ücret eşitsizliği

SOL Parti Başkanlar Kurulu Üyesi İlknur Başer, partisinin kadın emeği politikalarına dair Kadın İşçi’nin sorularını yanıtladı…
Alphindi fabrikasında Şeker-İş’e üye oldukları için işten atılan kadın işçiler, kötü çalışma koşulları nedeniyle sağlığını yitirmiş. Artık demliği bile kaldıramıyorlar, elleri kesik izleriyle dolu. Erkek işçilerin daha yüksek ücret aldığını belirten işçiler, “Sendikalı olmanın önemini daha iyi anladık. Her işçi hakkını savunsun, örgütlensin” diyor.
Sendikalı oldukları için işten atılan, üç haftadır direnişte olan Lezita işçisi kadınlar, bugünlerin geride kalacağından ve kazanacaklarından emin. Kölelik koşullarında çalıştırıldıklarını, şiddete ve cinsiyet ayrımcılığına maruz kaldıklarını anlatan kadınlar, “Hiçbir kadın kendini ezdirmek zorunda değil. Biz bu ezilmeye ses çıkardık, çıkarmaya da devam edeceğiz. Yalnız değiliz” diyor
Kadınİşçi’nin pandemi sürecinde ilk yüz yüze etkinliklerden biri olan Ücret Eşitsizliğini Konuşuyoruz, toplantısı, 10 Nisan Pazar günü Levent Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde yapıldı. Kadınİşçi tarafından hazırlanan ücret eşitsizliği raporunun sunulduğu toplantıda, konuşmacılar salondakiler , eşdeğerde işe eşit ücret, ücret şeffaflığı, ücret değerlendirme sistemleri gibi konuları tartıştılar.
Gazeteci Pelin Özkaptan ve ismini vermek istemeyen gazeteci, kadın gazetecilerin yaşadığı sorunlara şu sözlerle dikkat çekerek; “Tecavüz edilmekle tehdit edildim. Kadın gazeteciler, medyanın her alanında ücret eşitsizliği, sözleşme ve sosyal güvence eksikliği, ağır iş yükü, mobbing, cinsel taciz ve şiddet gibi hak ihlallerine maruz kalıyor. Kadın gazetecilerin güçlendirilmesi ve eşitliğin sağlanması için kalıcı çözümler bulunmalıdır.” dediler.
Pandemi nedeniyle artan iş yükü ve artmayan ücretler karşısında Alman Hizmet Sendikası (Ver.di) bugün grevde. Grevin nedenlerinden biri de sosyal hizmet uzmanlarının bu alanda çalışan erkek kamu personeli ile eşdeğer iş yapmasına rağmen düşük ücret alması. Kazanımlar bu alandaki ücret eşitsizliğini de giderecek…
Nathalie Lemel, kitap ciltleyen işçilerdendi. Evlendi, üç çocuğu oldu, hayırsız kocayı boşadı, iş bulmak üzere çocuklarıyla Paris’e gitti. Ciltçilerin grevlerinde en öndeydi. Sosyalist harekette kadın emeğinin görünürlüğü için çalıştı. Paris Komünü’nde barikatlardaki kadınları örgütledi. Yenilgiden sonra sürüldü, işkence gördü. Sürgünden sağ çıktı ve “mücadeleye devam” dedi.
Vakıf üniversitesi çalışanları, 2020 yılında çıkarılan yasaya göre devlet üniversitesindeki akademisyenlerle aynı ücreti almaları gerektiği halde; onlardan yaklaşık 2-3 bin TL eksik ücret alıyor. Yani yasa açıkça ihlal ediliyor. Talepleri ise açık: Eşit işe eşit ücret. Vakıf Üniversitesi Dayanışma Meclisi üyesi bir doktor öğretim üyesi ile hem ücret eşitliğini hem de bu üniversitelerdeki çalışma koşullarını, hak ihlallerini ve akademisyenlerin örgütlenme olanaklarını konuştuk.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!