Muhalefettesin sen, muhalefette kal

Seçim listeleri bize gösteriyor ki Meclis, güçlendirilmiş patriyarkal sistemden öte bir şey değil. Elbette beyler hallerinden memnun. Ne diyelim, gözleri aydın. Bu gidişatın değişebilmesi için siyasi partilerde kadın bilincine sahip kadınların yönetim ve karar mekanizmalarına olabildiğince girmesi gerekiyor.
Paylaş:
Gülfer Akkaya
Gülfer Akkaya
akkayagulfer@gmail.com

Bir seçim sürecinde daha yıllardır ülkenin en güçlü muhalefet dinamiği olan feminist/kadın hareketi, siyasi partilerin listelerinde hak ettiği görünürlüğe ulaşamadı.

Erkekler geçidi listelerde ne fermuar sistemi ne pozitif ayrımcılık ne de eşit temsil vardı. Partiler tüzüklerini çiğnemekten dahi çekinmediler, rahatsızlık duymadılar.

Kadınlar “Erkek Meclis istemiyoruz” dedikçe her defasında erkeklerle dolduruldu Meclis.

Bu seçimlerde de yine erkeklik yasaları konuştu.

Velhasıl siyasi partiler, ittifaklar ülkenin en güçlü muhalefetine “Muhalefetsin sen, muhalefette kal“ demiş oldular.

Onlar bunu söylerken Diyarbakır, Mardin ve Batman’da 183 cinayetin faili olan ve ağırlaştırılmış müebbet cezası alan 58 Hizbullahçı tahliye edildi.

Seçim listeleri oluşturulurken erkekler kadınları öldürmeye devam etti.

Erkekler kadın öldürürken listeler erkek adaylarla bezendi.

Dincisinden sağcısına, muhafazakârına dek çok sayıda eşitlik karşıtı erkekle doldurulmuş “yeni” Meclis’i düşünmek bile kadınlar için ürkütücü.

Seçim listeleri bize gösteriyor ki Meclis, güçlendirilmiş patriyarkal sistemden öte bir şey değil. 

Elbette beyler hallerinden memnun. Güçlü patriyarka ile daha da güçleniyorlar. Ne diyelim, gözleri aydın.

Bu gidişatın değişebilmesi için siyasi partilerde kadın bilincine sahip kadınların yönetim ve karar mekanizmalarına olabildiğince girmesi gerekiyor. Öyle ki buraları erkeklerden kurtarılmış alanlara dönüştürmek hedeflenmeli.

Çünkü kadınların siyasette var olabilmesi, güçlenmesi için kadın dayanışmasından başka yol yok.

Aksi takdirde siyasi partilerin emektarı kadınlar bir yere gelebilmek için erkeklerin olurunu almak durumunda kalıyor.

Bu egemenliği yıkmadan siyasi partilerde kadınların güçlenmesi hayal.

Fotoğraf: 9.Köy

Paylaş:

Benzer İçerikler

Bu yıl 1 Mayıs’a seçimlerin gölgesi altında girerken kadın işçiler, kadın emekçiler, ev içi köleler olarak her nerede emeğimiz sömürülüyorsa tamamına karşı isyanla sesimizi yükseltelim. İşyerleri, fabrikalar, tarlalar, evler, aile işletmeleri, sendikalar, siyasi partiler… “Kadın emeği sömürüsü nerede, isyan orada!” demek için haydi 1 Mayıs’a!
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!