IndustriALL Küresel Sendikası’nın Kadın Komitesi, yeni dönemin ilk toplantısını 10 Haziran’da Cenevre’de gerçekleştirdi. Komite, iki yeni eş başkan seçti ve Kasım 2025’teki Sidney Kongresi’nde kabul edilen feminist kararın hayata geçirilmesi amacıyla 2026–2029 dönemini kapsayan küresel bir yol haritası benimsediğini duyurdu.

İnsanların tarihi bir sürecin parçası olduklarını hissettikleri anlarda, odayı dolduran özel bir enerji vardır. Bu enerji Cenevre’de de hissediliyordu. Yeni komite, Sidney Kongresi’nden sonraki ilk toplantısında yalnızca konuşmak için değil, aynı zamanda inşa etmek için bir araya geldi.
Altı ay önce IndustriALL, feminizm kelimesini açıkça telaffuz etti. Bir dipnot olarak değil, ikincil bir hedef olarak da değil; tüm örgütün temel siyasi çerçevesi olarak. Cenevre’deki toplantı ise Sidney’de verilen sözlerin hayata geçirilmesine yönelik yol haritasının şekillendirildiği buluşma oldu.
IndustriALL Genel Sekreter Yardımcısı Christine Olivier şöyle dedi:
“Sidney’de kabul ettiğimiz kararların kâğıt üzerinde kalmaması gerekiyor. Bu kararlar sendikalarımızda, işyerlerimizde ve kadınların yaşamlarında görünür ve hissedilir olmalı. Elimizde bir yetki, güçlü bir karar ve açık bir yol haritası var; şimdi bunları hayata geçirmemiz gerekiyor.”
Komite, bu toplantıda iki yeni eş başkan seçti. Namibya Maden İşçileri Sendikası’ndan Regina Nambahu, 21 yaşından beri sendika üyesi ve madencilik sektöründe 17 yıllık deneyime sahip.
“Kadınlar öncülük ettiğinde sendikalar daha güçlü olur. Eşbaşkan olarak, her kadın işçinin sesinin duyulduğu, hak ettiği saygıyı gördüğü ve güçlendiği bir gelecek için kadın liderliğini feminist bir perspektif etrafında buluşturacağım. Değişimi birlikte inşa edeceğiz.”
Kuzey Amerika’daki Uluslararası Makinistler ve Havacılık İşçileri sendikasının İnsan Hakları Direktörü ve 32 yıllık sendika üyesi olan Nicole Fears ise şunları ekledi:
“Benim için her şey insanla başlıyor. Daha güçlü işyerleri ve sendikalar inşa edebilmek için bizi ayrıştıran ve bir araya getiren dinamikleri anlamamız gerekiyor. Çalışmalarım, farklılıklar arasında ilişkiler kurmayı; herkesin saygı gördüğü, söz sahibi olduğu ve değer verildiğini hissettiği kapsayıcı ortamlar yaratmayı amaçlıyor.”
Bu iki ismin seçimi, yalnızca prosedürel bir adım değil, aynı zamanda güçlü bir mesaj ve kararlılık beyanıydı.
Herkesin sahiplendiği dönüştürücü bir toplumsal cinsiyet gündemi
Feminist dönüşümün yükünü kadınlar tek başına taşımayacak. Kongrede kabul edilen feminist karar, bir tercihten ziyade, dünyanın her bölgesindeki bağlı sendikalar, sendikal yapılar ve liderler için ortak bir sorumluluk olarak görülüyor. Bu nedenle komite, uygulama sürecinin yalnızca kadın komitelerinin omuzlarına bırakılmaması için bölgesel Yürütme Kurulları tarafından onaylanacak yol haritaları hazırlanmasını önerdi. Hem IndustriALL sekretaryasının hem de üye sendikaların bu doğrultuda somut adımlar atması gerekiyor.
Bu yol haritası, toplumsal cinsiyete dayalı ücret eşitsizliğini yalnızca istatistiksel bir veri değil, köklü yapısal eşitsizliklerin bir yansıması olarak görerek ücret eşitliğini merkezine yerleştiriyor. Ayrıca bakım emeğini sendikal mücadelenin temel gündemlerinden biri olarak ele alıyor ve bunun evrensel bir insan hakkı olarak tanınmasını talep ediyor.Aynı zamanda işçi sağlığı ve iş güvenliği, insan hakları özen yükümlülüğü (due diligence) ve adil dönüşüm konularını da kapsıyor.
Ayrımcı toplumsal normlar ve eşitsiz güç ilişkileriyle mücadele edilmediği sürece, çalışma yaşamını dönüştüren süreçler kadınları dışlamaya devam edecek. Bu yüzden, tüm bunların temelini oluşturan ve giderek yükselen erkek egemenlikçi ideolojilere karşı acil bir mücadele gerekiyor.
Dönüştürücü toplumsal cinsiyet yaklaşımı ne anlama geliyor?
Sendikal hareketin önündeki en acil görevlerden biri, çalışma yaşamını dönüştüren süreçlerde hiçbir kadının geride kalmamasını sağlamak. IndustriALL Küresel Sendikası ve Avrupa IndustriALL Sendikası’nın ortak araştırması çarpıcı bir tablo ortaya koyuyor. Yeşil ve dijital dönüşümlere ilişkin projeksiyonlar, kadınların erkeklere kıyasla 23 milyon daha az yeni istihdam olanağına erişeceğini gösteriyor.
Bangladeş’in hazır giyim sektöründe kadınların işgücündeki payı, son otuz yılda yüzde 80’den yüzde 56’ya geriledi; bu düşüşte yeni teknolojilerin de etkisi bulunuyor. Asya genelinde ise ayrımcı önyargılar kadınları otomasyonla ortaya çıkan işlerin dışına itiyor. Teknik işlerin “erkek işi” olarak etiketlenmesi ve kültürel normlar, birçok kadın işçinin beceri geliştirme ve yeniden eğitim süreçlerine katılımını sınırlıyor.
Tedarik zincirlerinde toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin giderilmesi için toplumsal cinsiyet temelli insan hakları özen yükümlülüğü kritik bir öneme sahip. Botsvana’daki maden işletmeleri, hamile bedenlere uygun koruyucu ekipman tasarlamıyor. Kadınların talepleri ise hâlâ toplu sözleşme masalarında yeterince yer bulamıyor. IndustriALL, çok uluslu şirketlerle yürüttüğü çalışmalara toplumsal cinsiyet eşitliğini yerleştirmek için rehberler geliştirmeye devam ediyor.
Kadın Komitesi feminist yol haritasını hayata geçirmek için çalışmalarını sürdürürken, Cenevre’de devam eden ILO müzakereleri oldukça zorlu geçti; ABD ve Arjantin, “toplumsal cinsiyet” kavramını ve toplumsal cinsiyete ilişkin her türlü ifadeyi reddetti. Bu tablo, sendikal liderliğin gerekliliğini her zamankinden daha açık ortaya koyuyor.
Genç kadınların sendika deneyimleri
Günün ruhunu en iyi yansıtan an, genç kadınların söz aldığı bölümdü. Sahra Altı Afrika ve Asya’daki IndustriALL mentorluk programlarına katılan genç kadınlar, deneyimli sendika liderlerinin bulunduğu salonda taleplerini dile getirdi ve deneyimleriyle tartışmalara yön verdi. Fotoğraf çekimleri için toplantılara davet edilip karar alma süreçlerinin dışında bırakıldıklarını; “yetersizlik hissi” ile geri çekilmeye zorlandıklarını ve sendikaların toplumsal cinsiyet taahhütlerini çoğu zaman politika belgelerinde bırakıp pratikte hayata geçirmediğini anlattılar.
Söz alan kadınlardan biri “Kararlar, masada oturanlar tarafından alınır. Kadınlar liderlik yapılarında yer almadığında, önceliklerimiz göz ardı ediliyor. Bu bir kadın sorunu değil, toplu pazarlık meselesidir. Daha güçlü sendikalar istiyorsak, kadınların daha güçlü katılımına ihtiyacımız var.” dedi.
Erkeklerin sürece dahil edilmesi
Toplantı, en önemli tartışmalardan biriyle sona erdi. IndustriALL Genel Sekreteri Atle Høie, salonda uzun süre hatırlanacak bir açıklıkla konuştu:
“On yıl önce, dönüştürücü toplumsal cinsiyet yaklaşımının ne olduğunu hiç bilmiyordum. Zamanla bunun aslında oldukça mantıklı olduğunu görüyorsunuz. Eğer sorunların kök nedenlerine müdahale etmezseniz, hiçbir zaman çözemezsiniz.” dedi.
Değişim yalnızca tutkuyla değil; yön, hesap verebilirlik ve değişimin yükünü yalnızca kadınların değil herkesin taşımasını talep etme cesaretiyle mümkün olur. Yol haritası ortada. Yetki net. Şimdi her bağlı sendika, her yapı ve her lider bu süreci sahiplenip sahiplenmeyeceğine karar vermek zorunda.
https://www.industriall-union.org/womens-committee-feminist-road-map










