meslek hastalığı

Alphindi fabrikasında Şeker-İş’e üye oldukları için işten atılan kadın işçiler, kötü çalışma koşulları nedeniyle sağlığını yitirmiş. Artık demliği bile kaldıramıyorlar, elleri kesik izleriyle dolu. Erkek işçilerin daha yüksek ücret aldığını belirten işçiler, “Sendikalı olmanın önemini daha iyi anladık. Her işçi hakkını savunsun, örgütlensin” diyor.
Sağlık meslek örgütleri 29 Mayıs’ta Ankara’da Beyaz Miting’de taleplerini bir kez daha dile getirdi. Alanda kadınlar bu kez daha görünürdü. İstanbul Sözleşmesi’nden ücretsiz HPV aşısına, mobbingden ev içi ve iş yeri şiddetine kadar her mesele dövizlere yansıtılırken, femina işaretli SES ve TTB önlüğü giymiş kadınlar dikkat çekiciydi.
Uzun yıllar tekstil üretiminde, makine başında çalışmış Zekiye. Sonrasında mutfak bölümüne geçmiş. “Hiç sendikam olmadı, oysa şu hayatta en çok istediğim şeylerden biriydi” diyor. Asgari ücretin bir an önce artırılmasını, kadın işi-erkek işi ayrımının kalkmasını, iş güvenliğinin sağlanmasını istiyor.
Birleşik Metal-İş’in araştırmasına göre, metal işçisi kadınlar erkeklere göre daha çok kas-iskelet sistemi sorunu yaşıyor. Bu durum, toplumsal cinsiyet rollerinden bağımsız değil. Meslek hastalıklarına ilişkin toplumsal cinsiyet perspektifiyle yapılmış araştırmaların artması gerekiyor.
Ülkenin dört bir yanında sağlık emekçileri, insanca bir ücret, sağlıkta şiddetin ve angaryaların son bulması, Covid-19’un meslek hastalığı olarak kabul edilmesi için iş bıraktılar. Kadın sağlık emekçilerinin talepleri arasında; bütün gün çocuklarını bırakacakları parasız kreşler ve cinsiyet eşitliğini gözeten güvenli ortamlarda çalışmak da, bulunuyordu.
BBC iki haftalık grevi kazanımla sonuçlandı. 28 Ocak’ta Kadınİşçi olarak dayanışma ziyaretindeydik ve o günün akşamı TGS ile işverenler anlaştı. Ayazda karda, tipide direnen gazeteciler yüzde 32 ücret artışının yanı sıra yemek, sağlık haklarında da iyileştirmeler aldılar. Gözlük yardımı, göz bozukluklarının bir “gazetecilik meslek hastalığı” olarak kabul edilmesinin yolunu açabilir.
Algü Depoculuk’ta üç yıldır çalışan Emel, seri üretim ve ağır kaldırma sonucunda 25 yaşında bel fıtığına yakalandı. Ağır çalışma koşullarını dile getirdiğinde ise mobbinge maruz bırakılarak, istifaya zorlandı. Emel haklarını geri almak, bir daha bu tür sorunlar yaşamamak için mücadeleye devam, diyor.
Anestezi teknisyenleri hastanenin en az göze çarpan, en ağır işçileri. Cerrahi alanının erkek ağırlıklı olması nedeniyle ameliyathanelerde cinsiyetçi “şakalara”da maruz kaldıkları gibi şikayet mercileri de yok. D vitamini eksikliği, bel fıtıkları, radyasyona bağlı kanserler meslek hastalığından bile sayılmıyor. Çok dertliler…
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!