erkek şiddeti

Birçok suçlunun cezaları bitmeden salıverilmelerini sağlayan 11. yargı paketi, Türkiye’nin kalabalık gündeminde hak ettiği kadar tartışılmadı. Oysa bu düzenlemenin tüm kadınları etkileyen sonuçları var. Diğer yandan, paketle salınanlar arasında kadınlar da var ve onları da olumlu koşullar beklemiyor.  Bütün bunları feminist avukat Selin Nakıpoğlu ve Ceza Ve İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nden avukat Özge Akyüz ile konuştuk
mevcut cezasızlık koşullarının erkekleri egemenliklerine dayanan suçları işlemeye teşvik ettiği açık bir gerçek ama çevrelerinde gördükleri hoşgörünün de bu konuda etkili olduğu ve bunun tersyüz edilmesi gerektiği de açık değil mi?
erkek şiddetine karşı örgütlü mücadelemiz vazgeçilmez ama her birimizin, tek tek buna karşı güçlenmesi gerekiyor çünkü genellikle şiddete bir başımızayken maruz kalıyoruz. güçlenmek sadece fiziksel ve psikolojik bir süreç değil, alışıldık değer yargılarımızı sorgulamayı da içeriyor
“bu kadar düşmanlık karşısında korkmak hakkımız, her durumda “yanlış anlama”, “aklımıza kötü bir şey getirme” hakkımız var, haklarımızı bilelim, onlardan vazgeçmeyelim, unutmayalım; her erkek yapmıyor ama yapanların hepsi erkek.”
“Kadın cinayetlerine karşı mücadele sadece sonuçlarla değil, nedenlerle birlikte mücadele etmekten geçiyor. Bunun için erkek şiddetini nedenlerinden kopararak yasa-ceza ile çözülebileceği yanılsaması yaratmak yerine, patriyarkal sistemle mücadeleyi hedeflemek gerekiyor. Patriyarkal sisteme ve mesela onun aile kurumuna karşı mücadele etmeden erkek şiddetini bitirmek mümkün değil.”
solda erkek şiddetinin bir kavram olarak tanınması, kınanması büyük ölçüde ortak bir değer haline geldi. ancak feminizm karşıtlığı çok önemli bir ortak değer ve erkek şiddetine duyulan tepkiden güçlü olabiliyor. böylece erkek şiddeti, patriyarkadan başka aklınıza gelebilecek binbir şeyle açıklanıyor ve çözümsüz kalıyor…
Bir yandan erkek şiddeti artarken diğer yandan onunla mücadeleyi sürdürmekte ayak direyen bir politik hat mevcut İsviçre’de. Benzer bir durum AKP iktidarı ile ülkemizde yaşanıyor. Özellikle erkek şiddetine karşı mücadelede en küçük destek bile çok önemliyken kadınları şiddetten uzakta tutmak için kazanılmış yerlerin, alanların varlığının önemi tartışılamaz.
“Kadınlar can güvenliği kaygısı yaşarken kadınların can güvenliğinden sorumlu İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya toplam 74 kadının öldürüldüğü Kasım ayında koruma kararı verilen kadınların karar maddelerine uymayıp şiddet gördükleri erkeklere evlerinin kapılarını açtıklarını ve bunun için vuruldukları söylemişti. Evet, bunu söyleyebilmişti.”
Şiddetin neredeyse her halini yaşamış Gülcan.* Çalışma hayatı çocukken başlamış. 50 yıldır ücretli işlerde çalışmasına rağmen emekli olabilmek için dışarıdan prim ödemiş. Bugün bastonla yürüyor ve hala çalışıyor. Çünkü emekli maaşıyla geçinemiyor.
erkek şiddetinin tek sebebinin akp dönemindeki politikalar olduğunu söylemek, düşünmek bizi yanıltır. erkek şiddeti erkeklerden kaynaklanıyor, erkekliğin bugün geldiği noktada şekilleniyor, iktidar buna karşı önlem almıyor, cezasızlıktan vazgeçmiyor.
“o egemenlik ilişkilerini, yani örneğin kayınların gelin üzerindeki tahakkümünü, kocanın eşi üzerindeki tahakkümünü, çocukların çaresizliğini kıracak olan şey öncelikle kadınların ücretli ve güvenceli emekle geçinmesi, kamunun yani devletin ve toplumun denetimi, itirazı, müdahalesi… komşudan dayak sesi geldiğinde “aile içi mesele” denmemesi de buna dahil.”
“Yükselen ve vahşeti artan erkek şiddetine karşı mücadelede elbette en büyük ve ilk hedefimiz patriyarka oldu. Olmaya devam edecek. Ama onun iktidardaki işbirlikçisi ve destekçisi siyasal İslam, ırkçılık da daha ısrarlı şekilde feminist/kadın politikalarının gündeminde olmalı.“
“TBMM’de kadın vekile şiddet uygulandı. Hepimiz bu şiddetin organize şiddet olduğunu biliyoruz, nelere gebe olabileceğini de…  AKP’li kadın milletvekilleri de unutmasınlar erkek şiddeti adres sormaz. Siyasi parti, ideoloji tanımaz…”
23 yaşını kutlayan AKP zayıflarken feminizm güçlenmeye devam ediyor. Geleceğini, hayatını, kimliğini, benliğini sahiplenen kadınlar oldukça, kadınlar feminizme ihtiyaç duydukça bu dava sürecek. AKP bitip gidecek.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!