tecavüz

“Tüm zorlukları, kötü şeyleri ve hoşa gitmeyen şeyleri itiraf etmekten korkuyorum. Kendimi açık etmekten korkuyorum. Bana acınmasından. Gücendirmekten. Bana bağırılmasından. Rahatsız edici bir kadın olmaktan. Ve yeterince rahatsızlık vermemekten. Korkuyorum. Ama yine de yapıyorum.”
Marsinah 8 Mayıs 1993’te Endonezya da öldürüldü. O, çalıştığı fabrikada haksız muameleye maruz kalan iş arkadaşlarını savunan bir işçiydi. Sendikalar 1 Mayıs’ta Marsinah’ın ‘Ulusal Kahraman’ olması için hükümete teklif götürdüler…
Sevgi, aile evinden şiddet gördüğü için çocuk yaşta kaçtı. Tecavüze uğradı, adamla evlendirildi. Koca evinde şiddet katlanarak arttı. İki kez sığınma evine gitti çocuklar için dönmek zorunda kaldı. Bir gün artık çocuklar için o eve dönmemesi gerektiğini anladı, evden ayrıldı. Boşanma davası açtı. Hayatını kendi başına tekrar kurdu. “Çalışıyorum, kendine güzel bir dünya kurdum, aslında dünyanın güzel olduğunu fark ettim.” diyor.
Gazeteci Pelin Özkaptan ve ismini vermek istemeyen gazeteci, kadın gazetecilerin yaşadığı sorunlara şu sözlerle dikkat çekerek; “Tecavüz edilmekle tehdit edildim. Kadın gazeteciler, medyanın her alanında ücret eşitsizliği, sözleşme ve sosyal güvence eksikliği, ağır iş yükü, mobbing, cinsel taciz ve şiddet gibi hak ihlallerine maruz kalıyor. Kadın gazetecilerin güçlendirilmesi ve eşitliğin sağlanması için kalıcı çözümler bulunmalıdır.” dediler.
Meliha Yıldız sekiz yaşından itibaren sekiz yıl babasının tecavüzüne uğramış bir kadın. Kutsal Tecrit isimli kitabında maruz kaldığı ensesti ve güçlenme hikayesini anlatıyor. Hüzün ve acı dolu olsa da bir o kadar da umut verici kapanmayan yaraları tedavi etmek, acıları sağaltmak için bize çıkış yolunu işaret ediyor.
“Cinsel taciz, istismar ve tecavüzün en ağır şekliyle film endüstrisinde mi yaşandığını düşünüyorsunuz? Hayatınızı bir de temizlik işçisi, garson ya da düşük ücretli “kadın işi” olan herhangi bir işle idame ettirmeyi deneyin. Bu meslekleri yapanlar çok az hak ve çok az telafi şansı ile rutin istismarla karşı karşıya.” diyor Hazards Magazine** editörü Rory O’Neill. Hazards İngiltere’de çıkan uluslararası muhabirler ağına sahip sendika dostu bir dergi. Yararlı olacağını düşünüp makaleyi kısaltarak çevirdik.
Kadın reglinin evlendiği erkeğe dair mahrem bir alan olarak görülmesi düşündürücü. ‘Ped’ kadına ilişkin bir materyal olduğu için aslında hakarete uğrayan kadınlar…  Kadının regl süreci ‘mahrem’ kabul edilip, evlendiği adamın egemenlik alanına nasıl hapsedilebilir ki? Zincir markette gerçekleşen dayak olayı, herkesin tartıştığı konu haline geldi. Kadın hukukçular olayı değerlendirdi.
Biz hayatlarımızla ilgili kararları nasıl ki evdeki tek adamın vermesine izin vermiyorsak kimseye bu hakkı vermiyoruz. Bu hayat bizim! Ve biz bunu yüksek sesle söylemediğimiz sürece hayatlarımızla ilgili söz söyleme hakkını kendilerinde bulmaya devam edecekler
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!