Kültür Sanat

‘Mor Cepken’li kadınlar anlatıyor

Mor Cepken yörük kültürüne ait bir simge. Eskiden kadınlar bu kültürde koca dayağını ifşa etmek için Mor Cepkeni giyip köy meydanına çıkarlarmış. Köy kadını koruma altına alırken dayakçı kocayı da cezalandırırmış. Cansel Karacan bu deneyimi belgesele aktarmış. Bize de seyretmek düşüyor.

Yazının devamı

Kumaştaki Gözyaşları: 2013 Rana Plaza ve sonrası

2013’te Rana Plaza’nın çöküşü, dünyanın en büyük “endüstri felaketi” olarak tanımlanmıştı. Önlemler “kârlı” olmadığı için alınmamış. Yangın insanların yaşamına mal olmuş ve “ucuz işçilik”in, “ucuz ürün”lerin ne pahasına “ucuz” olduğunu gözler önüne sermişti.  Geçtiğimiz günlerde yine Bangladeş’te yaşanan yangın faciası çok da bir şeyin değişmediğini gözler önüne serdiği gibi 2014 yapımı belgesel, Kumaştaki Gözyaşları (Tears in the Fabric) filminin önemini hatırlattı.


Bir duyulmama hikâyesi: MİRAS

Anne- baba ve kardeşlerinden uzaklaşmış, babasının ölümü karşısında hiçbir biçimde üzüntü duymayan tiyatro eleştirmeni Bergljot’un gözüyle anlatılan hikâye babadan kalan orman kulübeleri mirası üzerinden yaşanan bir hesaplaşmayla başlıyor.  Bu hesaplaşma Bergjlot’un beş yaşındayken uğradığı cinsel istismarla yüzleşme ve aileyi yüzleştirme hikâyesine dönüyor sayfalar ilerledikçe.



Kumsalda başlayıp kumsalda biten film: Deniz Kadınları

Marta Solano’nun yönettiği 22 dakikalık belgesel film, İspanya’nın kuzeyinde, Kantabria’da, deniz ürünleri sektöründe çalışan beş kadının iş ve hayat hikâyelerini paylaşır bizimle. Bu kadınlar yalnızca “anne”, “eş”, “dul” değil aynı zamanda bu sektörün vazgeçilmez görevlerini üstlenen ve balıkçı ailelerini geçindiren kişilerdir.


Gizli Sayılar: Anlatılmayan kadınların öyküsü

Gizli Sayılar (Hidden Figures) filmi, NASA’da çalışan üç kadının gerçek hayat öyküsünden yola çıkar. Bu üç kadın, Soğuk Savaş döneminin en önemli yarışlarından uzay yarışında ABD’nin ileri çıkmasında çok kritik rol oynadıkları halde çok az tanınırlar.



Agora’da Bir Kadın; İskenderiyeli Hypatia

Alejandro Amenábar’ın yönettiği, Rachel Weisz’ın baş rolünü üstlendiği film bizi MS 4. yüzyılın İskenderiye’sinin Agora’sına (halk meydanına) götürür. Orada izlediklerimiz din üstünden yürütülen iktidar savaşları ve bir bilim kadını, Hypatia’dır.


Hemşire emeği belgeseli: İlk Sesten Son Nefese

Hemşireler İlk Sesten Son Nefese isimli belgesel filmle, yaşadıkları farklı deneyimleri, sorunları dile getirdiler. Belgesel son olarak 15. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali’nde 3 Mayıs’ta gösterildi. Belgesel gösterimini “Biz öldüremediğiniz cadıların torunlarıyız” diye kapattılar. Kadınİşçi de yakında belgeseli seyredip, tartışacak…


Biliyoruz ki cezasızlık cüret ettiriyor, haberiniz olsun

1 Mayıs 1977 katliamının 44. Yıl dönümünde Bianet “1 Mayıs ’77 Kayıplarını Anlatıyor/ 1 Mayıs ’77 ve Cezasızlık” isimli bir çalışmayı bizlerle paylaşıyor. Katliamda yaşamını yitiren 27 kişinin yakınlarının tanıklıkları, dönemin siyasi panaroması ve pek çok toplumsal kesimin cezasızlık ve 1 Mayıs ’77 üzerine düşüncelerinin paylaşıldığı e-kitap 6 Nisan 2021’de yayınlandı.



Temizlik işçisi Sibel’in hikâyesi: Çamaşır Suyu

Büşra Bülbül’ün yönettiği “Çamaşır Suyu” on beş dakikalık bir kısa film. Yönetmen bu on beş dakika içinde; kadının üstüne yapıştırılan bakım emeğini, güvencesizliği, insanlarla çevreli olduğu halde kadının yalnızlığını ve duyarsızlaşan toplumu sorguluyor.


Tayland’dan Diyarbakır’a fotoğraflarla kadın emeği

Elif Bozkurt, 2000 yılından beri gezgin bir fotoğrafçı. Bisikletine binip sırt çantasını alıp gezdiği, gördüğü yerlerdeki kadınların hikayelerini dinliyor, fotoğraflarını çekiyor. Bir anlamda görsel arşiv oluşturuyor. Fotoğrafları bizi çok etkiledi. Deneyimlerini, biriktirdiklerini öğrenmek için kendisiyle bir söyleşi gerçekleştirdik.



Kısa ama vurucuydu

Kadınİşçi’nin 8 Mart programı çerçevesinde düzenlediği Mobil Film- Festivali- Çalışma Yaşamı- isimli zoom etkinliği,  14 Mart Pazar günü saat 15.00- 17.00 saatleri arasında yapıldı. Filmler üzerinden kadın -erkek arasındaki ücret farklılığından, cinsel tacize ve cam tavana kadar her şeyi konuştuk.


Bir dakikada emek cephesindeki ayrımcılıklar

Mobil Film Festival (MFF)[i] geçtiğimiz yıl Un Women’ın da desteğini alarak “Kadın Güçlenmesi” temalı bir yarışma açtı. Yarışma sonrası seçkide, onlarca ülkeden, büyük çoğunluğu kadınlar tarafından yazılmış ve çekilmiş, birer dakikalık 60 film yer aldı.  


Burası Radyo Şarampol

“ O yoksul işçi mahallesinden Kreuzberg’e uzanan yolda kimileri başka sesler, yüzler, sokaklarda sevdiğine ve sevildiğine inanarak dolaşan bir hayatı arayacak, kimileri ise yarım kalan hayatlarıyla dostça vedalaşmaya çalışacaklardı.”


Nefesim Kesilene Kadar

Emine Emel Balcı’nın yazıp yönettiği “Nefesim Kesilene Kadar” genç tekstil işçisi Serap’ın yaşamından ve günümüz Türkiye’sinden bir kesit sunar. Film  “aynı gemide olup yalnızca kendi gemisini kurtarma derdi”nde olma durumuna da ayna tutar. Bu aynada gördüklerimiz bizi rahatsız edebilir, çünkü bize pembe gözlüklerle bir peri masalı sunmaz. Bu filmde birine “iyi biri o” ya da kötü biri” demek zordur.




Pin It on Pinterest