güvencesiz çalışma

Hem engelli, hem yaşlı, hem sosyal yardım almayan, hem de halen çadırda yaşayan bir kadın olarak neden konteyner kente gitmediğini öğrenmeye çalıştığımız Semra bu konuda oldukça dertli. Yaşlı ve yalnız kadınlar için konteyner kentlerin de sağlıklı ve güvenli alanlar olmadığını belirtiyor.
Mersin Serbest Bölgesi’nde çalışan Menekşe, çocukluğundan beri çalışmasına rağmen 49 yaşında ilk kez sigortalı olabilmiş. “Gündüz iş, akşam iş. Sadece yaşamak, nefes almak için çalışıyorum” diyor.
Siverek’te erkekler, “Bu paraya, bu rezillik çekilmez” diye düşünüyor. Dolayısıyla tarım işçiliğini, bile isteye “kadın işi” diye kodluyor ve “ek gelir” olarak gördükleri için kadınlara bırakıyorlar.
Deprem bölgelerinde devlet, kadın istihdamı sorununu Toplum Yararına Programlar aracılığıyla çözmeyi kafasına koymuş görünüyor. İşsizliğin yoğun olduğu bölgede kadınlar, gerçekten kendilerinin değil ama “birilerinin yararına”, asgari ücretle, her türlü sosyal haktan mahrum şekilde çalışıyorlar. Ne servis var ne de can güvenliği…
TYP kadın işsizliğine çözüm olarak gösterilmişti. Bir süre çalışıp kadroya alınacaklardı. En fazla dokuz ay istihdamda kalan kadınların büyük bölümü kadroya alınmadığı gibi sosyal haklardan mahrum üç kuruşa çalıştırılıyor. Ekmek parası uğruna her şeye katlanmak zorunda kalan kadınlar arasında depremzedeler de var.
Tekstil sektörünün ağırlıklı olduğu Malatya’da depremden iki hafta sonra fabrikalar açıldı. Civardaki konteynerler işçi kamplarına dönüştürülürken kadın ve çocukların buralarda kalmasına izin verilmediğinden, kadınların çoğu fabrika dışına itilmiş. Bazı kadınlar ise güvenlik ve hijyen sorunları nedeniyle ücretli işlerini bırakmışlar.
Evlere temizliğine giden Şerife Soysal’ın üçüncü kattan düşerek yaşamını yitirmesi, ev işçiliğinin ne kadar riskli olduğunu yeniden gözler önüne serdi. Sigortasız, güvencesiz çalışmaya devam eden ücretli ev işçisi kadınlar, boyun ve bel fıtığı, romatizma gibi meslek hastalıklarının yanı sıra değersizlik hissiyle de boğuşuyor.
Tarsus Hali’ndeki kadınlar, sağlıksız koşullarda güvencesiz çalışıyor. Ama hal işçisi Songül’ün deyişiyle aralarında “muhteşem” bir dayanışma var. Şimdi bunu büyütmek istiyorlar. Songül, “Biz işçi kadınlar bir derneğimiz olsun istiyoruz. Yönetimi kadınlardan oluşmalı. Hallerde çalışan tüm kadınları üye yapmalıyız” diyor.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!