şiddet

Çorumlu Fatma, hayatında ilk defa Mor Mekan’a gitti. Eşi işten atılmıştı, ona desteğe geldi İstanbul’a. Sonrası hep ilk… Denizi ilk kez gördü, vapura ilk kez bindi. Peki, hayatında ilk kez duyduğu Mor Mekan’ı ziyareti sonrası Fatma’nın hayatında nasıl değişimler oldu?
Diş hekimi kadınlar anlatıyor: “Bu bölümü tercih etmemizden itibaren ‘erkek işi’ laflarına sıkça maruz kaldık”, “Erkek ve presentabl olmadığım için iş bulmakta zorlandım”, “’Sen bu dişi çekemezsin, erkek doktor yok mu?’ diye soran hastalar vardı”, “Alınmayan önlemler, hasta yığılmaları bize ekstra şiddet olarak dönüyor…”
Son olarak El Salvador, Peru ve Orta Afrika Cumhuriyeti, ILO’nun 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi’ni imzaladı. El Salvador’da sendikalar ILO 190 için birlikte hareket etti, kongre üzerinde baskı kurmayı başardı.
Sendikalı oldukları için işten atılan, üç haftadır direnişte olan Lezita işçisi kadınlar, bugünlerin geride kalacağından ve kazanacaklarından emin. Kölelik koşullarında çalıştırıldıklarını, şiddete ve cinsiyet ayrımcılığına maruz kaldıklarını anlatan kadınlar, “Hiçbir kadın kendini ezdirmek zorunda değil. Biz bu ezilmeye ses çıkardık, çıkarmaya da devam edeceğiz. Yalnız değiliz” diyor
İşçi avukat Sibel Soydemir’in patronuna açtığı kötü niyet davasını kazanması, erkek yargı düzeninde kadınların yaşadığı cinsiyet temelli ayrımcılığı ve şiddeti bir kez daha gündeme getirdi. Mobbing, cinsiyetçi iş bölümü, taciz, güzellik dayatması, emek sömürüsü… Sorunlar saymakla bitmiyor. Kadın avukatlarla konuştuk.
Birleşik Metal- İş Sendikası’nda örgütlenen Asen Metal işçileri yetki sürecinde iken işten atıldılar. Fabrika önünde direniş başlatan işçilerden sekizi kadın. Düşük ücretle çalışmaya, aşağılanmaya, ağır malzeme kaldırmaya itiraz eden kadınlar, sendikalaşma hakkının yanı sıra regl izni ve dertlerini anlatacak bir kadın temsilci istiyor…
12- 18 Mayıs arası Hemşirelik Haftası olarak kutlanıyor. Hemşireler, yıl boyu, düşük ücret, uzun çalışma süreleri, küçümsenme, bir sürü angarya, şiddet ve tacizle boğuşurken, bugünler için oluşturulan yapay kutlama törenlerinden rahatsızlar. Gerçek kutlama insanca çalıştığımız, emeğimizin değerinin verildiği gün olacak, diyorlar…
Tırmanan mülteci karşıtlığı ve ırkçılık en çok göçmen kadınları tehdit ediyor. Dil sorunu olan yasalara, yasalardan kaynaklanan haklara bile ulaşamayan, göçmen kadın işçiler, işyerlerinde ya üç kuruşa çalıştırılıyor ya da evde parça başı üretim yoluyla sömürülüyor. Evde, işte fiziksel ve cinsel şiddete karşı ise bütünüyle korumasızlar.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!