Editörden

Geçtiğimiz günlerde Madagaskar’da tekstil, ayakkabı, deri sektöründen sendikacılar bir kadının başkanlığında toplanarak Covid sonrasında “sendikal örgütlenme dinamikleri”ni tartıştı, kararlar aldı. Bizim sendika kişilerinin uzun zamandır gündeme getirmedikleri iç örgütlenmeye dair pek çok mesele herkesin önünde masaya yatırıldı. Bu vesileyle “iç meselelere, sendikal sırlara” bakalım dedik.
Savaş ve barış cinsiyetlidir. Savaşları erkekler çıkarır ama sonuçlarından en çok kadınlar ve çocuklar etkilenir. Kadınlar için savaş, erkek şiddeti, yoksulluk, göç ve kayıplar anlamına gelir. O nedenle barış süreçlerinde kadınlar en ön saflarda yer almalılar.  
Pandemi sürecinde hem evde hem işyerlerinde çok çalıştık.  Ama emeğimiz hâlâ değersiz, hâlâ ilk işten atılanlar biz oluyoruz. Bu yıl 8 Mart’ta grev ve direniş alanlarında her zamankinden daha fazla kadın işçi var. Deneyimlerimizi ortaklaştırıp, seslerimizi birleştirelim.
Zor bir yılı geride bıraktık. Pandemi çelişkileri keskinleştirirken, kadın cinayetleri, kadın işsizliği boyut değiştirdi. Her türlü baskı ve sömürüye rağmen, kadınlar sokaklardan çekilmedi. Sinbo’da da kazandık, Arjantin’de de… Yeni yılda yolumuz açık…  
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!