Köşe Yazısı

Bütçe oluşturulurken, aileden sorumlu bakanlığın kadınların ev içi emeğini görünmez kılıp sömürüyü sürdürerek yoksulluk odaklı politikalar yürütmesi, onu “yardım ve destek” hizmeti sunan herhangi bir yardım kuruluşu olmaktan öteye götürmüyor.
Bakan Derya Yanık ve KADEM’liler, düzenledikleri ‘Kadın ve Adalet’ zirvesinde eğitimin öneminden dem vururken Hatay’da 14 yaşındaki Dicle, iş cinayetinde yaşamını yitirdi. Onlar kadını yok sayıp aileyi öne çıkarırken erkekler kadınları öldürmeye devam etti. Zirvenin sonuç metni ise ‘Alice Harikalar Diyarı’ tadında.
Bütçede aslan payını Hazine ve Maliye Bakanlığı kaparken, Diyanet Başkanlığı ikinci sırada yer alıyor. Hakkını teslim etmek gerek, Diyanet bakanlıklardan sıkı çalışıyor. Şükret. Sesini çıkarma. İtaat et. Devlete, iktidara, erkeğe, aileye, kocaya, patrona itiraz etme. Sus. Halk şükrettikçe Diyanet’in bütçesi büyüyor.
Yoksulluğun, özellikle kadın yoksulluğunun perçinlendiği hanelerde, sosyal politikaların sadece yardım politikasına indirgenmesi ve yardımlarla “yönetilebilir” yoksulluğun yaratılması, sosyal politika alanında devlete düşen görevin suiistimal edilmesidir. Ağır şartlara bağlanan bu geçici yardımlar, yok edilemeyen yoksulluğun itirafıdır.
Bakan Yanık tarafından geçtiğimiz günlerde açıklanan eşi ölmüş üç çocuklu kadınlara yönelik konut destek programı, onları makbul/makbul olmayan, evli/bekâr, çocuk doğuran/doğurmayan kadın diye kutuplaştıran AKP’nin sosyal politika anlayışının en tipik örneklerinden biri…
Yeni kurulan sendikalarda, başlangıçtan itibaren yönetimlerde yer alıyorlar. Grup örgütlenmeleri oluşturuyorlar. Büyük sendikalarda kadın çalışmalarını kurumsallaştırmaya çalışıyorlar. Sendikalarına rağmen kadınlar üye olmaya, aktif çalışmaya devam ediyorlar. Bu kadar dirençten bir şeyler çıkacak gibi görünüyor.
Her geçen gün daha çok kadın ev içi sömürüyü ve haksızlığı fark edip buna itiraz ediyor. Erdoğan’ı kaygılandıran da kadınların bu isyankâr hali. Kadınlara anneliği kariyer diye layık görenlerin bu kaygısı haklı. Çünkü kadınların da yakası var, kadınlar da rozet istiyor. Erkeklere tavsiyeleri ise “babalık kariyerlerini” geliştirmeleri.
Sormak gerekmez mi, enflasyon ve işsizlik aşılamaz ekonomik sorunlar değilse neden bunlar aşılamıyor? İnsanlar neden “Geçinemiyoruz” diyor? Milyonlarca insan neden iş bulup çalışamıyor? Neden antidepresan kullanımı katlanarak artıyor? İnsanlar neden umutları tükenmiş halde ülkeden kaçmanın yollarını arıyor? Bunlar süfli sebep mi?
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!