bu yaz için bir önerim var

“hem asgari ücrete ve emekli maaşlarına yılda dört kez zam hem bütün çocuklara bir öğün sıcak yemek için mücadeleyi hep birlikte örelim…”
Paylaş:
ayşe düzkan
ayşe düzkan
ayseduzkan@hotmail.com

büyük ihtimalle biliyorsunuzdur da bir hatırlatma olarak yazayım: şu an asgari ücret 17 bin tl. türk-iş’in açıklamasına göre, nisan ayında dört kişilik bir aile için açlık sınırı 17.725 tl, yoksulluk sınırı 57.736 tl. bu rakamlar basında sık sık karşımıza çıkıyor. ama daha az konuşulan iki nokta var.

bunlardan ilki şu: disk-ar’ın araştırmasına göre[1] asgari ücret civarında bir meblağ karşılığında çalışanların oranı yüzde 50’lerde. kayıtdışı çalışanların -ki bunların önemli bir kısmının göçmen olduğunu tahmin etmek zor değil- yüzde 83.5’i asgari ücret dahi alamıyor. yine aynı araştırmaya göre, diğer maaş ve ücretler de asgari ücrete yaklaşacak şekilde geriliyor. yani asgari ücret bugün ortalama ücret halini almış durumda.

ikinci nokta da disk-ar’ın araştırmasından: ücretli çalışan 7 milyon kadın çalışanın yüzde 61,4’ü asgari ücretin altı ve asgari ücretin yüzde 20 fazlası ücretler alıyor. kadınların yüzde 41’i ise asgari ücret dahi alamıyor.

asgari ücret, bütün ücret gruplarını ilgilendiren bir mesele çünkü toplu sözleşmeler ve genel olarak ücret zamları da bu miktar temel alarak yapılıyor.

dört kişilik aile?

bir parantez açacağım. bu araştırmaların anne, baba ve iki çocuktan oluşan dört kişilik aileler üzerinden yapılması üzerine düşünmeye değer bir konu. tüik rakamlarına göre, ortalama aile fertlerinin sayısı 2018’de 4 kişiyken 2022’de 3.17’ye düşmüş. aynı yıl nüfus içinde tek başına yaşayanların oranı yüzde 5.07. daha önemlisi hane halklarının yüzde 10.3’ü tek ebeveynli aileler ve yüzde 8’i anne ve çocuklardan oluşuyor! yani boşanmalardan sonra çocuklar annelerle yaşamaya devam ediyor. şaşırdık mı? hayır. keşke sendikaların araştırma merkezleri de sayısı gittikçe artan bu yeni aile biçimini dikkate alsa.

parantezi kapatıp devam ediyorum.

seçim bitti zam yok

geçtiğimiz günlerde asgari ücrete, beklendiği gibi temmuz ayında zam yapılmayacağı açıklandı. gelen tepkiler üzerine eylül’de bir düzenleme olacağı konuşuluyor ama enflasyon bu kadar yüksekken yılın ikinci altı ayında asgari ücrete zam yapılmaması kabul edilemez.

bununla ilgili taleplerin 1 mayıs’ta gündeme gelmesi iyi olurdu ama hâlâ geç değil. önümüzde bir buçuk ay zaman var.

asgari ücrete ve emekli maaşlarına, temmuz’da ve her üç ayda bir yani yılda dört kez zam yapılması için bir mücadelenin örülmesi çok gerekli; politik bir tercihten söz etmiyorum, emekçilerin önemli bir kısmının açlık sınırının altında yaşamaması için önemli. bu, sendikalı, sendikasız, örgütlü, örgütsüz her emekçinin desteğini kazanabilecek, her emekçinin örgütleyicilerinden olabileceği bir kampanya.

ayrıca asgari ücret aynı zamanda bir kadın meselesi, feminist bir mesele. en düşük ücretlerle kadınlar çalıştığı için, çocuklarına tek başına bakan ebeveynlerin çoğunluğunu kadınlar oluşturduğu için (nafaka ödememek için kırk takla atan, trol faaliyeti yürütenleri biliyoruz!) ve bu iki olgunun sebepleri patriyarkadan kaynaklandığı için.

emeğimizin karşılığını almak, çift mesaimizin birinden olsun açlık ve yoksulluk sınırının üzerinde gelir elde edebilmek için bu mücadeleyi örmemiz gerekiyor.

bir önerim daha var

hatırlarsınız, geçtiğimiz eğitim yılının ikinci döneminde ana okulu ve ana sınıflarında bir öğün ücretsiz yemek dağıtılmaya başlanmıştı. bunun tüm eğitime yaygınlaştırılmasını beklerken tam aksi oldu, milli eğitim bakanlığı uygulamayı kaldırmış. bu yetmezmiş gibi, anaokullarında aidat ödenmemesi kararından da vazgeçildi! sanırım önümüzdeki yıllarda seçim olmayacağı için böyle “haklar”a gerek görülmemiş.

anaokullarında ve ana sınıflarında ücretsiz yemek hakkı, ekmek ve gül’ün başlattığı bir kampanyanın sonucunda kazanılmıştı. birçok çocuğun okula aç gittiğini, açlıktan bayılanlar olduğunu biz biliyoruz, milli eğitim ve aile ve sosyal yardım bakanlıkları da biliyordur da umursamıyor belli ki. bizler sosyalistler, feministler toplumcu düşüncenin parçasıyız, eşitlik, özgürlük, barış, adalet ve daha iyi bir gelecek için mücadele ediyoruz. çocukların bir öğün olsun iyi beslenmesinin, yükselen yoksulluğun karşısında çok önemli bir şey olduğunu biliyoruz. o öğün, emeğin mücadelesinin bir parçası.

diğer yandan, kadınlar çocukları tek başlarına yapmıyor ama beslenmelerinden onlar sorumlu, dar bütçeleriyle mucizeler yaratıp onları doyurmaya çalışan yine kadınlar. o düzeni de değiştireceğiz tabii ama tek başına çocuğuna/çocuklarına bakan bu kadar çok kadın varken, bu kadar çok kadın düşük ücret alırken geri alınan yemek hakkı da bir kadın meselesi.

eylül’e, okullar açılana kadar o hakkı geri alabiliriz.

hem asgari ücrete ve emekli maaşlarına yılda dört kez zam hem bütün çocuklara bir öğün sıcak yemek!


[1] https://arastirma.disk.org.tr/?p=10615

Fotoğraf: DİSK

Paylaş:

Benzer İçerikler

“anneleri hapsetmekte beis görmeyen devlet cezaevi koşullarını onlara, çocuklara, genel olarak insana yakışır bir şekilde kurmuyor. bazen yetişkin mahpuslara yetecek kadar yatağın bile bulunmadığı koğuşlarda çocuklar anneleriyle birlikte yatıyor.”
“disk basın-iş adına, avrupa gazeteciler federasyonu’nun yıllık toplantısı için priştine’ye gittim. Türkiye’den gelen gazeteciler iktidarın son torba yasası’nda yer alan etki ajanlığıyla ilgili tasarıyı da gündeme getirdi. bunlar konuşulurken metin cihan da avrupa birliği’nin iktidar yanlısı kuruluşları fonladığını açığa çıkartmaz mı?”
“kadın gazeteciler, özellikle de kadınlık bilinciyle, feminist bilinçle donanmış olanlar medya açısından çok önemli bir işleve sahip. bugün erkek gazetecilerin de zaman zaman ele aldığı erkek şiddetinin “üçüncü sayfa” haberi olmaktan çıkıp siyasi bir mesele olarak ele alınması, onların çabasıyla mümkün oldu.”
“bu 1 mayıs’ta en önemli talebin hem emeklilere hem de asgari ücrete yılda dört kez zam olduğunu düşünüyorum. birinden sermaye, diğerinden devlet sorumlu.”
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!