Kafdağı’nın ardında, ejderhanın karnında

Bakan Yanık tarafından geçtiğimiz günlerde açıklanan eşi ölmüş üç çocuklu kadınlara yönelik konut destek programı, onları makbul/makbul olmayan, evli/bekâr, çocuk doğuran/doğurmayan kadın diye kutuplaştıran AKP’nin sosyal politika anlayışının en tipik örneklerinden biri…
Paylaş:
Gülfer Akkaya
Gülfer Akkaya
akkayagulfer@gmail.com

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Derya Yanık, eşi vefat etmiş sosyal yardım faydalanıcısı kadınlara yönelik yeni bir desteği hayata geçireceklerini belirterek, “Eşi Vefat Etmiş Kadınlara Yönelik Konut Destek Programı kapsamında 2 bin 23 adet konut temini sağlayacağız. Toplamda 607 milyon TL bütçemiz ile hane başına 300 bin TL destek vereceğiz” demiş.

Kadınlar arasında ayrımcılığa, makbul/makbul olmayan kadın kutuplaştırmasına hizmet eden bir AKP çılgın projesi daha.

Evli/bekâr kadın, çocuk doğuran/doğurmayan kadın ve aile/heteroseksist aile ayrımcılığı.

Sosyal devlet karşıtı “şirket yöneticisi” AKP’nin sosyal politika anlayışının bir örneği.

Üç çocuk şart

Bu politika, kadınları destekleme, hayatlarını sürdürebilme politikası değil, “mış” gibi yapma politikası. Eşi ölmüş, en az üç çocuğu olan kadın bir yana, tek çocukla baş başa kalmış kadının dahi hayatını yürütebilmesini destekleyen bir politika değil. Göz boyamak; kürsülerde, salonlarda, meydanlarda propaganda yapmak için ortaya atılmış, kadınların gerçek durumunu maskeleyen siyasi bir hamle bu.

Seçimler öncesinde AKP’nin tek gündemi oy kazanmak. Her adımını bu kaygıyla atıyor, çünkü istikrarlı şekilde oy kaybettiği bir seçime gidiyor.

Bakan Yanık’a sormak gerekmez mi, eşi ölmüş iki ya da tek çocuk sahibi kadınlar için geçinmek daha mı kolay? Kadınlara “destek” projenizde onları neden gözden çıkardınız? Tek adam rejiminde “Kadınlar en az üç çocuk doğurmalı” talimatı, “destek” programınızın belirlenmesinde etkili olmuş olabilir mi?

Devlet kadınları değil, kadınlar devleti besliyor

Kadınların istihdama katılımını artırmayı hedefleyen çalışmalar olmadıkça, güvenceli ve insanca yaşanabilecek bir ücret temelinde çalışma yaşamı düzenlenmedikçe, bu politikalarla kadınlara “Açlıktan ölmeyin, çünkü ev içi kadın emeğini daha fazla sömürmeye ihtiyacım var” demiş olursunuz.

Bizlere gösterilmeye çalışıldığı gibi devlet kadınlara değil, kadınlar devlete “yardım” ediyor. Devlet kadınların ev içi ve bakım emeğine en ucuz koşullarda el koyuyor. Kadınları sömürüyor.

Üç çocuk doğurup onları büyütmek kolay mı? Kolay olmadığı gibi pahalı olduğundan devlete ait bu toplumsal sorumluluk devletin değil, kadınların üzerine yıkılıyor. Devlet, kadınların bakıp büyüttüğü çocuklar ev içinde ve işgücü piyasasında çalışabilir hale gelince onları sermayenin (kapitalizm) ve erkeklerin (patriyarka) hizmetine sunuyor. Böylece sermaye ve erkek egemen sistemin işbirliği içinde kadın emeğinin sömürüldüğü ve kadınların tahakküm altında tutulduğu bu çarkın durmaması için devlet görevini yapıyor.

18 yaşından küçük çocuklar üzerine kurulu “destek” projesi kreş, anaokulu, ilk-orta-lise gibi okullarda temel eğitim alacak bireyler demek. Eşit ve parasız eğitim hakkı konularına hiç girmeyelim. Kim sağlayacak bu eşitsiz ve paralı eğitimleri? 18 yaşından küçük en az üç çocuğu olan kadın mı? Bu çılgın projeye göre evet o!

Okullar açıldığından bu yana annelerin temel sorunu, çocuklarının beslenme çantalarının boş olması ve onlara harçlık verememek. Çocukların çoğunun bir işte çalışan babaları ve evde onlara bakan anneleri var. Buna rağmen önemli kısmının beslenme çantasında ya bir şey yok ya da besin değeri düşük gıdalar var. Kimi çocuklar poğaça bile koyamadıklarını söylüyor. Kimi okulda su alamadığını…

Çocukların boy ve kilolarındaki değişimin beslenme durumu hakkında bilgi verdiğini söyleyen uzmanlar, kötü beslenen çocukların iyi beslenenlerden daha kısa kaldıklarını ve boylarına göre kilolu olduklarını söylüyor. Beslenme ve çevre faktörlerinin genetikten daha önemli olduğunu belirten uzmanlar, bu konularda önlem alınması gerektiğini belirtiyorlar.

Sorumlular ne yapıyor?

Yüksek enflasyon, yoğun işsizlik, düşük ücret cevabı veriyor. Dünyada en yüksek enflasyona sahip birkaç ülkeden biri olan Türkiye’nin bakanı, üç çocuk için 300 bin lira “sosyal” yardım veriyor. Onu da konut desteği için.

Bakan Yanık’a sormak lazım, bu müthiş “destek” projesine kendisi ikna mı?

Amaçları kadınların sorunlarını çözmek değil, kadınların sorunlarına çözüm üretme dertleri yok. Onlar AKP’yi iş yapıyor gösterip oy devşirme peşindeler. Kadınlar için değil, kendi iktidarlarını sürdürmek için çalışıyorlar. Ama o iş bir hayli zor.

Desteğin koşulları

Bir de şu soru var: Devasa “yardım” projesinin koşulları neler, ulaşılabilir bir yardım mı bu? Evvela koca ölmüş olacak, 18 yaşından küçük üç çocuk olacak, konutun yapıldığı ilde ikamet ediliyor olacak.

Çocukken annem bir masal anlatırdı. Erkek kardeşleri Kafdağı’nın ardındaki ejderha tarafından kaçırılan kız kardeşin masalı. Dinlediğim kahramanı kadın olan tek masaldı. Ejderhanın kaçırdığı yedi erkek kardeşini kurtarmayı hedefleyen genç bir kadın. Genç kadın zorlukları aşıp ulaşılmaz Kafdağı’nın ardına ulaşıyor ama sırada kardeşlerini yutan ejderhanın karnından onları çıkarmak var.

Bakan Yanık’ın, dul ve üç çocuklu kadınlar için açıkladığı “destek” programına ulaşabilmek, kadınlar açısından bu masaldakinden bile zor.

Ama ne gam!

Maksat proje olsun.

Seçim süreci boyunca art arda sıralanacak “şu açılışı yaptık, bu dev hizmeti verdik, kadınlara konut destek programı sunduk” deme pragmatizmi.

Amaçları kadınların sorunlarını çözmek değil, kadınların sorunlarına çözüm üretme dertleri yok. Onlar AKP’yi iş yapıyor gösterip oy devşirme peşindeler. Kadınlar için değil, kendi iktidarlarını sürdürmek için çalışıyorlar.

Ama o iş bir hayli zor. Her geçen gün daha da zorlaşıyor.

Manşet görsel: Pixabay, google

Paylaş:

Benzer İçerikler

İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkmayan Bakanlık, sözleşmeden çıkılmasını 6284 sayılı yasaya gönderme yaparak “Elimizde yasa var” diye savunurken şimdi arkasına saklandıkları o yasanın da hedefte olduğunun farkındadır herhalde.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!