Podcast serimizin bu bölümünde feminist aktivist Sezen Yılmaz’ın Batı Anadolu’da 20. yüzyılın başlarında tarım sektöründe kadın iş gücünün görülmeyen emeği üzerine hazırladığı doktora tezini konuştuk. Belgeler arasında kadın emeği aramanın bir süre sonra kaynak eleştirisine dönüştüğünü söyleyen Sezen “geçimlik bir üretim varsa orada da kadın var” diyor.
“Feminist gözle bakınca görebiliyoruz, üretim varsa orada kadın da var”

Kadın emeğini ve kültür-sanat üretimlerini görünür kılmak, kadın işçilerin deneyimlerini kayda geçirmek ve feminist bir emek politikası tartışmalarına katkı sağlamak için sesimizi taşıdığımız podcast serimiz “Kadın Emeğinin Halleri”nin 18. bölümü yayında.
Podcast serimizin bugünkü konuğu feminist aktivist Sezen Yılmaz. Batı Anadolu’da 20. yüzyılın başlarında tarım sektöründe kadın iş gücünün görülmeyen emeği üzerine doktora tezi yazan Sezen, tezinin bir kaynak eleştirisine dönüştüğünü söyleyerek “geçimlik bir üretim varsa orada da kadın var” dedi. Feryal Saygılıgil sordu, Sezen Yılmaz yanıtladı.
“Aslında bu tezi yazmaya başlarken biraz o patriyarkadaki sürekliliği ve değişimleri görmek istemiştim. Çünkü bu hem bizim projemizde hem Osmanlı tarihi çalışanlarda bir kapitalizmin sürekliliği geçişleri o dönemlerine dair bir tartışma var. Tartışmayı kapitalizm üzerinden okurken patriyarka üzerinden nasıl okuyabiliriz diye düşünerek başlamıştım. O yüzden de 20. yüzyılda o modernitenin oturmaya başladığı o geçiş döneminde ev içi emek nedir karşılıksız emek nedir nasıl dönüşmüştür?”
“Hiç kadınlar üzerinden incelenmemiş kadınların çok az veya belirli şartlarda yer aldığı bir kaynağı ben kadınların görmek üzere onların emeğini görmek üzere nasıl okuyabilirim? Buna nasıl yaklaşabilirim diye düşündüm. Aslında bir kaynak eleştirisine dönüştü bu.”
“Bir de zaten kentteki bir ev içi emekle kırdaki şu anda bile aynı değil. Çünkü o ev dediğimiz şeyin sınırları çok değişiyor. Şu an benim oturduğum evde bir, ya kedilerim dışında bir hayvan bakımım yok ama bir kırsaldaki bir hanede o hayvanın bakımı, tarlaların bakımı işte gibi birçok şey de dahil edilebiliyor.”
“O verilerde kadınlar yok gibi görünse de aslında feminist bir gözle baktığımızda o kadınları görebiliyoruz. Çünkü neye bakmamız gerektiğini anlayabiliyoruz. Onun dışında bu başta dediğim gibi kapitalizm analizini, sistem analizini biz sürekliliğini ya da kırılmalarını tarihsel süreçte bu şekilde bakıyorsak, patriyarkaya da bakabiliriz. Hatta biz patriyarkaya bakmalıyız aslında. Öncelik olarak buna bakmalıyız. O yüzden evet piyasaya bir şey üretiliyor ve orada kadın var ama aslında üretilmiyor, gelir elde edilmiyor ya da piyasaya ait değil, geçimlik bir üretim varsa orada da kadın var.”
İyi dinlemeler.
https://open.spotify.com/episode/5KQeXlRYiKIPCk7KXoRn2H?si=J0wTpdXDTG6sJ4IS9IsNSQ
SEZEN’İN ŞARKI TAVSİYESİ:
https://open.spotify.com/track/1lj1zjh2oskpH1QvJR26mR?si=3r8fGf_uS9WKA575dZnhZw&utm_source=whatsapp










