toplumsal cinsiyet

Toplumsal Tarih Şubat sayısında “ezberleri sorgulayan emek tarihini ele alırken” feminist tarihçilerin makalelerine yer veriyor. Bunun yanı sıra erkek tarihçiler de bu kez kadınları görmezden gelmemişler. Hadi hayırlısı, diyelim…
Emeklilere yapılan zam, yaraya merhem olacak nitelikte değil. Kadın emeklilerin durumu ise hepten zor. Ödenmeyen primler, düşük ücretler nedeniyle emekli aylıkları çok az olan kadınlar geçinemiyor, sağlıklarına bütçe ayıramıyor. Emekli kadınlar ve Emekliler Dayanışma Sendikası Başkanı Şahbaz ile emekli kadın olma halini konuştuk.
Caliban ve Cadı isimli eseriyle tanıdığımız maddeci feminist, otonomist, aktivist ve akademisyen Silvia Federici, ‘Ücret Patriyarkası’* isimli kitabıyla bu kez bize Marx’ın temel metinlerini tekrar gözden geçirme ve patriyarkanın ücret halini tartışma imkânı sunuyor.
Önümüzdeki dönemde küresel ve ulusal ekonomiler karmaşık ve çok sayıda zorlukla karşı karşıya kalacak. Üretim zincirlerinde kesintiler, gıdaya erişim, bölgesel savaşlar, enerji fiyatlarının ve enflasyonun yükselişi, göçler ve iklim krizi bunların başlıcaları. Bir an önce yaşamı merkeze alan, eşitliğe duyarlı, çevre yıkımının önüne geçecek ekonomik modellerin hayata geçirilmesi gerekiyor.
Kadın mühendis, mimar ve şehir plancıları, uzaktan çalışmanın yeni meselesi “buradayımcılık”tan ve “hazır ve nazırcılık”tan mustarip. Bu nedenle “bağlantısızlık hakkı”nı daha fazla dillendiriyorlar. İşsiz kalma ve temel ihtiyaçları karşılayamama konularında erkeklerden daha kaygılılar.
“Genel olarak masallarda, kadın ve erkeğin, toplumsal cinsiyet rolleriyle uyumlu biçimde konumlandırıldığını görüyoruz. Buna göre; kadınlar daha çok evdedir, bekârsa beyaz atlı prensi ya da şehzadeyi beklemektedir evlenmek için. Pek çok masalda, kadın ev dışında var olabilmek için erkek kılığına girmekte, ancak erkek gibi göründüğünde bir işte çalışabilmektedir.”
Artan yarı zamanlı işler, evden çalışma, sağlıksız iş koşulları ve düşük ücretler, kadınların sendikalarda örgütlenmesinin zaruri olduğunu gösteriyor. Bu hala istenilen düzeyde değil. Değişim şart. 1960’lı yıllarda Kadın Kolu kuran Lastik-İş Sendikası’ndan Ece Göktürk ve yıllarca KESK’te toplumsal cinsiyet çalışmaları yürüten Handan Çağlayan’la son dönem dinamiklerini konuştuk.
Birleşik Metal-İş’in araştırmasına göre, metal işçisi kadınlar erkeklere göre daha çok kas-iskelet sistemi sorunu yaşıyor. Bu durum, toplumsal cinsiyet rollerinden bağımsız değil. Meslek hastalıklarına ilişkin toplumsal cinsiyet perspektifiyle yapılmış araştırmaların artması gerekiyor.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!