DİSK’in 7 Mart’ta yapılacak olan kadın grevinin taleplerini açıkladığı Kadın Buluşması’nda, “Eşit işe eşit ücret için, çalışma hayatındaki bütün ayrımcılıkları ortadan kaldırmak için, her gün hepimizi sarsan kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerini durdurmak için, İstanbul Sözleşmesi için, ILO190’ın onaylanması için ve hiç konuşulmayan, görülmeyen evdeki bakım emeğimiz için, bakım yükünü kadınların üzerinden alacak kamusal sosyal politikalar için hep birlikte greve çıkalım” çağrısı yapıldı.
İşçilerin hoşnutsuzluğu, ağırkanlı konfederasyonları da eylem süreçlerine zorluyor. Daha önce Türk-İş bir eylem takvimi açıklayıp harekete geçerken DİSK de “Gelirde, Vergide ve Ülkede Adalet” diyerek bir eylem planı oluşturdu. 25 Eylül’de İstanbul’da gerçekleşecek büyük işçi buluşması öncesi konuştuğumuz DİSK’li kadınlar, bu eylemi ve sendikaların tutumlarını yetersiz ama önemli buluyor.
Kendine özgü muhalif duruşu var Bahise’nin. Çevresindeki insanlar hayatına dair bir kitap yazmasını çok istedi. “Yıllar boyunca herkes benim hikayemi kaleme almam önerisinde bulundu” diyor. Ne var ki yazmadı. Katılmadığı eylem neredeyse yok. 1 Mayıs 1977 katliamında yaralandı. Devasa meydanı dolduran insanların arasında yer alan Bahise anlattı.
Muzaffer Çetin ismine bakmayın yıllardır ‘portifçilik’ yapan bir kadın işçi. Çalıştığı fabrikalarda sendikayı getirmiş, Nakliyat-İş Eskişehir Şube’de kadın komitesi oluşturmuş kadınlarla birlikte. Tüm engellemelere ve yok sayılmaya rağmen DİSK Genel Başkanlığı’na aday oldu 17. Olağan Genel Kurul’da. Seçilmedi tabii. Ama cesareti takdire şayandı.
Yarın DİSK’in 17. Genel Kurulu başlıyor. Delegasyonda ve salonda kadınların sayısı yine bir elin parmakları kadar olacak. Dünya sendikalarında yönetimlerde bir feminizasyon yaşanırken, bizler niye hâlâ kapı aralarından bakıyoruz? Bu konuyu konuşmanın tam zamanıdır, deyip, mikrofonu DİSK’li kadınlara yönelttik.
DİSK’in 21 Ekim Mitinginde Kartal Meydanı’nda kadınlara “Vergide Adalet”i sorduk. Adaletsizliğin en çok erkeklere göre düşük ücretle çalışan kadınları vurduğunu düşünüyor çoğu. Feminist akademisyen Özgün Akduran ise vergide pozitif ayrımcılık yapılabilir, diyor. Sendikalara duyurulur…
Gündem malum; 14 Mayıs seçimleri… İşçi sınıfı, kadın işçiler seçimlerden ne bekliyor? 14 Mayıs sonrası başka bir çalışma hayatı mümkün mü? Bunun için en acil atılması gereken adımlar neler? DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ile konuştuk.
DİSK, depremin yaralarını sarmak için bilim insanları ve uzmanların da katkısıyla bir dizi sosyal politika önerisinde bulundu. Yapılan açıklamada kadın ve çocuklara yönelik özel önlemlerin alınması gerektiği belirtilerek, tüm çalışmaların toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifiyle örgütlenmesinin önemine dikkat çekiliyor.
Kadın İşçi olarak DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’yla bir araya geldik. Ziyarette DİSK’in kadın çalışmalarıyla ilgili bilgi aldık, önerilerimizi sunduk, fikir paylaşımında bulunduk.
Vergi dilimlerindeki adaletsizlik, işçilerin ve sendikaların gündeminde. Feminist iktisatçılar, düşük gelirli işlerde daha yüksek oranda çalışan kadınların bu adaletsizlikten daha çok etkilendiğini belirtiyor. “Topu topu üç ay düzgün maaş alıyoruz” diyen kadın işçiler ise bekâr anneler başta olmak üzere tüm kadınlar için pozitif ayrımcılık talep ediyor.
1980 yılının Adana Temmuz’unda işten çıkarken faşist kurşunlara hedef olan Meryem, bilinçli bir kadın işçiydi… Çalıştığı fabrikalara DİSK’i getirmek isterken işten atıldı. İKD çevresindendi ve işyerinde pek çok kadının dertlerine çare olmuştu. 26 yıllık kısa yaşamında anlatılmayı bekleyen pek çok deneyim biriktirmişti. Ama çok azına ulaşabiliyoruz ne yazık ki…
Asgari ücretin toplumsal cinsiyet boyutu var. Kadınlar emek piyasalarının en düşük ücretli çalışanları olduğu ve kadın erkek ücretleri arasında ciddi bir makas bulunduğu için asgari ücret bizim açımızdan daha önemli. Varlığı, bir miktar denge sağlayabilir. Ama patriyarka ortadan kalkmadan gerçek ücret eşitliğine ulaşmak da mümkün görünmüyor.
1 Mayıs öncesinde konfederasyonlardan, bağlı sendikalardan, meslek örgütlerinden kadınlara sorunları ve kadın taleplerini sorduk. Pandemi de artan iş yükü ve kadına yönelik şiddet temel sorun. Tüm kadınların ortak talebi ise İstanbul Sözleşmesinin feshinin iptali, ILO190’nın imzalanması, 6284 sayılı yasanın etkin uygulanması… Bunların yanı sıra ücret eşitliği de istiyorlar.