sendika

Temmuz istatistikleri sendikalaşma oranın düştüğünü gösteriyor. Buna karşı sendikalı işçi sayısında metal gibi klasik sektörlerden hizmet sektörüne doğru bir kayma yaşanıyor. Bu kaymalar işgücünün toplumsal cinsiyet bileşimini de kadınlar lehine değiştiriyor. Sendikaların buna uygun politika geliştirmeleri şart…
Son günlerde kadınlara yönelik taleplerin toplu sözleşmelerde yer alması tartışılmaya başlandı. Esasen konu ve talepler epey eski. Nedir toplu sözleşme, kimleri kapsar, kadın ve LGBTİ+’lara yönelik çıkarlar TİS’lerde niçin temsil edilmez, sözleşmeler eşitliği sağlama metinleri olarak kullanılabilir mi? Bir bilene soralım dedik. TİS’leri sadece pratikte değil teoride de inceleyen Ayşecan Ay ve Genel- İş Sendikası Kadıköy eski Şube Başkanı  Nazan Gevher Çam Ay ile görüştük.
28 Aralık Cumartesi günü Feminist Mekan’da feministler olarak kadın işçilerin bulunduğu grev ve direnişlere yönelik dayanışma stratejilerimizi konuşmak, bu konuya dair yol haritamızı belirlemek için buluştuk. Yağmurlu bir gündü ve beklediğimizden çok daha az kişiydik ama tartışmalarımız oldukça verimli geçti.
“Türkçede erkek ifadesinin dişil karşılığı kolay kolay kadın olmaz, genellikle ‘bayan’, zaman zaman ‘hanım’ hatta “aile” olur. kadın, nedeni açık olacak şekilde cinsellik getiriyor erkeklerin aklına! onu da ayıp sayıyorlar. nitekim filenin sultanları, ‘kızlar’ birçok mecrada ‘bayan voleybol takımı’, erkek futbolu, sadece ‘futbol.’”
Hasta olduğu, mesai yazıldığı ya da o gün çalıştığı için katılamayanlar olsa da konuştuğumuz işçi kadınların çoğu 1 Mayıs’ta alanlarda olacaklar. Kadın işçiler ücret eşitliği, cinsel taciz ve mobbingden arınmış işyerleri, kısa çalışma saatleri için taleplerini dile getirirken halay da çekmek istiyorlar. 
1 Mayıs arifesinde kadınlara hâlâ emekçi değilmiş muamelesi yapılırken, kadınlar hâlâ evde, sendikalarda, iş yerlerinde bir sürü ayrımcılığa uğrarken sizlere kadın işçi tarihinden ilham veren, eğlendiren ve gerçek olayları aktaran bir filmden bahsetmek istiyorum: Türkiye’de gösterilen adıyla “Kadının Fenni”. 1968’de Ford’un Avrupa’daki en büyük fabrikasında çalışan kadınların ücret eşitliği için çıktığı grevi başarıyla anlatır.
Anlatılan, en kötü sendika sendikasızlıktan iyidir, diye bir sendikaya üye olan ve kadın temsiliyetini artırmak için kadın komisyonu kurmaya çalışan kadınların hikâyesidir.
8 Mart’ta Türk-İş sendikalarının çoğunda değişen bir şey yoktu. Türk-Metal’de ön sırada bacağını iki yana açmış erkek yöneticiler geleneği, bu yıl başka sendikalara da sirayet etti. DİSK’te ise kadınların baskısı sonuç vermiş görünüyor…
“Kadınlar Sendikaların Neresinde?” sorusunu sorarak düzenlediğimiz forumda, Türkiye’de işçi ve memur sendikalarında kadınların karşılaştığı sorunları, talepleri ve mücadele yollarını tartışacağız.
Deprem bölgesinde konteyner kentlerde kimi ihtiyaçlar kısmen sağlanmış olsa da bazı ailelerin hâlâ birlikte yaşamak zorunda kalması, kadınların ev içi yükünü artıyor. Bu duruma ulaşım sorunu da eklenince kadınların ücretli emeğinin koşulları değişiyor. Kadınlar güvencesiz ve part-time işlere mahkûm hale geliyor.
Asgari ücret sürecinde esasen patronlar ve siyasi iktidar çalışanların elindeki üç kuruşu da almanın yolunu, yöntemini tartışıyor. Feride, Selime’nin talebi ise insanın beslenebileceği, ilacını ve kışın botunu, yazın penyesini alabileceği, faturalarını dert etmeyeceği bir ücret…
25 Kasım vesilesiyle, kadın sendikacılarla işyerindeki kadına yönelik şiddet biçimlerini ve sendikaların bu konudaki çalışmalarını, BİRTEK-SEN Sendikası Malatya İl Temsilcisi Halime Sancak ve Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Avrupa Yakası Temsilcisi Damla Topuz ile konuştuk.
Geçtiğimiz yıl DGB’nin başına bir kadın gelmişti. Şimdi de Almanya’nın metal sektöründe örgütlü en büyük, etki ve de erkek egemen sendikası olan IGMetall’e bir kadın: Christiane Benner başkan olarak seçildi. Hem de neredeyse delegelerin hepsinin oyunu alarak… Benner kadın işçi hakları, ekolojik bir endüstri, kısa çalışma süreleri, vergide adaleti savunuyor.
İrem’le Malatya’da tanıştık. Çocuk işçi olarak başladığı ücretli çalışma sürecinde tarım işçiliği de yapmış fabrika işçiliği de. Çalıştığı her yerde cinsiyet temelli ücret eşitsizliği ve kadına yönelik şiddete maruz kalmış. Şimdilerde “emir altında çalışmamak’ için mantar üreticiliğine başladı. Bakalım…
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!