emeklilik

Alev alan makineler, elektrik çarpan ketıllar, kilitli kapılar, sigortasız, güvencesiz, molasız, susuz, çay bile içemeden, bazen kocadan gizli, bazen okuldan koparılarak, kimi zaman ailenin dayatmasıyla, her zaman yoksulluğun, borçların, çaresizliğin zoruyla, bir şişe parfüm kadar değer verilmeyen canını tehlikeye atarak çalışmak. Ravive Dilovası’ndaki kadınların kaderiydi adeta
Çocukluğunda hemşire olmak isteyen Şükriye Kocalı, ailesi okutmadığı için bu hayalini gerçekleştiremedi. Buna rağmen hayata dört elle sarılan Kocalı, nadiren dışına çıktığı köyünde hem rençberlikle evini geçindiriyor hem de primlerini ödeyerek emeklilik hakkına kavuşmak için gün sayıyor…
Otuz yıl İstanbul Ümraniye’de yaşadıktan sonra pandemide eşiyle birlikte Şile’deki köyüne dönen Nurcan Alkan, geçmişte kayınvalidesinden öğrendiği, bu ilçeye özgü zanaatı meslek edindi. Son beş yıldır gündüzleri şile bezi dokuyan Alkan, geceleri de dokuduğu bezlerden birbirinden güzel giysiler dikerek hayatını kazanıyor…
Güvenceli ve ücretli işlerde çalışmayan ev emekçisi kadınlara emeklilik tartışmaları “Aile Yılı” ile yeniden gündeme gelmişti. Ancak hem Erdoğan hem Işıkhan Ekim ayına işaret etse de konuun yeniden belirsizliğe bırakıldığı anlaşılıyor. Peki ev emekçisi kadınlar ve feministler bu konuda ne düşünüyor?
Canan Arıcı, yakınlarının “İnsanları giydiriyorsun, bizim karavanı da giydir” teklifine kadar saray nakışı eğitmeniydi. Hatır için başladığı karavan güneşliği üretimine gelen talepler üzerine devam eden Arıcı, “İnsan gibi karavandan da ölçü aldım” diyor.  Böylece o kadın terzilere de yeni bir hizmet kolunun kapısını aralamış…
Batman’da bir iş merkezinin yedinci katında cam silerken düşen 25 yaşındaki Ayşe’nin ölüm haberini okumuştuk birkaç hafta önce. Ev işçileri her an ölüm tehlikesi ile yüz yüzeler.  Riski görüp itiraz eden kadın işçiler ise iş bulamaz hale geliyor.  Ev işçilerinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamına alınmasına yönelik mücadele eden İmece Ev İşçileri Sendikası’ndan Sultan Karasu, kendi deneyimlerini anlatıyor.
soframıza gelen birçok gıdada, giydiğimiz birçok giyside, evimizi süsleyen tekstilde onların emeği var. ama çalışma bakanlığı onları sosyal güvenlik kapsamı içine almıyor. yaptıkları işin çalışma olduğu da zaman zaman kabul görmüyor. muğla ev-eksenli çalışanlar sendikası’ndan durdu ve gülsüm’le konuştuk.
Emekli olurken hayalleri vardı. Evinin kredisini bitirecek, kreş açacaktı. İkinci hayatını yaşayacak, gezecekti. Ama öyle olmadı. Aldığı para evinin borcuna yetmedi, oğlunu okutmak zorundaydı. Bu kez güvencesiz, geçici işlerde çalışmaya başladı. 23 sene çalıştığı adliyelerde o kadar koşturmaca içindeydi ki, menopoz olduğunu bile anlamadı.
53 yaşındaki Deniz de yaş aldığı için iş bulmakta zorluk çeken kadınlardan biri. Ücretli çalışmaya küçük yaşlarda başlamasına rağmen emekli olabilmesi için daha bir yılı var. O da güvencesiz, günü birlik işlerde çalışmış bugüne kadar. Emekli olsa bile çok düşük bir maaşı olacak.
Çalışma Bakanı emekli olmayın, çalışın, dedi. Oysa sağlıklıyken, nefes alıyorken emekli olmak istiyor insanlar. Üstelik bu kadar düşük emeklilik aylığına rağmen.  Biz feministler ev emekçisi kadınlar dahil tüm kadınların emeklerinin görünür olması, haklarına kavuşması için mücadeleye devam edeceğiz.
Şiddetin neredeyse her halini yaşamış Gülcan.* Çalışma hayatı çocukken başlamış. 50 yıldır ücretli işlerde çalışmasına rağmen emekli olabilmek için dışarıdan prim ödemiş. Bugün bastonla yürüyor ve hala çalışıyor. Çünkü emekli maaşıyla geçinemiyor.
53 yaşında hem de evde yaptığı iş hiç bitmeyen Gülşen’in hikayesini ele aldık bu kez. (*) Gülşen çalıştığı işyerlerinde görev tanımında olmayan pek çok işi yapmak zorunda bırakılırken ev geçindirmiş, iki çocuk büyütmüş, hasta babasına bakmış, taciz ve mobbinge maruz kalmış, emekli olabilmek için dışardan prim ödemiş.
“İktidarlar uzun süredir kamusal hizmet olarak toplumun ücretsiz, nitelikli ve anadilinde ulaşabileceği hizmetlere yatırım yapmak yerine kamu hizmetlerinde daralma ve özelleştirmeyi hedeflemiş durumda. Bunun bir ayağı da istihdamı daraltma, parçalı hale getirme ve güvencesizleştirme.”
Mersin Serbest Bölgesi’nde çalışan Menekşe, çocukluğundan beri çalışmasına rağmen 49 yaşında ilk kez sigortalı olabilmiş. “Gündüz iş, akşam iş. Sadece yaşamak, nefes almak için çalışıyorum” diyor.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!