feminizm

Feminizmin etkisiyle sendikalar, bilgi düzeyi ve meşreplerine göre artık kadın ağırlıklı direnişlerde kadın işçi sorunları üzerinden bir siyasi propaganda yürütebiliyorlar. Bu onların etki alanını genişletiyor. Ama VİP direnişinde olduğu gibi kimi zaman her şey görüntüde kalıyor. Nimet’in direniş sonrasında yaşadıkları erkek sendikacılarla işimizin ne kadar zor olduğunu gösteriyor.
“seks işçisi kadınların güvenliği, huzuru ve mutluluğu kadınlar olarak ortak güvenliğimizin, huzurumuzun ve mutluluğumuzun parçası. yıllar önce, “ne iffetli ne iffetsiz biz kadınız” derken bunu kastediyorduk. ve her türden seks işçisine, makbul sayılmayan mesleklerde çalışan tüm kadınlara el uzatacak kurumlar, imkânlar, dayanışma oluşturmadan bu sözün hakkını veremeyiz. çünkü feminizm hepimiz için; sadece “mazbutlar” için değil. “
Şemsa Özar, akademik çalışmalarını daha yaşanabilir bir dünya yaratma mücadelesi ile birleştirmekten hiç vazgeçmemiş bir feminist iktisatçı. Ona armağan edilen bu kitapta, kapitalizme, patriyarkaya, anaakım iktisata ve iklim krizine ilişkin eleştirel analizler ve alternatif mücadele yöntemleri yer alıyor.
Ressam Şükran Yangın Üst, hem eşitsizlik ve ayrımcılıkla hem de ekonomik krizle boğuşan kadın ressamların desteklenmesi gerektiğini söylüyor: “Bir sergi açmak istesek maliyeti çok yüksek. Boyalar, fırçalar, tuvaller çok pahalı. Kadın ressamlar, sergi açacak parayı bulamıyor. Bize, eserlerimize destek verilmiyor.”
Türkiye’de feminizmin adının henüz anılmadığı yıllarda kadın yazarların eserlerinde feminist duyarlılık güçlü şekilde hissediliyor. Sosyolog Duygu Çayırcıoğlu’nun kaleme aldığı “Kadınca Bilmeyişlerin Sonu”, bu duyarlılığı görünür kılmayı amaçlıyor.
Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı ile Beykoz Üniversitesi 27-29 Ekim 2023 tarihleri arasında “100. Yılında Cumhuriyet’in Kadınları/Kadınların Cumhuriyeti (1923-2023)” başlıklı uluslararası bir sempozyum düzenliyor. Kadın emeğinden kadın tarihine, cinsel kimlik, yönelim, cinsiyetçilikten ataerkilliğe, edebiyattan, dijital medyaya çok farklı konu başlıklarının olduğu sempozyuma siz de bildirilerinizle başvurabilirsiniz.
“Bugün haklarımıza ve hayatlarımıza yönelik saldırıların ortasında da olsak, 8 Mart’ın tarihine baktığımızda yıllar önce direnen kadınların talepleri ile Migros depoda ve Farplas’da direnen kadın işçilerin taleplerinin ortak olduğunu görüyoruz; eşdeğerde işe eşit ücret.” diyen KESK Eşbaşkanı Şükran Kablan Yeşil, sendikanın bir hafta sürecek 8 Mart etkinliklerini de anlattı.
Saniye Evren, tekstilde cinsiyet temelli ücret eşitsizlikleri üzerine çalışan feminist bir araştırmacı. Kapitalizmin erkek egemenliğine eklemlenerek ücret eşitsizliğini büyüttüğünü söyleyen arkadaşımız, bu eşitsizliğin kadın emeğinin nitelik kaybına uğramasına yol açtığını da vurguluyor. Kadınİşçi’nin Kadın Ücretleri Çalışma Grubu çağrısına olumlu bakıyor ve içinde yer alabileceğini belirtiyor.  
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!