Köşe Yazısı

Batı’nın en zengin ülkelerinden biri olan İsviçre’de kadınlar, “eşit ücret, zaman ve saygı” talepleriyle grevdeydi. “Hâlâ öfkeli” olan kadınlara dünya feminist/kadın hareketi olarak “Yalnız değilsiniz” diyoruz. Hepimiz öfkeliyiz, hem de çok…
Tüm ideolojilere sirayet eden patriyarka nedeniyle erkek giyim markası Kiğılı da tıpkı Diyanet gibi kadınlara nasıl giyinip giyinemeyecekleri konusunda cinsiyetçi kurallar dikte ediyor. Dekolte de bizim, basen de bizim! Kavgamız topyekûn erkekliğe karşı…
Ortada bir feminist/kadın hareketi olmasaydı da AKP’nin kutuplaştırıcı politikaları arasındaki büyük projesi yine kadın düşmanlığı olurdu. Çünkü AKP’nin fıtratı bu! Hayatlarından ve onurlarından taviz vermemekte ısrarlı olan kadınlar, tüm saldırılara karşı bir arada yürümeye devam edecek.
Geçtiğimiz günlerde Madagaskar’da tekstil, ayakkabı, deri sektöründen sendikacılar bir kadının başkanlığında toplanarak Covid sonrasında “sendikal örgütlenme dinamikleri”ni tartıştı, kararlar aldı. Bizim sendika kişilerinin uzun zamandır gündeme getirmedikleri iç örgütlenmeye dair pek çok mesele herkesin önünde masaya yatırıldı. Bu vesileyle “iç meselelere, sendikal sırlara” bakalım dedik.
Erdoğan’ın kadınlara “sürtük” demesinin bir karşılığı olacak. Söz ağızdan çıktı bir kere. Duyduk, gördük, aklımıza yazdık. Ne demiştik 25 Kasım’da? Öfkemiz döviz kurundan hızlı yükseliyor.
geleceği inşa edecek olan bizim ellerimiz, bedenlerimiz, emeğimiz ve aklımız. kendimizi ve başkalarını bunlardan mahrum bırakmaya hakkımız yok.
Kendi enflasyonumuzun takibi ve hesabını elden bırakmamamız gerektiğini hocalarımız yazmıştı.  İngiltere İstatistik Ofisi(ONS) bizimle aynı fikirdeymiş… Geçtiğimiz günlerde enflasyon ölçümünü haneleri, gelir, harcama, emeklilik durumu ve çocuk sayısına göre ayrıştırarak yapacağını açıkladı. Orada da, burada da enflasyonun yaşamımızı nasıl etkilediği gelirin nasıl paylaşıldığı ile ilişkili. Konu mühim, Emel- Şemsa’ya kulak veriyoruz.
Acil yargı paketi geçtiğimiz günlerde meclise sunuldu. Israrlı takip suç sayılıyor ama pişmanlık düzenlemesinde yine devlet mağdur kadın adına karar veriyor. Cinsel kimlik ve yönelim kasten öldürme suçunun düzenlenmesinde hesaba katılmıyor. Kadına yönelik şiddet suçlarında uzlaşma öneriliyor. Özetle bir verip çok alıyorlar yine…
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!