Ankara Sincan Organize Sanayi Bölgesi’nde 30 yıldır faaliyet yürüten Tapeten Mensucat Fabrikası işçileri, ağır çalışma koşulları ve sendikal baskılara karşı 4 Eylül’den bu yana grevde. Grevlerinin 22. gününde Kadınİşçi olarak işçileri fabrika önünde ziyaret ettik, direnişlerini sürdürmekte kararlı olan işçilerle ve Teksif Örgütlenme Uzmanı Pembe Maden ile uzun uzun sohbet ettik. Bu sohbetten notları sizlerle paylaşıyoruz.
Tapeten Mensucat fabrikasında çalışan kadın işçiler, kötü çalışma koşulları, eş değerde işe eşit ücret alamama, hijyenik olmayan çalışma ortamı, toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri ve sendikal haklar için grevde. EMEP Milletvekili Sevda Karaca ve TEKSİF Örgütlenme Uzmanı Pembe Maden, “ Tapeten patronu kadın işçilere aileleri üzerinden gözdağı vermiş. Sendikalı kadın işçileri kadın sağlığını ciddi biçimde etkileyen, erkek işçilerin çalıştığı kimyasalla işlem yapılan bantlara sürmüş” dediler.
Metal iş kolu sendikaları ile MESS arasında başlayan TİS görüşmelerine dair Birleşik Metal-İş Sendikası üyesi Ezgi ve Çiğdem ile konuştuk. “Bizim sektörde kadınların robot misali çalışması isteniyor” diyen işçiler TİS’e dair taleplerini anlattı
Bağımsız Emek Sendikası temsilcisi Eda Taş, SUWEN’in e-ticaret deposunda çalışırken “Şirket kültürüne uyum sağlamama” gerekçesiyle işten atıldı. Taş, A Milli Kadın Voleybol Takımı sponsorluğuyla övünen SUWEN’de kadın işçilerin, taciz, cinsiyet ayrımcılığı, baskı ve mobinge maruz kaldığını anlatıyor. “Seni daha ağır işe veririm gibi tehditler vardı. Bu tehdit, baskı ve mobing sadece kadın işçilere yapılıyordu. Hem kendimin hem de tüm kadınların sesi olmak istedim. Bunun içinde sonuna kadar mücadele edeceğim” diyor.
Hepsijet depolarında baskı, mobbing, cinsel taciz, düşük ücretler, sendikal özgürlüklerin engellenmesi, hijyen sorunu, iş kazaları gibi sorunların ardı arkası kesilmiyor. İnsanlık dışı çalışma koşullarını kabul etmeyen işçiler Sosyal-İş’te örgütlendiler ve direnişe geçtiler. Direnişteki kadın işçilerden Tuba, Ayşe ve Nergiz’le konuştuk.
AKP’li Zeytinburnu Belediyesi’nde örgütlenmek isteyen Tüm Yerel-Sen engellendi ve yöneticiler zorla binadan dışarıya çıkarıldı. Tüm Yerel- Sen örgütlü olduğu belediyelerde, 8 Mart ve regl iznini toplu sözleşmelere koymaya çalışan, kadına yönelik suçlarda “kadının beyanı esastır” ilkesini ana metinlere yansıtmayı hedefleyen bir sendika. Sendikanın avukatı Devrim Sıla Ayhan’la örgütlenme deneyimini ve sendikadaki kadın çalışmalarını konuştuk.
Günlük hayatta mutfağın anahtarını kadına teslim eden erkekler, profesyonel hayatta onlara tahammül edemiyor. Kadınların mutfakta çalışmaması için önüne konulan en büyük bariyer mutfaktaki erkek egemen hiyerarşi. Sektörde yıllardır aşçılık yapan Meral G. ile konuştuk.
Bu günlerin boğucu havasında evimizi soğutan klimaları üreten işçiler köle şartlarına reva görülüyor. Aşırı sıcakta ve günde 10 saat çalıştırılıyorlar. Tuvalete girişleri dahi kartla! Ve işe girdikten altı ay sonra kapı önüne konuluyorlar. Klimasan’ın kadın çalışanları anlattı
Hascevher Grubunun Niğde’nin Bor ilçesinde bulunan fabrikası Hascevher Tekstil’de tuvalete gitmeleri kısıtlanan, hakaret, zorbalık dışında her türlü cinsiyet temelli ayrımcılığa uğrayan kadın çalışanlar, sendikalı oldular. Baskılar sendikalı olduktan sonra artarak devam etti. İşten çıkarılan kadın işçiler yaşadıklarını Kadın İşçi’ye anlattı.
Vestel’de işçilerin sesi çığlığa dönüştü. İki hafta öncesinde aniden ortaya çıkan toplu işten çıkarmalar bir tehdit haline geldi. Her şeyin saniyelerle ölçüldüğü fabrikada, tuvalete belli saatler arası gidilirken bel ve boyun fıtığı çok yaygın. Kadına yönelik cinsel taciz suçunun ise üstü kapatılıyor. Bu güvencesizlik dalgasının ortasında kalan iki kadın işçi anlatıyor.
İzmir Dikili’de Queen Flowers’da çiçek üretiminde çalışan çoğunluğu kadın 350 işçi DİSK’e bağlı BTO-Sen sendikasında örgütlendi, sendika toplu sözleşme yetkisi aldı. Ancak Danimarka merkezli şirket sendikanın yetkisini tanımadı ve baskılara başladı. Eşler, nişanlılar tehdit edildi. BTO-Sen basın açıklamalarına her Cuma İstanbul’da Danimarka konsolosluğunun bulunduğu Trump Tower önünde devam ediyor.
Dev Turizm-İş Antalya Şube Sekreteri Tuğba Müjde Koçak, kadınların daha düşük ücret aldığına vurgu yaptıktan sonra cinsel tacizin yaygınlığına dikkat çekiyor; “Yaptırım, yapana değil yapılana uygulanıyor. Bu sektörde cinsel tacize karşı susmayanları damgalıyorlar. Yaşadığını ifşa ederek yönetime şikayette bulunan kadın işçileri işten çıkartıyorlar. Daha da kötüsü başka bir otelde başlaması engellenebiliyor”
İşçi veya ev emekçisi bütün kadınların maruz bırakıldığı sorunlara son günlerde bir yenisi eklendi. İktidar “normal doğurun” diyor! İşçi Bayramı’nda binlerce kadın işçi, ‘adil ücret’ için yürüyecek. Ancak şiddetsiz ve tacizsiz işyeri koşulları da kadınlar için ücret talebi kadar önemli. Sendikacı kadınlar, emekçilerin taleplerini Kadın İşçi’ye anlattılar. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Kadın işçiler, ev içinde ücretsiz, ev dışında düşük ücretlerle güvencesiz koşulların içindeler. ‘Aile yılı’, ‘normal doğum’, ‘esnek çalışma’ gibi ifadelerle kadın düşmanı söylemlere her gün bir yenisini ekliyorlar” yorumuyla tepkisini dile getiriyor.
Temel Conta fabrikasında asgari ücretle ve sağlıksız koşullarda çalışan kadınlar, Petrol-İş’e üye oldular. Yetki alınmasına rağmen patron masaya oturmadı. Çevreyi kirlettiği gerekçesiyle zehirli gazları dışarı salamayan fabrikada filtre olmadığı için bu gazları işçiler soluyor. “Zehir soluyoruz” diyen kadınlar toplu sözleşmede ücret artırımının yanı sıra işçi sağlığı ve güvenliği önemlerinin de yer almasını istiyorlar.