Güncel


Erkekler ‘iş bitirici’, kadınlar ise ‘etkileyici’ avukat!

İşçi avukat Sibel Soydemir’in patronuna açtığı kötü niyet davasını kazanması, erkek yargı düzeninde kadınların yaşadığı cinsiyet temelli ayrımcılığı ve şiddeti bir kez daha gündeme getirdi. Mobbing, cinsiyetçi iş bölümü, taciz, güzellik dayatması, emek sömürüsü… Sorunlar saymakla bitmiyor. Kadın avukatlarla konuştuk.




TÜİK’e göre genç kadınlar mutlu!

Ülkede çalışabilir durumdaki genç kadınların yüzde 50’si işsiz. Geliri yok. Sosyal devlet de olmayınca temel ihtiyaçlarını aile desteği ile çözmek zorundalar. Tatile gitmek, flört etmek, kendi hayatını kurmak genç kadınların önemli kısmı için rüya. İşte TÜİK, bu gerçekleri gizlemek için “Genç kadınlar mutlu” palavrası atıyor.


Ailemin evine dönmek istemiyorum

STK çalışanı Kardelen, kaldığı apartın kirasına gelen fahiş zam nedeniyle memleketine dönmeye karar vermiş. Ama orada mesleğini sürdüremeyeceğini, işsiz kalacağını söylüyor. Aile evine dönme ihtimali de onu korkutuyor, “Çünkü kendi hayatım olsun istiyorum” diyor.


EYT’li kadınların talepleri ortak: ‘Daha fazla çalışıyoruz erken emekli olmalıyız’

15 Mayıs Pazar günü İstanbul Maltepe’de buluşan Emeklilikte Yaşa Takılanlar Derneği üyeleri, emeklilik hakkı için yasal düzenlemelerin yapılmasını ve bir an önce hayata geçirilmesini istedi. Kadın emekliler ise evde ve işte çalıştıklarını çok daha fazla yorulduklarını belirterek, yıpranma payı ve erken emeklilik hakkımız, diyorlar…


‘Cinsiyetimizi kullanıp zengin oldular’

 “İşin cinsiyeti olmaz, ustası olur” sloganıyla hayata geçirilen, bakanlıklarca da desteklenen Kadın Ustalar projesinde, kadın işçilerin hakları gasp edildi. Proje kapsamında Hepsiexpress için çalışan kadınlar, “Kadın istihdamını artırıyoruz diye diye emeğimizi sömürdüler. Cinsiyetimizi kullanarak zengin oldular” diyor.


‘Artık meyve-sebzeyi taneyle bile alamıyoruz’

Gıda fiyatlarındaki artış hız kesmiyor. Kadın işçiler, eskiden bir iki kilo aldıkları meyve-sebzeyi artık taneyle bile alamadıklarını söylüyor. Bir işçi “Ürünlerin fiyatı sadece cebimizi değil, canımızı da yakar hale geldi. Tek bir öğün, bazen bir iki atıştırmalık ile tüm günü geçiriyorum. Sağlıklı beslenemiyorum” diyor.


Sorunların gölgesinde kutlanan bir hemşirelik haftası: ‘Bazen açız, görmüyorsunuz diye bağırasım geliyor’

12- 18 Mayıs arası Hemşirelik Haftası olarak kutlanıyor. Hemşireler, yıl boyu, düşük ücret, uzun çalışma süreleri, küçümsenme, bir sürü angarya, şiddet ve tacizle boğuşurken, bugünler için oluşturulan yapay kutlama törenlerinden rahatsızlar. Gerçek kutlama insanca çalıştığımız, emeğimizin değerinin verildiği gün olacak, diyorlar…


İster takarım ister takmam

Erkeklerin zevklerine, cinsel hazzına ya da muhafazakâr, cinsiyetçi kurallarına karşı biz kadınlar benim bedenim, diyerek geldik bugünlere. Ücretli çalışma alanında da böyleydi, moda ya da estetik sanatlarda da…



Mülteci kadınlar: Her türlü şiddete açık, en ucuz işgücü…

Tırmanan mülteci karşıtlığı ve ırkçılık en çok göçmen kadınları tehdit ediyor. Dil sorunu olan yasalara, yasalardan kaynaklanan haklara bile ulaşamayan, göçmen kadın işçiler, işyerlerinde ya üç kuruşa çalıştırılıyor ya da evde parça başı üretim yoluyla sömürülüyor. Evde, işte fiziksel ve cinsel şiddete karşı ise bütünüyle korumasızlar.




Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bahçesine davul zurnayla gideceğiz

Didim’de tam da yetki sürecinde İstanbul Sözleşmesi ve ‘Geçinemiyoruz’ eylemlerine katıldıkları gerekçesiyle sürgün edilen Eğitim Sen’li üç kadın öğretmen, “İktidar ne yaparsa yapsın kadınları yıldıramaz” diyor. Yandaş sendikadan yetkiyi bu kez farkla alacaklarını, daha fazla örgütleneceklerini, şubeleşeceklerini söylüyorlar


İştah kabartıcı tezgâhlar, boş cüzdanlar

Öyle halktan kopuk, ışıklarla parlatılmış salonlarda, zengin beylerle buluşup ne açlığı ya, bizde açlık yok demekle olmuyor. İnin bakalım mahalle pazarlarına, ne görecekseniz. Gerçi halkın içine de çıkamıyorlar ya artık. İşte bu umut verici.



1 Mayıs’ta her kortejde feminalı mor bayrak vardı

1 Mayıs ülke solunun ve muhalefetinin bir araya geldiği sayılı günlerden biridir. Alanlarda gaz yediğimiz de oldu, halay çektiğimizde. Bu yıl bağımsız feministler olarak Maltepe’deydik. Ama feminist hareketin emeğe dair sözü her yerdeydi.


Başından beri söyledik karar usulsüzdür diye…

Danıştay’ın mütalaasının ardından karar gelecek. Bu süreç uzatılmadan bir an evvel İstanbul Sözleşmesi uygulanmalı, bu konuda devletin ve iktidarın üzerine düşen tüm sorumluluklar daha fazla gecikmeden yerine getirilmelidir.


Pin It on Pinterest