Örgütlenme

Eğitim emekçisi kadınlar pandemi sürecini tartıştı: ‘Kadın meclislerinin varlığı beni ayakta tuttu’

Eğitim emekçisi dört kadın yan yana gelerek, pandemi sürecini ve gelecek eğitim dönemini konuştular. Hastalığa yakalanmanın yanı sıra uzaktan eğitimin açmazları, ev işleri, özel alanda ders vermenin zorlukları, çocuklar, gece yarısı arayan veliler. Dert çok. Çözüm kadın dayanışmasında gibi görünüyor.

Yazının devamı


Adin Oto’da sendikalı kadın işçiye Cadı Avı!

Adin Oto’da patronun belirlediği kuralların dışına çıkan kadın işçiler beş aydır eziyet altında.   Gönen’deki fabrikada, işveren temsilcileri sorgulama yapıyor. Sendikaya üye olan bir kadının sanal paylaşımının ardından arkadaşları “beğen” tuşuna basmışsa vahim! Sendikalıyla muhatap olmak yasaklanmış. Sokakta bir karşılaşma olmuşsa selam da yasak.


Gücümüz birlik olmak birlikte olmak

Bursa’da yaklaşık iki hafta önce Destek Otomotiv’te sendikalı oldukları için işten çıkartılan yüz işçi bir direniş başlattı. Direnişin başını kadınlar çekiyordu. Bursa’da işyerinde ücret ayrımcılığı başta olmak üzere ciddi cinsiyetçi baskılar yaşayan işçi kadınlarla konuştuk.



İngiltere’de göçmen ev işçileri örgütü: Kalayaan

İngiltere’de Galler Bölgesi’nde 1987’de kurulan Kalayaan son dönemlerde Avrupa genelinde hızla artan göçmen ev işçisi kadınların yasal haklarına tekrar kavuşması ve bu hakların genişletilmesi için önemli çalışmalar yapıyor. Ev işçisi çalıştırma kisvesi altında yürütülen insan kaçakçılığı da mücadele ettiği konular arasında yer alıyor. 


Sinbo’da çıplak arama

Sinbo Direnişi’nin 157. gününde Balat Karakolu’nda çıplak aramaya tabi tutulan Dilbent Türker  “Bizler mücadele verdiğimiz için sürekli olarak insanlık dışı çeşitli yol ve yöntemlerle, engellenmeye çalışılıyoruz. Mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Kod 29 işçi düşmanlığı, çıplak arama insanlık suçudur, demeye devam edeceğiz.” dedi.


‘Teknede kadın uğursuzluk getirir’ diyorlardı!

Geleneksel kıyı balıkçılığına emek veren pek çok kadın var.  Fakat erkek mesleği olarak kabul görmesinden dolayı, ağları denize atanların arasında kadınların da olduğu düşünülmüyor bile. Cinsiyet eşitsizliğinin çok sert bir biçimde yaşandığı bu ağır işte, yasadışı ve aşırı avlanmanın neden olduğu tahribattan da en çok kadınlar etkileniyor. Kadın balıkçılar sigortasız ve örgütsüzler.


Kadınlar alanları terk etmemekte kararlı: İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz!

Türkiye’nin her yerinden kadınlar ve LGBTİ+lar olarak şiddetsiz bir yaşama kavuşmak açısından bizler için hayati öneme sahip olan İstanbul Sözleşmesi’nden geri çekilme kararını tanımıyoruz demek için 19 Haziran Cumartesi günü Maltepe’deydik. DİSK Kadın Komisyonu, KESK Kadın Meclisi alandayken, Türk-İş’in kadın yapıları mitinge kayıtsız kaldı. 


İstanbul Sözleşmesi bizim, vazgeçmiyoruz!

Biz hayatlarımızla ilgili kararları nasıl ki evdeki tek adamın vermesine izin vermiyorsak kimseye bu hakkı vermiyoruz. Bu hayat bizim! Ve biz bunu yüksek sesle söylemediğimiz sürece hayatlarımızla ilgili söz söyleme hakkını kendilerinde bulmaya devam edecekler


İstanbul Sözleşmesi bizim, vazgeçmiyoruz!

İstanbul Sözleşmesi sadece kadın, çocuk ve LGBTİ+lar için değil, aslında bütün toplum için barışçıl bir formül sunuyor. Bütünlüklü bakış açısı ile cinsiyet temelli şiddeti ortadan kaldırmayı hedefliyor. Şimdi tabii ki en endişeli olanlar, cinsiyet temelli şiddete maruz kalan ve kalma riski bulunan kadınlar ve LGBTİ+lar. Ancak İstanbul Sözleşmesi’nin hâlâ yürürlükte olduğunu hatırdan çıkarmayalım. 


Her türlü ayrımcılık deşifre edilmeli

Prof. Dr. Özar, çalışma hayatındaki toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılığın, çalışma dışı alanlardaki güç ilişkilerinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirtti. Ayrımcılık ve eşitsizliğin önüne geçmek için her türlü ayrımcılık biçiminin deşifre edilmesi gerektiğini vurgulayan Özar, “Kapitalist, homofobik, transfobik, göçmen karşıtlığı gibi ayrımcılık pratiklerinin cinsiyetçi ayrımcılıkla iç içeliğini de görmek gerek” dedi



Bu “Atılım”ın dönüşü yok!

Bursa’daki Atılım Tekstil Fabrikası’nda direniş sürüyor. Sendikalı oldukları için işten atılan işçiler, mücadelede geri adım atmıyor. Örgütlenmede başı çeken ve Kod 29 ile işten çıkarılan Serap Yumuşak’ın patrona mesajı net: “İşveren işçiyi dinlesin, işçiye saygı göstersin, bu süreç daha fazla uzamasın!”


‘Bir damacanayı kaldıramıyorsun, nasıl mühendis olacaksın!’

Kadınlara uygun olduğu varsayılan meslekler arasında makina mühendisliği yok! Bu mesleği seçenlerin sadece yüzde 10’unun kadın olduğuna dikkat çeken Ezgi Kılıç anlatıyor: “Özellikle makina mühendisliği toplumda erkek mesleği olarak görülüyor. Mesleğe tutku derecesinde bağlı olan kadınlar dahi çevreleri ve rehberlik öğretmenleri tarafından negatif birçok yorum duyuyorlar, engellemelerle karşılaşıyorlar. Ben de bölümü kazanıp okula ilk gittiğim gün tek olmadığımı gördüğümde çok mutlu olduğumu hatırlıyorum. 70 kişilik sınıfta sadece 6 öğrenci kadın vardık!’


Tarımın çehresini değiştiren kadınlar

Salihlili ve Urlalı kadınlar, tarımsal üretimi iyileştirmek ve tarla ürünlerinin daha verimli depolanmasını, dağıtımını ve satışını sağlamak amacıyla kooperatif kurdu. Söz konusu ürünleri yetiştiren de, alan da, pazarlayan da kadın. Onlarca ton salamura yaprak, yeşil zeytin, bal ve reçel üreten kadınları bir araya getiren iki ayrı kooperatif,  ürünleri binlerce insana ulaştırarak satılmasını da sağlıyor. Kazanan öncelikle ekini değerlenen tarım işçisi kadınlar oluyor.  


“Ürettiğimiz makarna bize yasak”

“İşten geldiğinizde hazır makarnanız önünüzde”, diye reklam yapan Adkoturk Makarna’da işçilerin durumu hiç te iyi değil. Sendikalaşmayı sindiremeyen patron, aralarında işyeri temsilcisi Sevcan Dervişoğlu’nun da bulunduğu dokuz işçiyi işten atarken, hamile kadınlara da aman vermiyor. 


‘Aşmamız gereken çok yolumuz var’

“Kadın olmak onların gözünde (eksik etek)  olmak, her işi yapamayan biri olmak anlamına geliyor.  Güç gerektiren işleri yapamayacağımızı düşündükleri için aldığımız paranın erkeklerle eşit olmasından rahatsız oluyorlar.”


Feminist kadın işçilere ihtiyacımız var

Genel İş’in Kadıköy Şubesi seçimlerinde Mor Liste ile adlarını duyurdular. Grevde en öndeydiler ve imzalanan toplu sözleşmede kadınlar için devrim niteliğinde maddeler kabul ettirdiler. Eşit temsil konusunda kararlılar ve beklemeye tahammülleri yok. Bir Mayıs öncesinde sürecin mimarlarından AYŞECAN AY’a kulak veriyoruz.  


Kendi göbeğimizi kendimiz kesiyoruz

OTİS,  otel ve turizm iş kolunda yeni kurulmuş bir sendika. Onları pandemi döneminde sık sık yaptıkları eylemlerden tanıyoruz.  Klasik sendikal yapılardan farklı bir örgütlenme modelleri olduğunu söyleyen OTİS’ten kadın arkadaşlarımızla otel, bar, kafe,  restoran çalışanı kadınların sorunlarını, sendikayı ve mücadele yöntemlerini konuştuk.


Pin It on Pinterest