homofobi

şüphe yok; yaşayacağız, yaşatacağız, eşitleneceğiz, özgürleşeceğiz, bu sahtekâr zalimlerin elebaşlarını defedecek, diğerlerini değiştireceğiz. o saraçhane meydanı’ndan bir gün onur yürüyüşü de geçecek. çünkü onur’a ilelebet karşı koymak mümkün değil.
Ortada bir feminist/kadın hareketi olmasaydı da AKP’nin kutuplaştırıcı politikaları arasındaki büyük projesi yine kadın düşmanlığı olurdu. Çünkü AKP’nin fıtratı bu! Hayatlarından ve onurlarından taviz vermemekte ısrarlı olan kadınlar, tüm saldırılara karşı bir arada yürümeye devam edecek.
Özlem İlyas’la freelance çalışanları, hakları, örgütlenme imkânlarını, dayanışma gruplarını, güvencesizliği, duyguları konuştuk. Kadınlar freelance çalışmayı nasıl deneyimliyor, hangi koşullarda freelance çalışmaya yöneliyorlar sorularını irdeledik.
Kadınların sıkça ayrımcılığa maruz kaldığı sektörlerden birisi de hizmet sektörü. Özellikle restoran ve barlarda çalışan kadınlar türlü taciz ve mobbingle karşı karşıya. Kadın çalışanlar hem müşterilerin hem de erkek patron ve yöneticilerinin kendilerini muhatap almayışlarından da yakınıyor.
Prof. Dr. Özar, çalışma hayatındaki toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılığın, çalışma dışı alanlardaki güç ilişkilerinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirtti. Ayrımcılık ve eşitsizliğin önüne geçmek için her türlü ayrımcılık biçiminin deşifre edilmesi gerektiğini vurgulayan Özar, “Kapitalist, homofobik, transfobik, göçmen karşıtlığı gibi ayrımcılık pratiklerinin cinsiyetçi ayrımcılıkla iç içeliğini de görmek gerek” dedi
Red Canary Song seks işçileri kolektifinin bir üyesi olan Wu, sınıf, ırk, cinsiyet ve fahişelik fobisinin kesiştiği noktada beden işini tartışıyor.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!