Skip to main contentSkip to footer
AFP’de grev var:

“Emeğimizin değersizleştirilmesine izin vermeyeceğiz”

AFP’de TGS üyesi gazeteciler TİS görüşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlanması üzerine greve çıktılar. Haklarını alana kadar greve devam edeceklerine dikkati çekerek, “Maaşımızın yüzde 60’ını, yüzde 70’ini kiraya vermek durumunda kalıyoruz. Geçinmek mümkün değil. Emeğimizin değersizleştirilmesine izin vermeyeceğiz.” diyor destek ve dayanışma bekliyorlar.

Ücret

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ile Agence France-Presse (AFP) Türkiye bürosu yönetimi arasında şubat ayından itibaren süren toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmeleri anlaşmazlıkla sonuçlandı. Ücret artışları başta olmak üzere temel maddelerde uzlaşma sağlanamaması üzerine TGS ve AFP çalışanları, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kapsamında AFP’nin İstanbul Nişantaşı’ndaki merkez bürosu önünde greve çıktı. TGS’de örgütlü gazeteciler, Şişli’deki ofisin önüne grev pankartını 6 Temmuz’da astılar.  AFP’de çalışan kadın gazeteciler ve TGS Genel Eğitim Sekreteri Didem Mercan ile taleplerini konuştuk.

Burçin Gerçek

“Maaşımızın yüzde 60’ı kiraya gidiyor”

Altı yıldır AFP’de çalışan gazeteci Burçin Gerçek, gazetecilerin yaşadığı ekonomik krize dikkati çekiyor. Gerçek, gazetecilerin geçim zorluğu ile karşı karşıya olduğunu vurguluyor. Gerçek, greve çıkma nedenlerini şu sözlerle  anlatıyor; “Bütün emekçilerin durumu şu an Türkiye’de sıkıntılı çünkü enflasyon rakamları düşük açıklanıyor. Bundan dolayı da işçiler, talep ettikleri zammı hep düşük bir oran üzerinden isteyebiliyorlar ya alabiliyorlar ya da alamıyorlar. Kadın işçiler de aynı durumda. Kadın gazeteciler de aynı durumda. Elbette kadın olmanın getirdiği birtakım farklı zorluklar var. Ama biz burada herkese yönelik sendikalı ve toplu iş sözleşmesi kapsamındaki çalışanlar olarak hakkımızı aramak için en azından düşük açıklansa bile resmî enflasyon oranında bir ücret artışı alabilmek amacıyla taleplerimizi ilettik. Ancak toplu iş sözleşmesi görüşmeleri anlaşmazlıkla sonuçlandı. AFP uzlaşmaz bir tutum sergiledi. Bundan dolayı da greve gitmek zorunda kaldık.  Bütün arkadaşlarımız ekonomik krizden etkileniyor. Kira çok büyük bir problem. İstanbul’da, Ankara’da ve diğer büyük şehirlerde kiralar artık çok yüksek. Maaşımızın yüzde 60’ını, yüzde 70’ini kiraya vermek durumunda kalıyoruz.  Geriye kalanla geçinmek mümkün değil. Zaten adil ve insanca bir yaşam için yeterli ücret talep etmemizin sebebi de bu” diyor.

“Regl izni hakkımızın olmasını isterdik”

Gerçek, kadın gazetecilerin regl hakkının öneminin altını çiziyor. Gerçek, “Maalesef toplu sözleşmemizde kadınlara özel, regl izni ya da benzeri durumları içeren özel bir maddemiz yok. Zaten biz 2020 yılında sendikalaştık. O dönemden beri adım adım, bazen iğneyle kuyu kazar gibi birtakım hakları elde etmeye çalışıyoruz. Şu anda da öncelikle elimizdeki hakları korumak için mücadele ediyoruz. Elbette regl izin hakkı isterdik. Regl izni ya da perimenopoz dönemindeki arkadaşlara yönelik özel haklar mutlaka isterdik. Ama şu an bunları dahi konuşamıyoruz. Görüşmeler zaten yalnızca maaş artışında tıkanıyor. Daha öteye geçemiyoruz. Haklarımızı kazanana kadar mücadeleye, grevimize devam edeceğiz. Birlik ve dayanışma içinde grevimizi sürdüreceğiz” diye ekliyor.

“Herkesten destek bekliyoruz”

Gerçek, kadın örgütlerinden, gazetecilerden ve herkesten destek beklediklerinin belirttikten sonra şöyle devam ediyor: “AFP’de, kadın ya da erkek çalışanların eşit ücret alamaması gibi bir sıkıntı yok, çok şükür. AFP’de kadın yöneticiler de var. Bizim şu anki yöneticimiz de kadın. Bu anlamda kadınların önünün kesildiğini, en azından AFP özelinde söyleyemem ama genel olarak kadın gazetecilerin daha fazla zorluk yaşadığını hepimiz biliyoruz. Özellikle Türkiye’ye baktığımız zaman durum böyle. Biz belki uluslararası bir ajansla çalıştığımız için biraz daha farklıyız. Bizde kadın yönetici sayısı oldukça fazla ama Türkiye medyasına baktığınız zaman, örneğin tartışma programlarında sunucu kadın olsa bile davet edilen konukların büyük çoğunluğu erkek oluyor. Bunu buradan bile görmek mümkün. Kadın örgütlerinden, kadın gazetecilerden, gazetecilerden herkesten destek bekliyoruz. Geçen yıllarda ki grevimize Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu bizi ziyarete gelmişti. Çok mutlu olmuştuk. Kadın örgütlerinden, meslektaşlarımızdan, kadın gazetecilerden, meslek örgütlerinden ve herkesten destek bekliyoruz. Destekleri bizim için çok değerli olur” diye belirtiyor.

“Enflasyonun altında bir teklifi kabul etmeyeceğiz

Fulya Özerkan ise maaşlarının enflasyonun altında kaldığını ve alım güçlerinin düştüğünü belirtiyor. “Biz defalarca AFP ile uzlaşma yoluna gittik ancak Türkiye’deki ekonomik durum nedeniyle bizim taleplerimize gerçekçi bir teklifle gelinmedi. Türkiye’de zaten gazeteci olarak çalışmak gerçekten çok zor. Bu ülke gazeteciler için haber aslında hiç bitmeyen bir döngü. Sürekli haber var.  Biz gerçekten sadece fiziksel olarak değil, zihinsel olarak da büyük bir yük taşıyoruz. Bu ülkede yaşayıp çalıştığımız için böyle bir sorumluluğumuz da var. Taleplerimiz oldukça gerçekçiydi. Enflasyonun altında bir teklifi kabul etmeyeceğimizi net bir şekilde söyledik. Umarım taleplerimiz karşılık bulur. Biz şu anda sadece aldığımız maaşlarımızın alım gücünü korumanın çabası içindeyiz. Kaldı ki uluslararası bir ajans için üç dilde haber yapıyoruz. Haber yoğunluğu çok yüksek olan bir ülkede çalışıyoruz” diye ekliyor.

“Yönetimin çağrımıza kulak vermesini istiyoruz”

Özerkan da gazetecilerin ekonomik olarak zorlandığını söylüyor. “Çalışma saatlerimiz de uzun. Zaman zaman kısa vardiyalarımız olsa da genel olarak çok uzun mesailer yapıyoruz. Tüm ekip arkadaşlarımızla birlikte bu grevin başladığı ana kadar, hatta greve çıkana kadar gece geç saatlere kadar çalıştık. O yüzden yaptığımızın tamamen meşru olduğunu düşünüyorum. Yönetimin de bu çağrımıza kulak vermesini istiyoruz. Türkiye’de enflasyon rakamlarına baktığımız zaman resmî enflasyon bile tartışmalı. Biz AFP’de geçtiğimiz haberlerde de resmî enflasyonun ülkenin gerçek koşullarını yansıtmadığını haberleştiriyoruz. Bunu abonelerimize de aktarıyoruz. Dolayısıyla bize teklif edilen rakam, zaten tartışmalı olan resmî enflasyonun bile altında kalıyor. Bu yüzden de greve çıktık” diyor.

Özerkan, haklarını alana kadar mücadele edeceklerini vurguladıktan sonra cinsiyet eşitliği konusundaki düşüncelerini de söylüyor: “Bazen gerçekten çok zorlu coğrafyalarda görev yapıyorsunuz ama bunu yalnızca cinsiyet meselesine indirgemek istemiyorum. Kadın da olsa erkek de olsa bu ülkede gazeteci olarak çalışmak kolay değil. Haber pahalı bir iş. Gerçekten kaliteli bir haber sunmak istiyorsanız habere yatırım yapmak zorundasınız. Yoksa her sokaktan geçen haberci olurdu. Gazeteci habere giderken geçim derdini düşünmemelidir. Ülke gerçeklerinden uzak değiliz, biz de burada yaşıyoruz. Ama talep ettiğimiz ücretin yönetim tarafından karşılanabilecek bir talep olduğunu düşünüyoruz. Bu yüzden grev kararı aldık. Biz sendikamızla birlikte tam bir birlik ve dayanışma içindeyiz. Taleplerimiz karşılık bulana kadar mücadelemize devam edeceğiz. Çünkü bu tamamen yasal bir mücadele. Bu hak bize kanunla verilmiş bir hak. Sendikamızla birlikte sonuna kadar devam edeceğiz.”

Didem Mercan

“Lüks veya imtiyaz istemiyoruz”

TGS Genel Eğitim Sekreteri Didem Mercan, gazetecilerin ekonomik kriz ve enflasyon karşısında maaşlarının eridiğini söylüyor. Gazetecilerin, insanca bir ücret politikası ile çalıştırılması gerektiğine dikkati çekiyor. “Bugün burada sadece bir iş bırakma eylemi yapmıyoruz; gazetecilik mesleğinin onurunu, emeğimizin karşılığını ve geleceğimizi savunuyoruz. Dünyanın en köklü haber ajanslarından biri olan AFP’nin küresel başarısının arkasında, gece gündüz demeden, savaş coğrafyalarından kriz merkezlerine kadar her yerde canını dişine takan gazeteciler var. Ancak yönetim, bu başarının asıl mimarı olan çalışanların haklarını görmezden gelmekte ısrar ediyor. Haklarımızı alana kadar da alanlarda olmaya devam edeceğiz.  Hayat pahalılığı ve küresel ekonomik kriz herkesi olduğu gibi biz basın emekçilerini de derinden sarsıyor. Bizler lüks veya imtiyaz istemiyoruz; eriyen maaşlarımızın enflasyon karşısında korunmasını, insanca yaşayabileceğimiz ücret politikalarını ve sosyal haklarımızın iyileştirilmesini talep ediyoruz. Emeğimizin değersizleştirilmesine izin vermeyeceğiz. Bizler masadan kaçmadık, her zaman diyalog kapısını açık tuttuk. Grev sırasında makul, kabul edilebilir bir teklif geldiği vakit grevi bitirmeye de hazırız. Tüm meslektaşlarımızı ve kamuoyunu sesimize ses katmaya davet ediyoruz.”

Ana fotoğraf: TGS

Yazarın Diğer Yazıları

İlginizi Çekebilir

Son Yazılar