sömürü

Tanıtım-pazarlama işlerinde yevmiyeli çalışan, stantlarda gün boyu gülümseyen kadınlar, katmerli bir sömürüyle karşı karşıya. Bedenleri metalaştırılıyor, birileri onların fotoğraflarını “beğenirse” işe alınıyorlar. Aldıkları ücret, dış görünüşlerine göre değişiyor. Sıklıkla cinsel tacize maruz kalıyorlar. Otellerde kadrolu işçilerin yapması gereken işleri yapıyor, güvencesiz çalışıyorlar.
 “İşin cinsiyeti olmaz, ustası olur” sloganıyla hayata geçirilen, bakanlıklarca da desteklenen Kadın Ustalar projesinde, kadın işçilerin hakları gasp edildi. Proje kapsamında Hepsiexpress için çalışan kadınlar, “Kadın istihdamını artırıyoruz diye diye emeğimizi sömürdüler. Cinsiyetimizi kullanarak zengin oldular” diyor.
Geçtiğimiz günlerde yükselen pahalılık, emek sömürüsüne karşı direniş, grevlerde ve sendikal örgütlenme mücadelesinde, kadınlar en öndeydi. Kadın emeği alanında çalışmalar yürüten kadın örgütlerine ve siyasi partilere 1 Mayıs gündemlerini sorduk. Ortak talep; evde, işte ve ücrette eşitlik…
İnci Yalçın Balkan ve Yağmur İrfan seramik sanatçısı iki kadın onlarla, sanatlarını icra ederken karşılaştıkları sorunları, geçinip geçinemediklerini,  bu alandaki kadın emeği sömürüsünü, sendikalaşmaya nasıl baktıklarını, konuştuk.
Tekstil işçisi Öznur ve Dev Tekstil Genel Başkanı Fatma Alökmen tekstil sektöründe kadınların yaşadıkları sorunlara dikkat çekerek, “Sömürü çarkının bir parçasıyız. Bize hala yardımcı iş gücü gibi bakılıyor. Zam dönemlerinde erkek işçilere yüksek zam yapılırken kadınlara düşük ücretler reva görülüyor. İşten atma olacaksa kadın işçiler öncelikli tercih ediliyor. Bu cinsiyetçi ve ayrımcı politikalara karşı bulunduğumuz her alanda mücadeleyi daha önde örgütleyelim” dedi.
Tıbbi sekreterlik hastanelerde genel olarak kadınlar tarafından yapılan bir iş. Sayıları çok az olan erkekler genellikle dışarıdaki işlerden sorumlu oldukları için onlardan uzmanlara ve şeflere çay götürmesi filan istenmiyor. Veri giriş elemanı diye de adlandırılan bu grup, “biz bir aileyiz” anlayışı ile ciddi bir sömürüye maruz kalıyor.
Melnea’nın yaşamı; ırkçılığa, cinsiyet ayrımcılığına, emek sömürüsüne karşı bir direnişti. Ev işçilerinin güvenceli ve insana yaraşır koşullarda çalışabilmesi için mücadele etti
“En önemli soru şuydu; Suriyeli göçmenler gelmeden önce bu işi şimdikinden nispeten daha yüksek ücretle yapan yerel kadınlar neredeler? Çünkü, Suriyeli kadınlar bu parça başı işleri çok az bir ücret karşılığı yapıyorlar. Bir nöbet değişimi söz konusu burada. Nöbetleşe parça başı iş.”
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!