File Market’te ağır sömürü koşulları ve baskılara karşı anayasal haklarını kullanarak sendikaya üye olan 24 işçi, performans düşüklüğü gerekçe gösterilerek, Kod-49 ile işten çıkarıldı. Tez-Koop-İş Sendikası, 20 Kasım Perşembe günü File Market’in İstanbul Maltepe İdealtepe’de bulunan mağazası önünde bir basın açıklaması yaparak işten çıkarmaları protesto etti. Çıkarılanlardan Kader Kırca, ertesi gün File Market’in Bağcılar-Doğanbey Şubesi önünde direniş başlattı. Kırca, her Salı ve Perşembe günleri 13:00-15:00 arasında eylem yapacak. Kader Kırca ve onun gibi işten çıkartılan Zübeyde Sofiyan ile File Market’deki çalışma koşullarını, işten atılma süreçlerini, kadın işçilerin yaşadıkları sorunları ve taleplerini konuştuk.
Bir sürü iş kazam var
Kader Kırca, 6 yıl boyunca çalıştığı File Market’te yaşadığı zorlukları şöyle anlattı; “4 bin TL yemek parasıyla elimize geçen toplam 30 bin TL. Bu ücret zaten Türkiye şartlarında geçinilmeyecek bir para. Açlık sınırının altındayız. Hepimizin bu düşük maaşla sıkıntısı vardı. Bunun üzerine File Market’te sendika çalışmasını başlattım. Yönetime yakın bir iki işçi arkadaş ismimizi verdi. Performans düşüklüğü sebep gösterilerek kapıya konulduk. Şirkette kadın olarak çalışmak çok zordu. Palet geliyordu, kadın bu paleti çekemez ama kadınlar da çekecek deniyordu. O yük en az 100-200 kilo, elektronik transpalet değil, kendi kas gücünle çekebileceğin bir transpalet. Haliyle bu iş kazalarına sebep oluyordu. Zaten bu 6 yıl içinde geçirdiğim iş kazasının haddi hesabı yok. E- devlet üzerinden bakılsa, bir sürü iş kazası vakam var. Şirket, bu konuda tedbirsizdi. Marketin, temizliğini biz yapıyorduk. Tuvalet temizliği bizdeydi. Müşteri bize hakaret bile etse, kabullenmek zorunda kalıyorduk. Neden, çünkü ekmek kavgamız, başka hiçbir şey değil. Bize iş tanımımız dışında işler de yaptırılıyordu. Bizi kasapta çalıştırıyorlardı. Kasa reyon personeli olarak, bizi şarküteride çalıştırıyorlar. Biz manava da yardım ediyorduk. İş tanımı denen şey yoktu orada” dedi.

Şirket sendikaya tamamen karşı
Kırca, ihbar ve kıdem tazminatı ödememek için işçilerin Kod-49 ile işten çıkarıldığını söyledi. Kırca, “Şirket sendikaya tamamen karşı. Yönetici adayıydım. Hiçbir savunmam yoktu. Benim 6 yıldır performans düşüklüğümü görmediler de şimdi mi gördüler. Sendikalı olduğum ve iş arkadaşlarımı sendikalı yaptığım için işten atıldım. Yöneticilerin söylediği şey şu, ‘Şirket gerekirse bağlı olduğu kurumları kapatır ama kesinlikle sendika istemez, sendikalı işçi istemez. Şirket sendikaya karşı’ İşçinin söz hakkı olmasın, işçi hiçbir sosyal hakkından yararlanmasın, işçi köle gibi kullanılsın istiyorlar. Asıl işten çıkarılma nedenim sendikal baskı. Bizleri, Kod-49 ile işten çıkardılar. Ne tazminatımı ne ihbarımı, hiçbir şey vermeyeceklerini söylediler. Asıl zorumuza giden Kod-49 ile çıkarılmamız. Yarın başka bir işe girmek istediğimizde bu önümüze çıkacak. İşsizlik maaşından yaralanmıyoruz. Bu bizim önümüzde bir leke. Biz yapmadığımız şeyler yüzünden lekelenmek istendik. 6-10 yıl çalışan işçilere, kıdem ve ihbar tazminatı ödememek için Kod-49 ile işten çıkarıldık” diye ekledi.
Çocuğumla eylem alanında daha mutlu, daha güçlüyüm
Kırca, kadın işçiler için sendikalı olmanın çok önemli olduğunun altını çizdi ve bebeğiyle eylem yapmanın ona güç verdiğini belirtti. Kırca, “Süt iznim vardı. Süt izin saatimde beni işten çıkardılar. Süt iznimin bitmesine bir hafta kala, 14 Kasım’da işten çıkarıldım. Süt iznim bile personel arasında sorun oluyordu. ‘Sen neden 2.5 saat erken gidiyorsun, biz neden senin işini yapıyoruz. Erkekler özellikle sorun ediyordu. ‘Benim işimi yapmıyorsunuz, siz size verilmiş saat içerisinde kendi işinizi yapıyorsunuz’ dedim. Bir anne ve bir kadın olarak diyorum; bir kadının kendini güvence altına alması lazım. Bu erkek hegemonyasından, bu baskılardan kurtulması gerekiyor. İşyerinde kadın arkadaşımız çalışıyor, parasını kocasına götürüyor. Buna mecbur kılınıyor. Köle gibi kullandırılıyor. Biz köle değiliz; çocuk doğurduk diye erkeklere el pençe duracak da değiliz. İkinci evliliğini yapmış bir kadın olarak söylüyorum, kendi ayaklarımın üzerinde durmayı çok iyi biliyorum. Haksızlığa gelemiyorum, hiçbir kadının da boyun eğmesini istemiyorum. Bu yüzden sendika bizim güvencemiz. Bunlar kadın, susar dediler. Ertesi gün eylem başlatmam onların daha çok dikkatini çekti. Ben tek başıma eylem gerçekleştirdim. Sendikamız destek verdi. Direnişime devam edeceğim. Çocuğumla eylem yapmak benim için çok iyi oldu. Ben hamileyken çalıştım, bebeğim karnımdayken o ağır yükleri benimle o da çekti. Bu direnişimde bebeğimin de payı var. Çocuğumla eylem alanında daha mutluyum, daha güçlüyüm. Aslında eylem alanınla bebeğimle hiçbir sorun yaşamıyorum. Bu benim için gurur verici bir şey.”
Herkesten destek bekliyoruz
Kırca, şunları da söyledi: “Biz anayasal hakkımızı kullandık. İşyerimize sendika istedik, daha iyi geçinebilme koşulları istedik. Biz çalmadık çırpmadık. Onlar bizim emeğimizi çaldılar. Onlar bizim çocuklarımızın rızkını çaldılar, onlar bizim her şeyimizi çaldılar. Utanması gereken kendileri. Hakkımızı alana kadar direneceğiz. Haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz. File’ye sendika girene kadar çalışacağım. Biz Salı ve Perşembe günleri Bağcılar Doğan Bey File Market önünde 13:00-15.00 arası eylem yapıyoruz. Kim olursa olsun, herkesi bekliyoruz. İnsanların yanımızda bir dakika bile durmaları önemli. Herkesten destek bekliyoruz” diyor.
Koruyucu ekipman verilmedi, satırla parmağımı kestim
İşten çıkarılan bir diğer kadın işçi olan Zübeyde Soyfidan, ağır ve kötü koşullarda çalıştırıldıklarını anlattı. Soyfidan, işyerinde koruyucu ekipman verilmediği için iş kazası yaşadığını söylüyor. Soyfidan, “File Market’te 5 ay kasap personeli olarak çalıştım. Sendika üyeliğim daha önceki çalıştığım işyerinden beri var. Aslında ilk başta sendika üyeliğimi sorun etmiyorlardı, ta ki benim arkadaşlarımı sendika hakkında bilgilendirmeye başladığımı görene kadar. Sendikanın File’ye geleceği duyulana kadar… Ne zamanki sendika File’ye girmeye başlamış, personellerin sendikaya üye olduğunu duydular, farklı şekilde bakmaya başladılar; sanki sendika onlara düşmanlıktı. File’nin çalışma koşulları ağır ama içerdeki personel genel olarak hiçbir şeye ses etmiyor. Tuvalet temizliğinden tutun alan temizliğine kadar biz personeller yapıyorduk. Maaşa gelince belki elimize geçen nakit para iyi gibi gözüküyor, yalnız hiçbir yan hakkı olmadığı için maaş konusunda yine diğer yerlere nazaran çok düşük kalıyor. İşçi sağlığı için gerekli önlemler yok. Örnek verecek olursam ben kasap personeliyim, herkesin kendi bedenine uyacak şekilde çelik eldiven verilmesi gerekli. Bunu ise girdiğim ilk andan itibaren sordum. Kimse bu senin koruyucu ekipmanın diye vermedi. Ben parmağımı satırla kestikten sonra rapor sürem bitti, çalışmaya başladım. O zaman getirip bir adet çelik eldiven verdiler. Diğer arkadaşlarım böyle bir şey olduğunu bile bilmiyordu. Çalışana mobing ve ağır baskılar yapıp istemedikleri kişilere resmen bezdirme politikası uygulanıyordu, iş yükü olarak daha fazla iş yaptırılıyordu.”
Kadın işçilerin tuvalete gitme saatine kadar takip ediliyordu
Sofiyan, kadın işçilerin erkek işçilere göre daha fazla çalıştırıldığını da belirtti; “Bir kadın işçi olarak çalıştığım bölümden de kaynaklı, hep bir ayrım yapmaya çalışan kişiler vardı. Bazı beyefendiler sizi sadece oranın temizliğini yapmakla yükümlü görür. Bazıları ‘Öyle değil böyle yapılacaktı’ gibi üstten üstten konuşur. Sevkiyat atmaktan reyon açmaya kadar her şeyi File’nin şartlarına göre yapabiliyor olmama rağmen çoğu yerde, ‘Sen reyonda kal, sen temizliği yap’ gibi emirler veriliyordu. Erkek işçiler mağazamızda daha rahat, kendi istedikleri gibi çalışırken kadın işçilerin tuvalete gitme saatine kadar takip ediliyordu. Halbuki erkek işçiler sürekli sigara içmeye diye işten kaçıyordu, kadın personeller de onların yapmadığı işi yetiştirmeye çalışıyordu” diye ekledi.
File Marketler’e Tez-Koop-İş Sendikası girecek
Sofiyan, haklarını alana kadar mücadele edeceğini vurguladı; “Sendikalı olmak bence bir farklılık, herkes sendikalı olmalı, haklarımızı birebir, daha biz bir şeyleri söylemeden görüp koruyan bir örgütlenme, tamamen personelin iyiliği için kurulan bir örgütlenme olduğunu düşünüyorum. Sırf sendikalı olduğum için Kod-49 ile çıkarılmış olmam, sadece ben değil diğer arkadaşlarımın da bu kodla çıkarılması işyerimizin bize yaptığı en büyük düşmanlıktır. Ben burada sadece kendim için değil benim gibi diğer çıkartılan arkadaşlarımın da haklarını düşünerek elimden gelen ne varsa yapacağım. Usulüne uygun şekilde bu davayı sonuna kadar sürdürmek gerekiyor. Gerek işe geri dönüşler gerekse çıkarıldığımız kodun değiştirilmesi yönünde elimden geleni yapacağım. Gerekli hukuki işlemleri başlattık. Bir an evvel sonuçlanması tek temennimiz. Kamuoyu ve insanlardan tek isteğim bize her anlamda destek olmaları, kamuoyunun her yerde biz mağdur edilen kişileri konuşmalarını talep ediyorum. Doğruyu savunduğum, her şeyin daha iyi olmasını istediğim için sendikam Tez-Koop-İş ile mücadele veriyoruz. Elbette mücadelemizin karşılığını alacağız. Elbet File Marketler’e Tez-Koop-İş Sendikası girecek” dedi.
İşveren baskı, fişleme, mobing ve e-devlet şifrelerini isteyerek istifaya zorladı
Tez-Koop-İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Elmas Eniş, işten çıkarılan işçiler için hukuki süreci başlattıklarını belirtti. Eniş, “File Market işçileri Tez-Koop-İş Sendikası’nda örgütlenmeye başladı. File işçilerinin sendikamıza üye olmasıyla birlikte işveren baskı, fişleme yöntemi, mobing ve e-devlet şifrelerini isteyerek istifaya zorladı. Yöneticiler işçilerle molalarında görüşmemize dahi izin vermedi. Anayasaya aykırı şekilde yasak ilan etti. Ardından performans düşüklüğünü bahane ederek sendika üyesi işçileri işten çıkarttı. Önce Türkiye genelinde 17 işçiyi çıkarttı, ardından 7 işçinin daha aynı bahanelerle işine son verdi. Kod-49 ile işlerine son verildi. Hepsi sendika üyesi işçilerdi. Hukuki süreci başlattık. Sendikamızla, İdealtepe File Market önünde bu hukuka aykırı durumu teşhir etmek için basın açıklaması gerçekleştirdik. İşten çıkarılan Kader Kırca çıkarıldığı Bağcılar-Doğanbey mağazası önünde sendikamız Tez-Koop-İş ile direnişe geçti. Son dönemde özellikle File Market’te yaşanan baskılar ve işten çıkarmalar, sendikalı olmanın çalışma hayatındaki önemini bir kez daha görünür kıldı. İşçiler, örgütlü olduklarında yalnız kalmıyor; ücretlerinden sosyal haklarına, çalışma saatlerinden iş sağlığı ve güvenliğine kadar birçok konuda haklarını birlikte savunma gücü kazanıyor. Bu güç, işyerlerinde keyfi uygulamaların önüne geçiyor ve işçilerin sesinin daha güçlü duyulmasını sağlıyor” dedi.
Sendikalı olmak birçok hakkı güvence altına alıyor
Eniş, sendikalı olmanın önemini ve anayasal bir hak olduğunu vurguladı ve şöyle dedi: “Sendikalı olmak, sosyal hakların korunması ve geliştirilmesi açısından da büyük bir anlam taşıyor. Ücret artışları, yıllık izin, fazla mesai karşılığı, kreş hakkı, eşit işe eşit ücret gibi birçok hak, örgütlü yapının sağladığı takip ve denetimle daha güvenli hâle geliyor. Her geçen gün ağırlaşan yaşam ve geçim koşullarında sendikal dayanışma, işçilere hem güven hem güç veriyor. Özellikle kadın işçilerin çalışma yaşamında karşılaştığı düşük ücret, mobing, taciz ve ayrımcılık gibi sorunlar gözönüne alındığında, sendikal örgütlenmenin önemi daha da belirginleşiyor. File Market’te kadın işçilerin maruz kaldığı baskılar, örgütsüz kalmanın risklerini açıkça ortaya koyuyor. ILO 190 kapsamında işyerinde şiddet ve tacizin önlenmesine yönelik güvence, sendikaların desteğiyle daha etkili bir şekilde hayata geçirilebiliyor. Tez-Koop-İş, tüm işyerlerinde ILO 190’ın eksiksiz uygulanması, kadın işçilerin korunması ve çalışma yaşamının şiddetten arındırılması için örgütlü mücadelesini sürdürmektedir. Sendika, kadın işçilerin kendilerini güvende hissetmesini, haklarını rahatça talep edebilmesini ve eşit çalışma koşullarına ulaşabilmesini kolaylaştırıyor. Tez-Koop-İş olarak, File Market işçileri dahil tüm işçilerin sosyal haklarını, güvenliğini ve eşitliğini savunmaya devam ediyoruz. Çalışma yaşamının daha sağlıklı, adil ve kapsayıcı bir yapıya kavuşması için örgütlülüğün önemini her fırsatta vurguluyor; dayanışmanın gücünü büyütmeyi sürdürüyoruz.”