eşdeğerde işe eşit ücret

Asgari ücretin toplumsal cinsiyet boyutu var. Kadınlar emek piyasalarının en düşük ücretli çalışanları olduğu ve kadın erkek ücretleri arasında ciddi bir makas bulunduğu için asgari ücret bizim açımızdan daha önemli. Varlığı, bir miktar denge sağlayabilir. Ama patriyarka ortadan kalkmadan gerçek ücret eşitliğine ulaşmak da mümkün görünmüyor.
Batı’nın en zengin ülkelerinden biri olan İsviçre’de kadınlar, “eşit ücret, zaman ve saygı” talepleriyle grevdeydi. “Hâlâ öfkeli” olan kadınlara dünya feminist/kadın hareketi olarak “Yalnız değilsiniz” diyoruz. Hepimiz öfkeliyiz, hem de çok…
Eşdeğerdeki işler için eşit ücret, ILO’nun 1951’de kabul edilen 100 No’lu sözleşmesiyle kadınlara tanınmış olan bir hak. Sözleşmenin kabulü üzerinden 70 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen cinsiyetler arası ücret farkı kalıcı ve küresel bir sorun olmaya devam ediyor. Dünya genelinde hâlâ ortalama yüzde 20 oranında toplumsal cinsiyet açığı var.
Kadınİşçi’nin pandemi sürecinde ilk yüz yüze etkinliklerden biri olan Ücret Eşitsizliğini Konuşuyoruz, toplantısı, 10 Nisan Pazar günü Levent Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde yapıldı. Kadınİşçi tarafından hazırlanan ücret eşitsizliği raporunun sunulduğu toplantıda, konuşmacılar salondakiler , eşdeğerde işe eşit ücret, ücret şeffaflığı, ücret değerlendirme sistemleri gibi konuları tartıştılar.
“Bugün haklarımıza ve hayatlarımıza yönelik saldırıların ortasında da olsak, 8 Mart’ın tarihine baktığımızda yıllar önce direnen kadınların talepleri ile Migros depoda ve Farplas’da direnen kadın işçilerin taleplerinin ortak olduğunu görüyoruz; eşdeğerde işe eşit ücret.” diyen KESK Eşbaşkanı Şükran Kablan Yeşil, sendikanın bir hafta sürecek 8 Mart etkinliklerini de anlattı.
Ülkeyi saran grev dalgası ile birlikte bazı sektörlerde ücretler artarken, bazı yerlerde de işten atılmalar oldu. Bu süreçte kadınlar eylem ve direnişlerde ön saflarda yer aldılar ve alıyorlar. Kadın işçilerin kendi sesinden kadınlara ait talepleri daha fazla işitir olduk. Fakat bu taleplerin genel taleplere veya toplu sözleşmelere yansıtıldığını söylemek mümkün değil. Çözüm; ortak bir kadın emeği politikası inşa etmekten geçiyor.
Asgari ücrette sona gelindi. Kadınlar, kadın ücretleri bu süreçte her zamanki gibi dikkate alınmadı; malum toplum cinsiyetçi ama ücret cinsiyetsiz! Asgari ücretten, ortalama ücrete oradan temel gelir ücretine kadar kadınların ücret meselesini tartışıp, bu konuda politikalar üretmesi, talepler oluşturması gerekiyor. Bunu ancak feministler yapabilir.
Binlerce işçi kadın, aynı işi yaptıkları erkeklerden düşük ücret alıyor. Fakat Yargıtay kararı ile ilk kez, eşdeğer iş yapmalarına rağmen kadın işçiler ile erkek işçilere eşit ücret ödemeyen patrona yaptırım uygulandı! Karar, emsal niteliğinde. Zafer kadın işçilerin! Davayı kazanan işçi Sevgi Çelik süreci anlattı. Avukatı Mustafa Bulut ise fabrikalarda yaşanan cinsiyetçi ücret ayrımcılığına karşı izlenebilecek yasal yolların şifrelerini paylaştı.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!