Emek Çalışmaları Topluluğu Raporu’nda kadınlar “Kadın işçiler her şeye rağmen direndiler”

Emek Çalışmaları Topluluğu 2015’ten beri işçi eylemlerinin yıllık raporlamasını yapıyor. Yakın zamanda 2021 raporu dolaşıma girdi. Topluluktan Ebru Işıklı, son rapordaki kadın eylemlerini Kadınİşçi için yazdı.
Paylaş:
Ebru Işıklı
Ebru Işıklı
ebruuisikli@gmail.com

Pandeminin vurduğu 2020’de yaşamsal emek -kadının bakım emeği hariç- toplum gözünde değerini artırdı. Pandemi döneminde özellikle sağlıkçılar (hasta bakıcısı, doktoru) sistemin örgütlenmesindeki hiyerarşiye meydan okuyarak eylemler yaptılar. 2021’de ise eylem sayısında ve eylemci sayılarında yaşanan artış pandemi sürecini telafi ederek iddialı bir nitelik kazandı. 2020’de 706 mesele için (304’ü işyeri temelli) yapılan eylemler 2021’de  827 mesele (347’si işyeri temelli) için gerçekleşti. 2021’de hak arayışı güçlendi ve 2022’de gücünü daha da artırdı. 2022’nin ilk aylarında yaşamsal emeğin diğer aktörleri perakende işçileri (kurye, depo, market) ayağa kalktı.

Kadın eylemleri

Eylemlerdeki erkek ağırlığı, öncelikle istihdamda erkek oranının kadın oranından çok fazla olmasıyla ilgili. Diğer yandan eylem sayısının yüksek olduğu metal, genel işler ve inşaat işkolları erkek yoğun iş kolları. Yine de kadınlar bu süreçte, diğer eşitsizlikler eteklerinden çekip engellese bile direnişlerde de yer aldılar. 2021’e geri dönecek olursak genel resimde vakaların[1] yüzde 28’inde kadınların yer aldıklarını gözlüyoruz.

 Sayı%
Sadece kadın6%1
Kadın ağırlıklı18%4
Kadın-erkek eşit108%23
Erkek ağırlıklı229%49
Sadece erkek107%23
Toplam468%100

İş yeri temelli eylemlerde kadınların sayısının erkeklere eşit ya da erkeklerden fazla olduğu vakaların oranı 2017-19 arasında  yüzde 26 ile 29 arasında seyretmiş 2020’de hafif bir yükseliş ile yüzde 33’e çıkmıştı, 2021’de ise yüzde 28 bandına geri döndü.

Eylemlerin söyledikleri

Eylemin en belirleyici faktörü iş kolu. Bu işkolunda sendika gibi kolektif güç ve ürünün kritikliği yani piyasadaki pazarlık gücü eylem süreci için merkezi öneme sahip. Bu bir yana kadınlar hangi sektörde olurlarsa olsunlar, eylemlerinin sonucu ne olursa olsun,  sayısı, süresi ne kadar olursa olsun katmanlı engellere rağmen ortaya çıkan kadın direnişlerini görünür kılmak için özel çaba  göstermemiz gerekiyor.

2021’de genel eylemler içinde 33 (toplam 347) vakada sadece kadınlar vardı ve bu kapsamda 36 eylem gerçekleştirildi.  Kadınların gündeminde İstanbul Sözleşmesi, ILO 190’ın imzalanması ve kadına yönelik şiddet vardı. 33 vakanın 23’ünde, DİSK BMİS’in örgütlü olduğu metal sektöründeki işyerlerinde İstanbul Sözleşmesinden geri çekilmeye itiraz eylemleri bulunuyordu.

Sendikalar dışında İmece Kadın Dayanışma Derneği ev işçileri için, Tarsus Kadın Platformu kız çocuğu işçiler için eylemler yaptılar. İşçi Kadın Meclisleri, İzmir Sağlık Platformu 300 kadının birden iş bıraktığı Mersin Toptancı Halindeki eylemde kadınlar kölelik şartlarına karşı eylem yaparak, sabah beş akşam altı, kayıtsız ve güvencesiz çalışmanın temposuna kalbi dayanmayan arkadaşlarının kaybına isyan ettiler. 2021’de bir başka ilde daha 300 kadın sokağa çıktı. Ege Üniversitesi ofis ve idari kadrolarındaki kadın işçiler TİS sözleşmesine itiraz etti.

Güçlerini direnişe çevirdiler

Bazı eylem ve direnişler 2018-19’da gerçekleşen Flormar direnişinde olduğu gibi, direnişte erkek işçiler olsa bile eylem kadınlar üzerinden ilerliyor. 2021’de 136 gün boyunca süren SML Etiket direnişi de bunlardan biri oldu. Üçü Dev Tekstil üyesi 22 işçinin sendikal faaliyeti engellemek için işten çıkarılmasıyla başlayan eylem zincirinde direniş çadırı kuruldu, üretimi yapılan markaların mağazaları önünde eylemler gerçekleştirildi ve davalar açıldı. Bu sırada fabrikanın güvenliği tarafından saldırıya uğramalarına ve polis tarafından göz altına alınmalarına rağmen kadınlar direndiler.

Xiaomi Salcomp, Nelteks, Westmode Tekstil direnişinde de benzer şekilde kadınlar öne çıktı. Nelteks’te 10 saat çalışan, mola için üç kat inen,  ağır yük kaldırmaları nedeniyle fiziksel sınırlarını zorlayan, tuvalet süresi hesaplanan kadınlar sendikal mücadeleyle bu şartlara karşı çıktılar.

Sağlık, tekstil, genel işler ve konaklama işkollarında yapılan eylemlerde kadınların sayıları fazlaydı ve en önde yer aldılar.  2021’de patronlar kadınların dayanma azmini paraya çevirmeye çalışırken kadınlar birçok işyerinde bu güçlerini direniş azmine çevirdi.


[1] Vaka altında bir veya daha fazla eylem olabilir. Metodoloji ve terminoloji kullanımı detayları için ana rapora bakabilirsiniz.

Foto: DHA Arşiv 2013

Paylaş:

Benzer İçerikler

Emek ve Meslek Örgütlerinden Kadınlar 2011 yılında yan yana gelerek bir platform oluşturdular. Amaç; kadınların ücretli emek alanında karşılaştıkları talepleri ortaklaştırmaktı. Platformun önemli eylemlerinden biri de 1 Mayıs 77’de öldürülen kadınlar adına Kazancı Yokuşu’na karanfil bırakmak. Bu yıl da 29 Nisan günü yapılacak anmaya tüm kadınları çağırıyorlar.
Samandağ’da depremden sağ kurtulan bir kadınla konuşuyoruz. Çadırda kalıyorlar, evleri hasarlı. Kadın çocuklara ve yaşlılara bakıyor, yemek pişiriyor, onların psikolojileriyle ilgileniyor. Kendi psikolojisi de berbat. “Kadınsal ihtiyaçların” devam ettiğini söylüyor.
Son 15 yılda 374 kamu kreşi kapatıldı. 3-5 yaş grubunda üç milyona yakın çocuk bu hizmetten yararlanamıyor. 13 milyon kadın, çocuk baktığı için iş bile arayamıyor. “Özel kreşlere paramız yetmediği için çocuğumuzla eve kapanmak istemiyoruz” diyen TİP’li Kadınlar, “Çocuklar kreşe, kadınlar işe” sloganıyla kampanya başlattı.
Doç. Dr. Emel Coşkun, “Toplumsal bakım yükünün, en ucuz emeği sunan göçmen kadınlarca güvencesiz koşullarda karşılanması yaygınlaşıyor. Bu durumdan hem aileler hem işverenler hem de devlet yarar sağlıyor” diyor. Coşkun, göçmen ev işçilerinin haklarının korunmasında sendikaların sorumluluğuna da dikkat çekiyor.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!