eşitlik

KESK’li kadınların toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesini anlatan ‘Vardık, Varız, Var Olacağız’ sanal sergisinde, kadınların 1990’lı yıllardan itibaren yer aldıkları sendikal mücadelede sadece kendilerinin değil, kendileriyle birlikte sendikalarının, işyerlerinin, ailelerinin ve çevrelerinin, esasında hayatın dönüşümünde yer almalarına tanık oluyoruz.
Geçtiğimiz günlerde yükselen pahalılık, emek sömürüsüne karşı direniş, grevlerde ve sendikal örgütlenme mücadelesinde, kadınlar en öndeydi. Kadın emeği alanında çalışmalar yürüten kadın örgütlerine ve siyasi partilere 1 Mayıs gündemlerini sorduk. Ortak talep; evde, işte ve ücrette eşitlik…
Glasgow’da doğdu muhasebecilik eğitimi gördü. İngiltere Kadın Sendikalar Birliği’nin kurucuları arasında yer aldı. Aylık Kadın İşçi dergisini kurdu. Sendika yöneticiliği ve genel sekreterliği yaptı. Bağımsız İşçi Partisi üyesiydi. Yaşamı boyunca kadın ücretlerinin yükseltilmesi erkeklerle eşitlenmesi için çalıştı.
Yoksulluğun derinleştiği, bu dönemde 6. Yargı paketi içerisinde nafakanın süreli olması yine gündeme geldi. Cebimizdeki 20 lira 1 lira oldu bu sorun olmadı ama evlilik boyunca ev icinde ücretsiz emek harcamış kadınlara verilen komik rakamlar yine sorun oldu. Nafaka konusunda mevcut yasal düzenlemeler şu an için önemlidir ve yeterlidir. Herhangi bir değişikliğe gerek yoktur.
Ekim ayının ikinci hafta sonu, Alman tarım, çevre, hizmet inşaat sektöründe örgütlü (IG BAU) kadınları, 10. Federal Kadın Konferansı için bir araya geldiler. Bu konferans, İsviçre’den Unia, Avusturya’dan Bau-Holz sendikasına mensup meslektaşlarıyla birlikte yaptıkları 6. üç ülkeli konferansla da bağlantılıydı.
Kamu toplu iş sözleşmeleri süreci dün başladı. Süreç her zamanki gibi kadınlar olmadan yürütülüyor. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması kararını destekleyen Memur- Sen’in TİS masasında kendilerini temsil edemeyeceğini söyleyen kamu emekçisi kadınlar, güvenceli iş, insan haysiyetine yarışır bir ücret, kamu kreşleri ve cinsiyetçilikten arındırılmış işyerleri, istiyorlar.
Neoliberal ve cinsiyetçi ekonomik politikalar; genç kadınları ucuz ve güvencesiz emek haline getirdiği için sermaye ile patriarkanın işbirliği bakımından oldukça işlevsel. Genç kadınların gerçekten mutlu olabilmesinin yolu ise özgürlük, eşitlik, güvenlik ve saygınlık koşulları altında verimli çalıştıkları, yeterli ücret ve sosyal korunmanın sağlandığı işlerde istihdam ediliyor olmalarından geçiyor
Sadece kadın örgütleri değil, meslek örgütlerinin kadın yapılarından da daha güçlü bir ses geliyor.  DİSK, KESK, TMMOB, TTB’den kadınlar, İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasına karşı seslerini yükseltiyor.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!