Benim Hikâyem & Senin Hikâyen

“Biz ne zaman yaşayacağız” diye sitem ediyor Azime. “En güzel zamanlarımı hep çalışarak, her şeyden uzak kalarak geçiriyorum. Sürekli para yetiştirmeye çalışıyorum. Para yetmiyor. Evi temizlemeye, kendime bakmaya çalışıyorum. Zaman yetmiyor.”
Hem engelli, hem yaşlı, hem sosyal yardım almayan, hem de halen çadırda yaşayan bir kadın olarak neden konteyner kente gitmediğini öğrenmeye çalıştığımız Semra bu konuda oldukça dertli. Yaşlı ve yalnız kadınlar için konteyner kentlerin de sağlıklı ve güvenli alanlar olmadığını belirtiyor.
Hatay’da kadınlar, yaygın bir şekilde sigortasız çalıştırılıyor. Defne annesinin her gün 12 saat çalıştığını ama sigortası olmadığını söylüyor: “Kadınlar böyle çalışıyor daha çok. Erkeklerinki de problemli ama onlara sigorta yapılıyor” diyor.
Güvenceli ve düzenli işlerin rafa kalktığı deprem bölgelerinde, kadınlar, geçinebilmek için tehlikeli işler yapmak zorunda kalıyor. Ağır hasarlı binalara girerek eşya ve demir toplamak da bu işlerden biri.
“İlk defa aldığım asgari ücretin içinden ulaşım ve yemek masrafını çıkarınca geriye ne kadar kaldığını, masraflarımı nasıl en aza indirip kalandan birikim yapabileceğimi hesaplıyorum. Her güne “bu iş bitince ne olacak” diye düşünmeden başlamak istiyorum… Yeniden, tek başıma ama yalnız kalmadan, umutlarımı yitirmeden devam etmeye çalışıyorum işte.”
Toplum Yararına Proje (TYP) ile deprem bölgesinde kadınlar, bir süreliğine de olsa düzenli maaş aldıkları bir işe başlayabildiler. Depremin etkilerini üzerinden atamamış olan kadınlar ulaşım yetersizliği ve gelecek kaygısıyla birlikte, artan ev içi bakım emeğini de sırtlanarak işe gidip gelmeye çalışıyor. Aldıkları asgari ücret ise kadınların kendi ihtiyaçları için değil, yeni bir ev inşa edebilmek ve hane içindeki ihtiyaçlar için kullanılıyor.
Çocuk yaşta evlendirilen Reyhan ve Emel’in hayatı hane halkına hizmet etmekle geçmiş. 6 ve 20 Şubat depremleri hayatlarını daha da zorlaştırmış… Pahalılıkla baş etmeye çalışırken kendi ihtiyaçlarını unutmuşlar. Çocukları için sağlıklı ve güvenli bir ortam yaratmaya çalışıyorlar. Konteyner kent koşullarında ne kadar mümkün?
İşe çağırmaları için gözüm hep telefondaydı. Günler geçiyordu ama işe çağırmıyorlardı. Arayayım mı, mesaj mı çekeyim ikilemini yaşarken hâl hatırlarını soran bir mesaj attım. Geri dönen olmadı. Yine iş aramaya başladım.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!