Hizmet sektöründe cinsel yönelim ayrımcılığı: “Bu sizin camiadan mı?”

Kadınların sıkça ayrımcılığa maruz kaldığı sektörlerden birisi de hizmet sektörü. Özellikle restoran ve barlarda çalışan kadınlar türlü taciz ve mobbingle karşı karşıya. Kadın çalışanlar hem müşterilerin hem de erkek patron ve yöneticilerinin kendilerini muhatap almayışlarından da yakınıyor.
Paylaş:
Öznur Kaya
Öznur Kaya
oznurr.kayaa@gmail.com
Öznur Kaya    oznurr.kayaa@gmail.com

Kadınların sıkça ayrımcılığa maruz kaldığı sektörlerden birisi de hizmet sektörü. Özellikle restoran ve barlarda çalışan kadınlar türlü taciz ve mobbingle karşı karşıya. Kadın çalışanlar hem müşterilerin hem de erkek patron ve yöneticilerinin kendilerini muhatap almayışlarından da yakınıyor.

İrem Güvenç, Kadıköy’de bulunan popüler bir restoranda yaklaşık beş aydır hosteslik yapıyor. Çalıştığı restoranda tek kadın olduğunu ve yöneticilerinin tümünün erkek olduğunu söyleyen İrem, sektörde çok fazla cinsiyetçi küfre maruz kaldığını ifade ediyor. Kendisini biseksüel bir kadın olarak tanımlayan İrem, yönelimi sebebiyle birebir maruz kaldığı olumsuz bir durum olmadığını fakat müşteri veya yöneticilerin aralarında geçen diyaloglarda homofobik tavırlar içinde bulunduğunu, bunun da onu rahatsız ettiğini anlatıyor.

İrem, hizmet sektöründe müşteri ve yöneticilerin çok yüksek beklentiler içinde olduğunun altını çizdikten sonra şu ifadeleri kullanıyor:

“Erkekler restoranda ‘dikkat çekici’ bir kadın gördüklerinde tavırlarını değiştiriyor. Kadına karşı seviyesiz davranabiliyorlar. Çalıştığım restorana müşteriler tarafından trans ya da eşcinsel olarak kodlanan insanlar geldiğinde “Bu sizin camiadan mı?” diye bana soruyorlar. Yönelimime dair buna benzer şeylere maruz kalıyorum”

Kadınları muhatap almıyorlar

Kardelen ise bir pizzacıda çalışıyor. Daha önceleri de hizmet sektöründe çalışan Kardelen, pizzacıya gelen müşteri profilinin ayrımcı tavrına maruz kaldığını ifade ediyor. Kardelen, “Ben kadın olduğum için genelde müşterilere ‘yer yok’ ya da ‘şu masa boş’ vs dediğimde, kapıda karşıladığımda beni bir kadın olarak asla ciddiye almayıp muhatap olacakları erkek çalışan arıyorlar” diyor.

Erkek çalışanların karşılaştıkları tavırla kendisine gösterilen tavır arasında fark olduğunu vurgulayan Kardelen, “Müşteriler bana karşı daha kaba, üstten, ısrarcı olabiliyor” diyor. Kardelen, erkek müşterilere gerektiği gibi davrandığında, nezaket gösterdiğinde kendisine karşı laubali bir tavır takındıklarını söylüyor. “Erkekler, güler yüzlü bir kadın çalışan gördüklerinde kadınları rahatsız etmeyi kendilerine hak görüyorlar” diyor.

Paylaş:

Benzer İçerikler

Habertürk’e yönelik operasyon bir kere daha medyada kadınların yaşadıklarını ortaya döktü. Kadın gazeteciler ve sendikalar, medyadaki tacize, şiddete, baskıya, mobbinge, işten atma tehditlerine karşı sessiz kalmamak gerektiğine dikkati çekerek, “Taciz paylaşıldıktan sonra utanç biter, mücadele başlar. Sendikal örgütlenme, kadın gazeteciler için hayati bir önem taşıyor. Susmak zorunda değilsiniz, yalnız değilsiniz. Örgütlü mücadele, erkek egemen medyaya karşı en güçlü araçtır” dediler
Geçtiğimiz günlerde gündeme gelen edebiyat ve yayın alanındaki taciz vakalarıyla ilgili edebiyat alanındaki kadınlardan ortak bir tepki gelmişti. Bir bildiriyle* görüşlerini açıklayan Kadın+ Edebiyatçılar grubuyla bir söyleşi yaptık. Grup yayıncılık sektöründe giderek görünür olan taciz vakalarına karşı yapısal dönüşüm talep ediyor. Söyleşimizde telif güvencesizliği, sigortasız çalışma, freelance zorunluluğu ve ekonomik bağımlılığın tacizi nasıl beslediğini anlattılar.
Yoğun bakım birimleri hepimizin, sevdiklerimizin yaşayabileceği önemli bir sağlık sorununda en kritik sağlık hizmetini aldığımız birimler. Ancak buralarda çalışan hemşireler üzerlerindeki, aslında kurallara aykırı olan fazla çalışma baskısına, bunun yarattığı tükenmişliğe karşı hemen her yerde kavga vermek zorunda kalıyor. Kayseri ve İstanbul’daki iki şehir hastanesinden yoğun bakım hemşireleri Aynur Gürcan ve Diren Doğan ile konuştuk 
Zincir marketlerde çalışan kadın işçiler, patronların kâr hırsının, ağır iş yükünün, mobbingin ve cinsel tacizin hedefinde. Kadın işçilerin meslek hastalıkları görmezden geliniyor; dinlenmeye, nefes almaya zaman bırakılmıyor. İşçiler ise sessizce değil, yaşadıklarını ve taleplerini birbirine anlatarak direniyor.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!