Kadınların işgücüne büyük ölçekte katılmasının üzerinden yıllar geçmesine rağmen, onların ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağı henüz yeterli düşünülmemiştir. “Kadın biyolojisi görünmez hale getirildi. Üniformaların ya da kullanılan araçların boyutları bile erkek ölçülerine dayanıyor” diyor UOC’de iş hukuku öğretim üyesi olan Mònica Ricou. Sendikalar ve Avrupa İş Sağlığı ve Güvenliği Ajansı gibi kurumlar uzun zamandır mesleki risk önlemede cinsiyet perspektifinin dahil edilmesi çağrısında bulunuyor.
Uzun yıllar tekstil üretiminde, makine başında çalışmış Zekiye. Sonrasında mutfak bölümüne geçmiş. “Hiç sendikam olmadı, oysa şu hayatta en çok istediğim şeylerden biriydi” diyor. Asgari ücretin bir an önce artırılmasını, kadın işi-erkek işi ayrımının kalkmasını, iş güvenliğinin sağlanmasını istiyor.
Xiomi’de işçiler direndiler sendikalı oldular, toplu sözleşme imzalandı. İşyerindeki kaosun, bilinmezliğin ve mobingin devam ettiğini belirten işçiler muhatap bulamıyorlar. Oppo’da ise anlaşmalı çıkış listeleri hazırlanıp, işçiler işten ayrılmaya zorlanıyor. Her iki fabrikada da işçiler sendikanın yetersizliğine vurgu yapıyor.