Elde futbol topu diken kadınlar

Ev eksenli çalışmanın çeşitli türleri var. Evde futbol topu dikmek de bunlardan biri. Bu işin kursları da varmış. Pandemi koşullarında Burdur’da top dikerek kendi deyimleriyle “eve katkı” sağlayan, bir yandan da ev işleri yapan aslında ağır emekçi olan kadınlarla Gülay Fırat konuştu. 
Paylaş:
Gülay Fırat
Gülay Fırat
glyfirat@gmail.com
Gülay Fırat glyfirat@gmail.com

Ev eksenli çalışmanın çeşitli türleri var. Evde futbol topu dikmek de bunlardan biri. Bu işin kursları da varmış. Pandemi koşullarında Burdur’da top dikerek kendi deyimleriyle “eve katkı” sağlayan, bir yandan da ev işleri yapan aslında ağır emekçi olan kadınlarla Gülay Fırat konuştu. 

Kadın işi denilince akla pek çok şey gelir ama evde futbol topu üretimi pek akla gelmez. Aslında kaliteli futbol ve voleybol topları elde dikiliyor.  Kadınlara meslek edindirme projelerinden biri kapsamında eğitim gören Burdurlu kadınlar ev eksenli çalışma türlerinin nerelere kadar gittiği konusunda bir örnek oluşturuyorlar.

Kadınların kimi ilkokul mezunu, kimi üniversite. Kimi daha önce farklı işler de denemiş, kimi ise hiç ücretli çalışmamış. Türkiye bu alandaki ihtiyacını genellikle Çin ve Pakistan’dan ithal ederek karşılıyor. Ev eksenli çalışma kadınlarla tanımlanan çalışma biçimlerinden biri, böylece kadınlar evlerde ev işlerini yapıp çocuklara ve yaşlılara bakarken,  bir yandan da eve “katkı” sağlayabiliyorlar.  Bu çalışma biçiminde kadınlar gerçekten de ancak katkı olabilecek ücretlerle çalıştırılıyor.  İşsizliğin, kadın işsizliğinin tavan yaptığı pandemi koşullarında, Burdur’da evde top dikime işi kadınlar için bir gelir kaynağı olmuş. İki buçuk sene önce başlatılan proje kapsamında bugüne kadar 150 kadın top dikim ustası yetiştirilmiş. Burdur’daki atölyede “ev kadınlarına” bu işin kursu verilmiş.  Kadınların ürettiği topların ulusal ve uluslararası liglerde futbolcularla buluşması (uluslararası kapitalizmin çarkına girmesi) için gereken onayı FIFA veriyormuş. Bu sene içinde sonuçlanması beklenen testlerden olumlu sonuç çıkarsa Süper Lig’de kadınların alın teri olan bu topları göreceğiz.

Gece yarılarına kadar top dikmek

Bir tür performans sistemine göre üretim yapıyorlar. Bugüne dek 7 bin top diken kadınların bu yılki hedefleri ise 10 bin top. Dikilen toplar üniversitelere dağıtılıyor, yani ilk testi öğrenciler yapıyor. Günde en az bir, en fazla üç top dikebilen kadınlara her bir top için 50 lira ücret ödeniyor. Daha önceleri 30 lira alıyorlarmış. Top dikim ustası kadınlardan bazıları gece yarılarına kadar top diktiklerini söylüyor. İş o kadar da kolay bir iş değil elbette ayrıntıları onlardan dinliyoruz.

Bir futbol topunda 900 dikiş var

Top dikim ustası kadınların arasında daha önce hayatında eline iğne-iplik almayanlar var. Futbol veya voleybol topu dikiminin püf noktası, altıgen 32 deri parçasına mumlanmış ipler ve özel dikim iğnelerle 900 sıkı dikiş atılması ve bu dikişlerin hepsinin aynı yöne gitmesine ise özen göstermek gerekiyor. Başlangıçta parmaklar çok acıyormuş.

NAZLI SARIKAYA (Top Dikim Ustası)

Üniversite mezunu evli ve iki çocuklu olan Nazlı Sarıkaya (43), bu iş öncesinde eline iğne-iplik almadığını söylüyor. Bir arkadaşı vasıtasıyla top dikim kursundan haberdar olmuş “Bu işe huyumda baskın olan keşfetme, merak ve deneyim kazanma duygusuyla girdim. Oysa hayatımda iğne ile ipliği bir araya getirmiş insan değildim. Daha önce bir süre Kredi ve Yurtlar Kurumu’nda rehberlik yapmıştım. Sonra bir tuhafiyede ve ufak çaplı başka işlerde de çalıştım. Futbol dikimi kursundan haberdar olunca ilginç geldi. Eğitime başladığımda çevrem bu işi yapabileceğime ihtimal vermedi çünkü dikiş bilmiyordum ama başardım” diyor.

Parçaları dikerek birleştirmeyi, iç lastiği yapıştırmayı, topu şişirmeyi, top parçalarını kesmeyi, top bezlerini gerip yapıştırmayı kursta öğrendiğini belirten Sarıkaya, günde dört-beş saat çalıştığını ve bu sürede bir tane futbol topu dikebildiğini söylüyor. Sarıkaya  “Aynı bir puzzleda eksik parçaları bulmak gibi. Kadınlara tavsiyem denemeleri, deneyince hoşlarına gidebilir.” diyor. Futbolla arasının olmadığını belirten Sarıkaya, bu işe başlayınca merak duymaya başladığını söylüyor.

Dikişler aynı ayarda olmalı

HAVVA ERCAN (Top Dikim Ustası)

İlkokul mezunu Havva Ercan (37) futbol dikimi işinden önce bir süre İl Özel İdaresi’nin yemekhanesinde çalışmış, küçük çaplı el işleri de yapmış. Top dikiminin her aşamasını öğrenip kendi atölyesini açmak istiyor. 20 yıllık evli ve iki kız çocuğu olan Ercan, “Top dikebilmek için dikiş bilmeye gerek yok ama sorumluluk sahibi olmak şart, çünkü işin inceliği çok. Dikkat edilmesi gereken şeyler var; mesela dikişler aynı ayarda olmalı, ipin mumlanması ve deriye göre dikişin düzgün atılması gerek. Şimdiye kadar diktiğim topların sayısı yüzü geçti. Günde bir top dikiyorum, bu bazen iki oluyor. Atölyeye gittiğimizde 4-5 saat çalışıyoruz.” diyor. Normalde futbolu çok sevmediğini söyleyen Ercan, “Beşiktaş’ı tutuyorum ama normalde çok maç izleyen biri değildim. Bu işten sonra merak edip izlemeye başladım” diyor.

Bu iş sabır işi

PERİHAN BEBİŞ (Top Dikim Ustası)

.

20 yıllık ev hanımı ve iki çocuk annesi Perihan Bebiş (39) iki senedir ev ekonomisine katkıda bulunmak için futbol topu dikmeye başladığını söylüyor.  Bu sürede o kadar çok top dikmiş ki sayısını hatırlamıyor. Bebiş, “ Başta erkek mesleği gibi geldi tabii. Kursta top dikimiyle ilgili her şeyi öğrendim. İki yıldır da emek veriyorum ve o kadar çok top diktik ki sayısını hatırlamıyorum, günde ancak 2 top dikebilirim” diyor.

Atölyenin 09.00 ile 17.00 saatleri arasında açık olduğunu, belirten Bebiş, “Futbol topu dikimi evden çalışmak isteyen kadınlar için iyi bir iş. Özellikle dünyayı saran bu pandemi döneminde evde iş yaparak aile bütçesine katkı sağlıyorum, kendi paramı kazanmak iyi geliyor” diyor.

Futbol topunun elde dikilmeyeceğini düşünenlerin çok fazla olduğunu söyleyen Bebiş şöyle devam ediyor “ İşe ilk başladığımda çevremde topun makinede dikildiğini düşünüp önemsemeyenler oldu. Elde dikilmeye başlayınca çok şaşırdılar. Bu iş sabır işi hayli de zor tabii.” Futbolla arasının her zaman iyi olduğunu Fenerbahçeli olduğunu belirten Bebiş, “Televizyonda milli maçları ve Fener’in maçları izlemeyi çok severim” diyor. 18 ve 13 yaşlarında iki oğlu olan Bebiş, “Evde eşim ev işlerine yardımcı oluyordu ama bu işe başladıktan sonra biraz daha destekledi” diyor.

Kapanmada malzemeyi evlere bıraktım

AYSEL ÖZCAN (Top Dikim Ustası ve Atölye Sorumlusu)

Pek çoğumuz gibi Aysel Özcan (42) da futbol topunun elde dikildiğini bilmiyormuş aslında. Bugün Top Dikim Ustası olmasının yanı sıra atölye sorumlusu ve öğreticisi kendisi. Özcan şöyle konuşuyor, “22 yıllık evli, biri üniversite öğrencisi, üç çocuk annesiyim. Bu işe başlayana dek ev hanımıydım. 2019’da başlayan kursta üç ay eğitim gördük. Top dikimi için dikiş bilmeye gerek yok. Yeni öğrenciler ilk derste parmaklarının acıdığını ya da ipi fazla geremediklerinden şikâyet ederler ama daha sonra alışıyorlar.  Günde iki-üç top dikebilirler. Ben üç tane top dikebiliyorum. Şimdiye kadar 500 den fazla top dikmişimdir” diyor.

Her gün atölyeye giden Özcan, “Pandemi yüzünden atölyede sosyal mesafeye dikkat ediyoruz, maske takıyor, sık sık dezenfektan sıkıyor ve temizlik yapıyoruz. Bir arada olmak bize iyi geliyor.  Birbirimizden güç alıyoruz. Günde sekiz saat çalışıyoruz.”

Pandemi yüzünden yaşanan kısıtlamalarda atölyeye gelemeyen kadınların ihtiyacı olan malzemeleri evlerine kadar bizzat götüren Özcan, “Kısıtlamalar olunca arkadaşlarımızın top ve aletlerini onların evlerine bırakıyorum. Arkadaşlarımla her zaman dayanışma halindeyiz” diyor.

Top dikmeye başlayınca futbolu merak ettim

HAVVA SEZGİN (Top Dikim Ustası)

Okul kantinleri ve temizlik şirketlerinde çalışan Havva Sezgin (39), “ Evden yapılan bir iş olması nedeniyle bu işe girdim. Malum çocuk bakımı ve ev işleri de kadınların omuzunda. Kursta size işin inceliğini öğretiyorlar. Özellikle dikiş bilmenize gerek de yok. Bu işin iyi yönü hem evde hem de atölyede size çalışabilme fırsatı tanıması. Pandemide atölyeye gidip arkadaşları görmek iyi geliyor” diyor.

21 yıllık evli ve üç çocuk annesi Sezgin, futbolla arasının hiçbir zaman iyi olmadığını belirterek, “Futbol topu dikmeye başlayınca maçlar da dikkatimi çekmeye başladı. Galatasaraylıyım fırsat buldukça maçlarını izliyorum. Atölyede günde beş-altı saat geçiriyorum. Yirmi yaşındaki büyük oğlum da bana yardıma geliyor hatta atölyede parça kesimini oğlum yapıyor. Günde bir tane top dikebiliyorum, bu zamana kadar 200 futbol topu dikmişimdir” diyor.

Paylaş:

Benzer İçerikler

Yukarıdaki başlık Heinrich Böll Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği tarafından 17 Eylül Cumartesi günü Cezayir Toplantı Salonu’nda yapılan uluslararası bir konferansın başlığıydı. Toplantıda vakfın konuyla ilgili raporu sunulduktan sonra, pandemi ile birlikte kadınları iyice zorlayan bakım emeğinin çeşitli biçim ve yönleri tartışıldı.
Evden çalışmak, özellikle yeni olanlar için kuşkusuz zorlu bir iş. Sadece farklı bir çalışma şekli değil, farklı bir yaşam biçimi. Özel hayat ile iş arasındaki ayrım fiziksel olarak ortadan kalkıyor. Damla Şentürk, uzaktan çalışan beyaz yakalıları araştırdı.
Ev işçisi kadınlar, geçenlerde Twitter’de dönen “Ev işçisine yemek verilmeli mi?” tartışmasına oldukça tepkili. “Biz sadaka istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz. O bir öğün yemek bizim zaten hakkımız, hakkımızı vermek zorundasınız” diyorlar. Ev işinin iş, ev işçisinin de işçi olduğunu ısrarla vurguluyorlar
EVİD-SEN’in araştırmasına göre, her 10 ev işçisi kadından 8’i sigortasız. Kadınların yarısından fazlası salgında işini kaybetti. Araştırma, ev işçilerinin hem kendi evlerinde hem de çalıştıkları evlerde yoğun şekilde şiddete maruz bırakıldığını da gözler önüne serdi.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!