Meclis’in içinde 2026 bütçesi görüşülürken Meclis’in dışında “Kadınlar yaşam bütçesi istiyor” diyen Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi’nin eylemi vardı. İnisiyatiften Nilgün Salmaner ile konuştuk
Son günlerde kadınlara yönelik taleplerin toplu sözleşmelerde yer alması tartışılmaya başlandı. Esasen konu ve talepler epey eski. Nedir toplu sözleşme, kimleri kapsar, kadın ve LGBTİ+’lara yönelik çıkarlar TİS’lerde niçin temsil edilmez, sözleşmeler eşitliği sağlama metinleri olarak kullanılabilir mi? Bir bilene soralım dedik. TİS’leri sadece pratikte değil teoride de inceleyen Ayşecan Ay ve Genel- İş Sendikası Kadıköy eski Şube Başkanı Nazan Gevher Çam Ay ile görüştük.
“Bir erkeğin, bir kadının, düzen içindeki ezilen ve sömürülen konumundan kaynaklanan sebeplerle suç işlemesiyle bir erkeğin erkek olmasından kaynaklanan sebeplerle, şiddete eli alışık olduğu için kadınlara yönelik şiddetin cezasızlığından da cesaret bularak, kendi sosyal çevresinde erkek şiddeti kutsandığı için ya da benzer sebeplerle başkalarına fiziksel, psikolojik zarar vermesi hatta onların canını alması aynı kategoride ele alınamaz. eğer topluma baktığımızda sadece kapitalizmi değil patriyarkayı da görüyorsak!”
“medyanın dili ve aklı, çok çok uzun yıllar “erkeğin dibi” oldu desem abartma olmaz. son yıllarda, çalışanlar arasında kadın sayısı arttı, tartışma programlarını yöneten kadınlar var ama konuk alınan kadın sayısı hâlâ çok az. uzun lafın kısası, para az, risk çok, cam tavan çok kalın. bugün, 10 ocak, çalışan gazeteciler günü. bütün bunlara rağmen, gazetecilik yapan, yapmak isteyen bütün kadınların yolu açık olsun.”
“Etki ajanlığı yasası, “noterlik kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi” başlığı altında adalet komisyonu’ndan geçti. bu yasanın, halkın siyasete etkisini sınırlamak üzere, iktidarı eleştiren herkesi susturmayı amaçladığına şüphe yok.“
Henüz 19 yaşında olan Güneş’le görünmezlik kılıfı altında “sıradan”laştırılan çocuk işçiliğini, ücretsiz aile işçiliğini, çocuk istismarını, baba şiddetini, yetimhanede yaşamayı, düşük ücretle çalışmayı ve direnmeyi konuştuk.
“diyarbakır’da 13-14 ocak’ta gerçekleşen “sessizlik zinciri: kadın siyasi mahpusların etrafındaki duvarları yıkmak” başlıklı konferansta, dünyanın başka yerlerinde, bizimkine çok benzer şeyler yaşandığını fark ettik.”
Kadının İnsan Hakları-Yeni Çözümler Derneği’nin yayımladığı bilgi notunda, bağımsız kadın örgütleri başta olmak üzere sivil toplumun yardımlarının önü kesilirken, toplumsal cinsiyet karşıtı iktidara yakın bazı grupların bölgedeki afet koordinasyonunda aktif olarak yer aldığına dikkat çekildi.
Bursa’da kadınlar, diğer şehirlerdeki hemcinsleri ile eş zamanlı olarak bir eylem gerçekleştirdiler. Kadınlar 1 Temmuz Perşembe günü 19.00’da Fomara Meydanı’nda bir araya gelerek polis barikatını aşıp Kent Meydanı’na kadar yürüdü.
Marta Solano’nun yönettiği 22 dakikalık belgesel film, İspanya’nın kuzeyinde, Kantabria’da, deniz ürünleri sektöründe çalışan beş kadının iş ve hayat hikâyelerini paylaşır bizimle. Bu kadınlar yalnızca “anne”, “eş”, “dul” değil aynı zamanda bu sektörün vazgeçilmez görevlerini üstlenen ve balıkçı ailelerini geçindiren kişilerdir.
Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden geri çekilme kararının hayata geçeceği 1 Temmuz 2021 öncesi tüm Türkiye’den kadınlar ve LGBTİ+lar meydanları terk etmemeye kararlı.
“Tek bir beden tipine göre hazırlanmış iş ekipmanları, kişisel koruyucu donanımlar, soyunma odalarının olmaması, işyerinde maruz kalınan cinsiyetçilik, işin cinsiyetlendirilmesi, kadın ve LGBTİ+’lar için yeni riskler oluşturuyor. Bunları dikkate alan cinsiyet temelli bir işçi sağlığı ve güvenliği anlayışına ihtiyaç var.”
Alejandro Amenábar’ın yönettiği, Rachel Weisz’ın baş rolünü üstlendiği film bizi MS 4. yüzyılın İskenderiye’sinin Agora’sına (halk meydanına) götürür. Orada izlediklerimiz din üstünden yürütülen iktidar savaşları ve bir bilim kadını, Hypatia’dır.
Grev ve işçi hareketlerini destekleyen 1 Mayıs için ilk Türkçe şiiri yazan Yaşar Nezihe’nin hayat hikâyesi ve sıra dışı kimliğiyle, dönemin kadın şairleri arasında farklı bir yeri vardır. Şiirlerinde yoksul ve zorlu çocukluğu, aşkları ve evlilikleri gibi hayatından temaları konu aldığı gibi cinsiyetçiliğe ve toplumsal sorunlara da yer verir.