Tarihten Sesler /Portreler

Amerika’nın ilk kadın çalışma bakanı: Frances Coralie Perkins

Yasalarla işçilerin, kadın işçilerin şartlarının iyileştirilebileceğine inanıyordu ve Amerika’daki işçilerin yararına olan tüm yasaların hazırlanmasında etkili oldu. Asgari ücret, iş sağlığı iş güvenliği ve işsizlik sigortası ve annelik yardımları onun çalışmalarıyla yasal hak haline geldi. Çalışma bakanlığı da yaptı, üniversite hocalığı da…

Yazının devamı




Kadın İşçiler Birliğinin en çalışkan üyesi: Kate McLean

Kate McLean sanayi devriminin önemli kentlerinden biri olan Glasgow’da dünyaya geldi. Kadın İşçiler Birliği’nin aktif üyelerindendi. Kadın işçilerin ücretlerinin ve çalışma koşullarının düzeltilmesi için yapılan grev ve direnişlerin örgütleyicilerindendi. Birlik onun çalışmaları sayesinde üye sayısını artırdı.



Sarah George Bagley: 10 saatlik iş günü için mücadele eden ve kazanan kadın

Çalışmaya Lowell’da tekstil işçisi olarak başladı. 19 yüzyılın ikinci yarısında buralarda kadınlar saatler boyu düşük ücretle, sağlıksız koşullarda çalışıyordu. Mücadele için dernek kurdular, gazete çıkardılar. “On Saat Hareketi” diye bir hareket başlatıp çalışma saatlerini yasal olarak indirdiler. O da ömrünün sonuna kadar mücadele edenlerdendi.


New York’ta İrlandalı bir sendikacı: Maud O’Farrell Swartz

Kadın Sendikalar Birliği’nin de (WTUL), Kadınlara Oy Hakkı Partisinin de üyesiydi. İtalyanca, Almanca, Fransızca biliyordu ve uzun süre redaktör olarak çalıştı. Birinci Enternasyonale WTUL delegesi olarak katıldı. Göçmen kadınlara işçi sağlığı konularında danışmanlık yaptı. O, New- York Eyaleti Çalışma Bakanlığı Sekreterliği’ne kadar gelebilen ilk kadın sendikacıydı.


İlk yatılı işçi okulunun müdürü: Fannia Mary Cohn

Yaşamı boyunca işçi kadınların örgütlenmesi ve eğitimi ile uğraştı. Tabandaki işçinin eğitimine ve entelektüel birikimini sağlamaya önem verdiği için sendikal yönetimlerle arası bozuldu. AFL İşçi eğitimi bürosunu kurdu ama orada da çalışmaları kısıtlanarak, emekliliğe zorlandı. Ölene kadar bağımsız işçi eğitimlerini sürdürdü.


Hareketsiz yaşamı sevmeyen bir kadın örgütçü: Elisabeth Christman

Çocuk yaşta Chicago’da eldiven fabrikasında işçi olarak çalışmaya başlayan Elisabeth Christman, fabrikada daha sonra yapılan greve öncülük etti. Amerikan Ulusal Eldiven İşçileri Sendikasını kurdu ve onun genel sekteri oldu. Amerikan Kadın Sendikalar Birliği’nin okulunda müdürlük de yaptı, hükümetlere danışmanlık da… Hasta oldu, hastaneye yattı bu kez oradaki kadınları örgütledi.


Clara Zetkin: “Hayatın olduğu her yerde savaşmak istiyorum”

Clara Zetkin bir sosyalistti. Fakat hayatı boyunca gerek sendikalarda gerek sosyalist partiler içinde kadınların eşit haklara sahip olması ve eşit temsili için mücadele verdi. Sosyalist kadın hareketinin temellerini attı. 8 Mart’ın uluslararası Kadınlar Günü olarak ilan edilmesinde katkısı büyüktü. Emperyalist savaşlara karşıydı ömrü boyunca eşitlik ve adalet için mücadele etti.


Paris Komünü’nde barikat ardındaydı

Nathalie Lemel, kitap ciltleyen işçilerdendi. Evlendi, üç çocuğu oldu, hayırsız kocayı boşadı, iş bulmak üzere çocuklarıyla Paris’e gitti. Ciltçilerin grevlerinde en öndeydi. Sosyalist harekette kadın emeğinin görünürlüğü için çalıştı. Paris Komünü’nde barikatlardaki kadınları örgütledi. Yenilgiden sonra sürüldü, işkence gördü. Sürgünden sağ çıktı ve “mücadeleye devam” dedi.




Beyzbolda da sendikacılıkta da en öndeydi

Olga Marie Madar’dan bahsediyoruz. Lisede spora yöneldi, yazları çalıştığı fabrikada sendikaya üye oldu. Beyzbolda işçi takımlarının kurulmasını sağladı. Kadınların atletizm ve spor yoluyla yaşamlarını dönüştürmesine ve sendika kadın komisyonlarının kurulmasına ön ayak oldu. Ölene kadar mücadele içindeydi.



Fannie Sellins: O Kara Vadi’nin gözü pek sendikacısıydı

New Orleans’ta doğdu, hazır giyim fabrikalarında kadın işçilerin şartlarını değiştirmek için mücadele verdi. UGWA’nın (Hazır Giyim İşçileri Sendikası) yerel başkanı seçildi. Hapse girdi, sendika kampanyası ile dışarı çıktı. Sokaklar bizimdir, diyen Sellins, maden işçilerinin örgütlenmesinde de çalıştı. 26 Ağustos 1919’da örgütlü emeğin düşmanları tarafından öldürülene kadar bu görevi sürdürdü.


Grevde kalbinden vurularak öldürülen sendikacı bir kadın: Ella May Wiggins

Çocukluğundan itibaren plantasyonlarda ve fabrikalarda çalıştı. Küçük yaşta evlendi, dokuz çocuğundan dördü yoksulluktan yaşamını yitirdi. Amerikan Tekstil işçileri sendikasının üyesi ve örgütleyicisiydi. Loray Mill grevinin en önde gelen savaşçısıydı, grev kırıcılarının saldırısı sonucunda kalbinden vurularak öldürüldüğünde 29 yaşındaydı. Katiller cezalandırılmadı. Mezarı ancak 1977 yılında yapılabildi.



Addie L. Wyatt (Addie Loraine Cameron): Hem işçi hem siyah hem kadın olarak savaştı

Babası terzi, annesi öğretmendi, erken yaşta annesini kaybetti. Çocukken çalışmaya başladı, her işte çalıştı. Paketleme işçileri sendikasının ilk siyahi kadın bölgesel başkanı seçildi. Sendikaların kadın işçiler departmanlarında da çalıştı, sendika dışı kadın örgütlerinde de. Irkçılık ve cinsiyetçilik ekonomik bir meseledir, diyen Wyatt kilisede pastörlük bile yaptı…


Pin It on Pinterest