edebiyat

Türkiye’de feminizmin adının henüz anılmadığı yıllarda kadın yazarların eserlerinde feminist duyarlılık güçlü şekilde hissediliyor. Sosyolog Duygu Çayırcıoğlu’nun kaleme aldığı “Kadınca Bilmeyişlerin Sonu”, bu duyarlılığı görünür kılmayı amaçlıyor.
Anne- baba ve kardeşlerinden uzaklaşmış, babasının ölümü karşısında hiçbir biçimde üzüntü duymayan tiyatro eleştirmeni Bergljot’un gözüyle anlatılan hikâye babadan kalan orman kulübeleri mirası üzerinden yaşanan bir hesaplaşmayla başlıyor.  Bu hesaplaşma Bergjlot’un beş yaşındayken uğradığı cinsel istismarla yüzleşme ve aileyi yüzleştirme hikâyesine dönüyor sayfalar ilerledikçe.
“Tanık olduğumuz feminist eleştiri ve tarih, bizimle birlikte mücadele eden herkesi değiştiriyor. Edebiyatın bir tanığı olarak bu değişimi de yazmayı amaçladım. Queer/feminist hareketin bu değiştirme/dönüştürme gücüne inanıyorum, daha ne olsun!”
“ O yoksul işçi mahallesinden Kreuzberg’e uzanan yolda kimileri başka sesler, yüzler, sokaklarda sevdiğine ve sevildiğine inanarak dolaşan bir hayatı arayacak, kimileri ise yarım kalan hayatlarıyla dostça vedalaşmaya çalışacaklardı.”
Her hafta Çarşamba bir araya gelen Yoğurtçu Kadın Forumu pandemi ile birlikte buluşmaları bırakmadı, online olarak devam ediyor. Bu hafta, 20 Ocak 2021 tarihinde saat 19:30’da gerçekleşecek forum Sevcan Tiftik ile “Queer ve Çağdaş Türkçe Edebiyatı Birlikte Düşünmek” başlığı ile buluşuyor ve kadınları birlikte tartışmaya çağırıyor. Forumun çağrısı şu şekilde:
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!