Sendika

Kamu Toplu İş Sözleşmeleri süreci başladı: KESK’li kadınlar ‘Hayatımızı ve haklarımızı kimseye bırakmayız” diyor

Kamu toplu iş sözleşmeleri süreci dün başladı. Süreç her zamanki gibi kadınlar olmadan yürütülüyor. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması kararını destekleyen Memur- Sen’in TİS masasında kendilerini temsil edemeyeceğini söyleyen kamu emekçisi kadınlar, güvenceli iş, insan haysiyetine yarışır bir ücret, kamu kreşleri ve cinsiyetçilikten arındırılmış işyerleri, istiyorlar.

Yazının devamı

Denim patronundan kadın işçilere hakaret: “Yer fareleri”

‘Ben ve üç kadın arkadaşım işyerinin laboratuvarında çalışıyoruz. Patron, Tekstil-İş’e üye olduğumuzu öğrenince bizzat çalışma alanımıza gelip aşağılamaya başladı. Yanımıza geldi, bize bakıp, “Üç küçük fare!” dedi. Anlam veremedik ama kendisine tepki de göstermedik. Sonra tekrar aynı küçümsemeyle dönüp ‘yer fareleri’ dedi. Bu hangi fabrikada görülmüştür bilemiyorum.’




Tüm emeklilerin birleşmesi önemli

“Kadın emekli sayısı daha az. Bunun bir nedeni bebek sahibi olan kadınların işten ayrılıp çocuk büyüdüğünde bile işe geri dönmemesiyken diğer neden ise kadınların sigortasız olarak çalıştırılmasıdır.” Tespitinde bulunan Tüm Emekliler Sendikası Beykoz- Şile Şube Başkanı Rukiye Demirkol’la emeklilerin sorunlarını ve sendikal birleşmeyi konuştuk.


“Ayrımcılık her yerde ama özellikle iş yerinde”

Sendikal hareket içinde 1970’lerde başlayan LGBTİQ eşitlik mücadelesi, Avrupa Sendikalar Birliği’nde (ETUC) LGBTİQ Komisyonunun kurulmasıyla sonuçlandı. Ama ayrımcılık devam ediyor. Çalışma yaşamında daha fazla eşitlik için sendikaların uluslararası mücadeleyi yükseltmesi gerekiyor.


Adin Oto’da sendikalı kadın işçiye Cadı Avı!

Adin Oto’da patronun belirlediği kuralların dışına çıkan kadın işçiler beş aydır eziyet altında.   Gönen’deki fabrikada, işveren temsilcileri sorgulama yapıyor. Sendikaya üye olan bir kadının sanal paylaşımının ardından arkadaşları “beğen” tuşuna basmışsa vahim! Sendikalıyla muhatap olmak yasaklanmış. Sokakta bir karşılaşma olmuşsa selam da yasak.


Gücümüz birlik olmak birlikte olmak

Bursa’da yaklaşık iki hafta önce Destek Otomotiv’te sendikalı oldukları için işten çıkartılan yüz işçi bir direniş başlattı. Direnişin başını kadınlar çekiyordu. Bursa’da işyerinde ücret ayrımcılığı başta olmak üzere ciddi cinsiyetçi baskılar yaşayan işçi kadınlarla konuştuk.


Patrondan kadın işçiye taciz: ‘Sizi otobana attık, yeriniz orası!’

AdkoTurk’ün kadın işçileri, ürettikleri hazır makarnayla patrona milyonlarca kar kazandırırken, cinsel taciz ve mobbinge uğruyorlar.  Orta parmağını fabrika önünde eylem yapan kadınlara uzatarak,  cinsel içerikli imalarda bulunan işverene hiç olmadığı kadar öfkelendi kadınlar! Son olarak da patronun direnişçi kadınlara dönerek, ‘Sizi otobana attık, yeriniz orası’ şeklindeki cinsel sataşması bardağı taşıran son damla oldu. Kadın işçiler öfkeli…




Bir kadının emeğe dair tanımı; ‘Biz işverenin parmaklarıyız!’

Bursa Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Mastaş Fabrikası’nda grevi yapan kadın işçilerden Hande Öztürk, ‘Metale şekil veren insanlar’ olarak yorumluyor işçiliğini. Sohbet ederken parmaklarını uzatıp şöyle diyor; “Firma bir el ise işçiler o elin parmaklarıdır. Parmaklarınızı kesmeyin! Sesimizi duyun!” Bu kadar vurucu ifade etmek zorunda çünkü işveren asgari ücretten ‘1 tık yukarı çıkmıyor’. Bu tutuma karşılık işçilerin verdiği yanıt ise grev oldu.


İstanbul Sözleşmesi bizim, vazgeçmiyoruz!

Sadece kadın örgütleri değil, meslek örgütlerinin kadın yapılarından da daha güçlü bir ses geliyor.  DİSK, KESK, TMMOB, TTB’den kadınlar, İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasına karşı seslerini yükseltiyor.


İstanbul Sözleşmesi bizim, vazgeçmiyoruz!

19 Haziran’da Maltepe’de yapılacak mitinge biz DİSK Kadın Komisyonu’ndan kadınlar da alanda olacağız, “İstanbul Sözleşmesi güvencemizdir, geleceğimizdir ve asla vazgeçmeyeceğiz” diye haykıracağız.


SES’ten iyi haber: Hak iadesinde beklenen ‘söz’ alındı

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi sağlık çalışanlarının günlerdir hastane çıkışı yaptıkları “hak iadesi” eylemleri sonuç verdi. Beklenen söz nihayet alındı. SES İzmir Şube yöneticisi Hülya Baran Ulaşoğlu, “Hastane yönetimi yapılan uygulamanın haksızlık olduğunu kabul etti, bu haksızlığı çözeceklerinin de sözünü verdi” diye konuştu


Biz kamunun üvey evladı mıyız?

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi emekçileri, geçen bayramda kullandıkları “idari izin” nedeniyle yapılan ücret kesintisini günlerdir protesto ediyor. SES İzmir Şube yöneticisi Hülya Baran Ulaşoğlu, “Biz kamunun üvey evladı mıyız? Böyle sürerse kavga büyür” diyor.


Bu “Atılım”ın dönüşü yok!

Bursa’daki Atılım Tekstil Fabrikası’nda direniş sürüyor. Sendikalı oldukları için işten atılan işçiler, mücadelede geri adım atmıyor. Örgütlenmede başı çeken ve Kod 29 ile işten çıkarılan Serap Yumuşak’ın patrona mesajı net: “İşveren işçiyi dinlesin, işçiye saygı göstersin, bu süreç daha fazla uzamasın!”



DİSK arşivinde kadın işçiler

DİSK geçtiğimiz günlerde tüm yayınlarını online olarak erişime açtı. Emek tarihi meraklılarını sevindirdi. Artık 1967 yılında kurulan 12 Eylül darbesi ile 12 yıl sendikal faaliyetten men edilen ve tekrar 1992 yılında hakkında açılmış davalardan beraat ettikten sonra faaliyete başlayan DİSK’in yayınlarına erişmek mümkün. Engin bir kaynak önümüze açılmış oldu.


‘Kadın erkek ücretleri artık eşit’

Nergiz Atik, DİSK Tekstil İş Sendikası işyeri baş temsilcisi. Çerkezköy’de bulunan fabrikaya sendikayı getirmek kolay olmadı. Koca baskısı ile üye olmaktan korkan kadınları ikna etmek için tek tek ev ziyaretleri yaptılar. Sonunda patronu da kocayı da dize getirdiler. İşyeri artık sendikalı.


Pin It on Pinterest