Benim Hikayem & Senin Hikayen

Cennet, Yörük kökenli bir kadın… Aydın Çine’ye bağlı Topçam köyünde yaşıyor. Bir yandan günlük işlere koştururken diğer yandan kuruyan pınar, kesilen fıstık ağaçları için acı çekiyor. Çok sevdiği köyünü maden talanından kurtarmak için mücadele eden Cennet, çığlığı artık duyulsun istiyor.
Soma’da 301 maden işçisinin yaşamını yitirdiği büyük iş cinayetinin ardından sekiz yıl geçti. Adalet yerini bulmadı, bu yüzden hala kanayan bir yara Soma. Madenci eşi kadınlar sürecin yükünü hala sırtında taşıyor. Arkadaşımız Sare Somalı, çocukluğunda ve kazadan sonra kasabada kadınların görünen, görünmeyen emeğini anlatıyor bizlere….
Sevgi, aile evinden şiddet gördüğü için çocuk yaşta kaçtı. Tecavüze uğradı, adamla evlendirildi. Koca evinde şiddet katlanarak arttı. İki kez sığınma evine gitti çocuklar için dönmek zorunda kaldı. Bir gün artık çocuklar için o eve dönmemesi gerektiğini anladı, evden ayrıldı. Boşanma davası açtı. Hayatını kendi başına tekrar kurdu. “Çalışıyorum, kendine güzel bir dünya kurdum, aslında dünyanın güzel olduğunu fark ettim.” diyor.
Yeşillikler içinde ne varsa “hazine”ydi onun için. 10 yıldır, ormanları, sapa yerlerdeki yeşil doğayı kendine mekan bellemişti Saliha. Biberiye, radika, çoban çantası, labada, kuş otu, hodan, şevketi bostan, kuzukulağı… Topladığı yabani otları sepetine özenle yerleştirip, soluğu otoyol kenarlarında alıyordu. “Otçu Saliha” diyorlardı kendisine. Yoldan geçen arabalara el edip, bir demet yeşilliği uzatıyor, sesleniyordu; “Hodanım var, hindibağım var!”
Elif’in hikayesi sendikalı bir işyerinde çalışan ve koca şiddeti nedeniyle boşanmak isteyen pek çok kadının ortak hikayesi aslında. O şiddet gören, boşanmak isteyen kadınlara kıdem ve ihbarının ödenmesini, parasal destek, koruma verilmesini ve bunların toplu sözleşmelere yansıtılmasını istiyor.
Pendik, Kartal Maltepe civarında oturan ve Bağdat Caddesi’ndeki evlere temizliğe giden kadınların kullandığı bir güzergâh bu. Kentin prestijli olarak kabul edilen zengin muhiti ile kentin dışında kalan bölgeleri arasında kadın emeğinin bir güzergâhı var.
“Kimseye muhtaç olmadan hayatımı yaşamak, huzurlu olmak, mutlu olmak, parasal olarak da kendimi geçindirmeye yetmek istiyorum.”
İstanbul’da semt pazarlarından birinde karşılaştık Rukiye Hanımla, “Her şey 2,5 TL” yazılı tezgâhın başında sessiz, sakin müşteri bekliyordu. Hayatı sigortasız işlerde çalışarak geçmiş. İlerleyen yaşına rağmen hem pazarcılık yapıyor, hem de merdiven silerek ailesine bakmaya çalışıyor…
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!