Ücret

Fındık yolcusu kadınlar

Doğu’dan, Güneydoğu’dan ve farklı bölgelerden aileler, fındık mevsiminde Karadeniz’e akıyorlar. Ekimi, toplanması yoğun emek ve bakım gerektirdiği için genellikle kadınlar çalıştırılıyor. Yevmiyeler hayatı idame ettirecek miktarda olmasa da, yoksulluk kadınları fındığın peşinden sürüklüyor.

Yazının devamı

Kadınlar niye daha düşük emekli aylığı alıyor?

Avusturya’da 1 Ağustos’a denk gelen Eşit Emeklilik Ücreti Günü, (Eşit ücret günü gibi bir gün) kadınların erkeklere göre daha düşük emeklilik aylığı almasının ardında yatanları konuşmak için uygun bir gün. Avusturya emeklilik sistemi içinde kadınların yeri niye bu kadar kötü, bu konuda neler yapılabilir? İşte, Avusturya Sendikalar Birliği (ÖGB)’nin konu hakkındaki tespit ve talepleri…


Çocukların hatırına bekliyorum

Bir benzin istasyonunda tanıştığımız Selma sessiz ve de sakin duruşunun aksine herkesin baş edemeyeceği zorlu bir hayatın içinde var olma savaşı veriyor.  Bir yandan ekmeğinin peşinde haftanın altı günü çalışırken diğer yandan da koca şiddeti ile boğuşmak zorunda. Şu sıralarda bir de çocuklarının hastalığı ile de uğraşıyor.


Kamu Toplu İş Sözleşmeleri süreci başladı: KESK’li kadınlar ‘Hayatımızı ve haklarımızı kimseye bırakmayız” diyor

Kamu toplu iş sözleşmeleri süreci dün başladı. Süreç her zamanki gibi kadınlar olmadan yürütülüyor. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması kararını destekleyen Memur- Sen’in TİS masasında kendilerini temsil edemeyeceğini söyleyen kamu emekçisi kadınlar, güvenceli iş, insan haysiyetine yarışır bir ücret, kamu kreşleri ve cinsiyetçilikten arındırılmış işyerleri, istiyorlar.


Asgari Geçimler Asgari Yaşamlar

Pek çok sektörde tek tek işçilerin, işçi ailelerinin asgari ücretle borç boyunduruğu altında çalıştığını biliyoruz. Tekstilden, hizmet sektörüne, market mağaza işçilerinden, ev eksenli çalışanlara kadar. Bu listeyi uzatabiliriz. Bu yazıda asgari ücret gerçeğinden yola çıkarak kadın işçilerin açlık sınırında nasıl geçindiklerini ve bunun için hangi stratejileri geliştirdiklerini görünür kılmak istiyoruz.


Emek piyasasında çoklu ayrımcılık

Çoklu ayrımcılık, son dönemde sıklıkla duyduğumuz “kesişimsellik” olarak da kullanılan bir kavram. Çoklu ayrımcılığı toplumda yerleşmiş kuralların, normların, inançların, değerlerin çalışma yaşamında çok katmanlı eşitsizliklere yol açması olarak tanımlayabiliriz.


Diyarbakır’daki fabrikalarda kadın işçiler bin liraya çalışıyor!

Diyarbakır’daki fabrikalarda çalışan çok sayıda kadın, günde 10-12 saat çalışıp, karşılığında bin-bin 500 lira ücret alıyor. 750-800 liraya çalışanlar bile var. Yaşları 15 ile 40 arasında değişiyor. Çoğunun sigortası yok. Kadınlar, “Ne yapalım, mecburuz. Artık şikâyet etmeyi bıraktık” diyor.


Sigortasız çalışan mevsimlik tarım işçilerine 5 TL yemek parası!

Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesinde mevsimlik tarım işçisi kadınlar, şu günlerde bağda bahçede harıl harıl çalışıyorlar. Yazın gelmesiyle başlayan iş temposunun ekim ayına dek devam edeceğini söylüyorlar. Güneşin altında günde 10 saat sigortasız çalışıp 85 lira ücret alan kadın işçilere, yemek parası olarak da yalnızca 5 lira ödeniyor


‘Bir makinede dip dibe altı kişi çalıştık’

Ayşe, Leyla, Feride Petro-Kimya alanında üretim yapan bir fabrikada çalışıyorlar. Pandemi sürecinde ücretsiz izin, kısa çalışma ödeneği nedeniyle düşen ücretler, üretimde mesafe kurallarının hiçe sayılması, zamlar ortak sorunları… Artan eviçi emek yükü hepsinin ortak isyanı…


Peki, genç kadınlar da mutlu mu?

Neoliberal ve cinsiyetçi ekonomik politikalar; genç kadınları ucuz ve güvencesiz emek haline getirdiği için sermaye ile patriarkanın işbirliği bakımından oldukça işlevsel. Genç kadınların gerçekten mutlu olabilmesinin yolu ise özgürlük, eşitlik, güvenlik ve saygınlık koşulları altında verimli çalıştıkları, yeterli ücret ve sosyal korunmanın sağlandığı işlerde istihdam ediliyor olmalarından geçiyor



Her türlü ayrımcılık deşifre edilmeli

Prof. Dr. Özar, çalışma hayatındaki toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılığın, çalışma dışı alanlardaki güç ilişkilerinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirtti. Ayrımcılık ve eşitsizliğin önüne geçmek için her türlü ayrımcılık biçiminin deşifre edilmesi gerektiğini vurgulayan Özar, “Kapitalist, homofobik, transfobik, göçmen karşıtlığı gibi ayrımcılık pratiklerinin cinsiyetçi ayrımcılıkla iç içeliğini de görmek gerek” dedi


Biz kamunun üvey evladı mıyız?

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi emekçileri, geçen bayramda kullandıkları “idari izin” nedeniyle yapılan ücret kesintisini günlerdir protesto ediyor. SES İzmir Şube yöneticisi Hülya Baran Ulaşoğlu, “Biz kamunun üvey evladı mıyız? Böyle sürerse kavga büyür” diyor.


Cinsiyetçi ücret ayrımcılığı

Ekonomi Bizim(de) Meselemiz köşesindeki yazıları zaman zaman öğrencilerimiz, meslektaşlarımız ve feminist yol arkadaşlarımızla birlikte kotaracağız. Bu hafta kadınların emek piyasalarında en sık karşılaştığı sorunlarından birini, ücret ayrımcılığını ele alacağız. Konuğumuz Ayşe Bayram


Krizin yükünü hafifletirken sınırları zorlayan kadınlar

Arzu ve Çiçek, yaşamları boyunca her işte sigortasız, güvencesiz çalışmışlar. Şimdilerde evin gündelik yeme içme ihtiyacını karşılamak için imece usulü salça, konserve,  tarhana, mantı reçel üretirken, kalanları da komşulara eşe dosta satıyorlar. Kazandıkları para yine evin ihtiyaçlarına gidiyor.


Pandemi krizi ve kadın işsizliği

8 Mart ardından yapılan durum değerlendirmelerinde “kadın işsizliği”nin en önemli sorunlarımızdan biri olduğunu gördük. Kadınların kriz hallerinde,  işsiz kalması ve eve gönderilmesi maalesef alışık olduğumuz bir tutum. Bu sefer işsizliği yaratan ise pandemi kriziydi.


Eşit Ücret Günü: Kadın gelirlerindeki büyük açık

Almanya’da bu yıl geçen yıllara göre kadın erkek ücretleri arasındaki fark yüzde bir puan geriledi. Eşit Ücret Günü için açıklama yapan sendikalar ve kadın örgütleri bunun Pandemi koşullarında erkek ücretlerinin düşmesi ilgili olduğu tespitini yaptıktan sonra Ücret Şeffaflığı Yasası’nda değişiklikler yapılmasını istediler.


Ezilmenin elli tonu

“Korkudan ağlayan ama “konuşur musun?” dersen, susan kadınlar. Zira konuşmanın cezası belli. Hele örgütlenmenin.  Servetin altında onların emeği var doğrudur. Ellerine sağlık kadınların. E bölüşelim o serveti o zaman…” Dardanel reklamı ne anlama geliyor. Bilge’ye kulak veriyoruz.


Kasım 2020 TÜİK verilerinde kadın işgücü

Ekim 2020 hane halkı işgücü anketlerinin kadın işgücü verilerini “TÜİK verileri kadın işgücü hakkında ne söylemiyor?“ başlıklı yazıda yorumlamıştık. Peki Kasım 2020 Anketleri kadın işgücüne dair ne anlatıyor ona bakalım.


TÜİK verileri kadın işgücü hakkında ne söylemiyor?

Pandemide kadın işgücüne katılım ve kadın istihdamı oranı çok düştü. Ama TUİK istatistiklerine baktığımızda yıllardır iş aramasına rağmen iş aramayı bir aydır bırakan kadın da işsiz değildir, iş ararken aile işletmesine yardım için çalışan genç kadın da. Şu dönemde ücretsiz izne gönderilen veya kısa çalışma ödeneği alanlar ise istihdamda görünüyorlar. 


Pin It on Pinterest