Kadınİşçi Kartal Meydanı’ndaydı: “Eşime söylemedim buraya geleceğimi”

DİSK’in “Artık Yeter Geçinmek İstiyoruz” sloganıyla 12 Aralık Pazar Günü Kartal Meydanı’nda düzenlediği 20 bin kişinin katıldığı mitingde, süreçten en çok etkilenen işçi grubu olarak kadınlar da meydanda yerlerini aldılar. Yürüyüş coşkuluydu ama asıl katılım miting alanının dışındaydı. Yürüyüş sırasında ve alanda kadınlara uzattık mikrofonu…
Paylaş:
Necla Akgökçe
Necla Akgökçe
nakgokce@gmail.com
Necla Akgökçe    nakgokce@gmail.com

DİSK’in “Artık Yeter Geçinmek İstiyoruz” sloganıyla 12 Aralık Pazar Günü Kartal Meydanı’nda düzenlediği 20 bin kişinin katıldığı mitingde, süreçten en çok etkilenen işçi grubu olarak kadınlar da meydanda yerlerini aldılar. Yürüyüş coşkuluydu ama asıl katılım miting alanının dışındaydı. Yürüyüş sırasında ve alanda kadınlara uzattık mikrofonu…

Yağmurda, hem gözlük hem maske ile yürümek bir hayli zor. Yaş kemale erdiği için de epey zorlanıyor insan. Neyse ki yüreğimiz genç! Sahilden verilen yürüyüş güzergahı o kadar da uzun değil. Aynı gün HDP kongresinin yapılıyor olması katılımı etkilemiş olabilir, diye geçiriyorum içimden. Biraz daha fazla insanın sokağa çıkmasını bekliyordum ne yalan söyleyeyim? Sol gruplar sendikalara göre daha fazla katılım sağlamış gibi görünüyordu. Türk- İş sendikalarından tek Petrol-İş Gebze Şubeyi gördüm, algıda seçicilik olabilir yine de… Kortejin en önünde erkekler birbirleriyle kenetlenmişler, Arzu Çerkezoğlu görüntüyü bozuyor biraz.

Kardeşim 50 yıldır, adamların ismi değişiyor, boyu, posu, ırkı, rengi değişiyor ama bu manzara değişmiyor. Kadın eğitimi, toplumsal cinsiyet eğitimi filan da yapıyorlar, fakat başkan oldukları için bu eğitimlerden muaflar kendileri. Dolayısıyla öğrenmiyorlar, bir yandan da tabii dertleri bilgi birikimi değil, iktidar. Nasılsa öyle de böyle de seçiliyorlar.  Ne yorsunlar güzel kafalarını. En önde iki sıra silme erkek.  Tek yumruk derler ya öyle.  Aralarından kadın sinek bile geçemez, yönetimleri öyle bir tahkim etmişler ki, anlatılır gibi değil. Kadın evde kocasına kafa tutarak mitinge geliyor. Kortejde, kürsüde beş bin beter bir erkek ablukası ile karşı karşıya kalıyor. Size daha ne diyeyim, ne denir?

Kürsüden birileri şöyle bir güzellik de yaptı yine de; “Kadınlar vardır, kadınlar her yerde” şarkısını ve “Keçe Kurdan” ilk defa dinledik böyle bir alanda galiba. “Her yerde” olmalarına rağmen sendika yönetimlerinde olamayan kadınların birkaçı ile konuştuk.

.

Nazlı: İşçi olduğum için buradayım. Her şeyden, inanın her şeyden şikayetçiyim. Pahalılık çok kötü. Aldığım bütün para yiyeceğe gidiyor, yine de doğru düzgün beslenemiyoruz.

Raşide: Asgari ücret net 5 bin 200 Lira olsun istiyoruz. Çünkü aldığımız ücret hiçbir şeye yetmiyor. Kadın olarak haklarımızı istiyoruz. Özgür olmak istiyoruz, eşit olmak istiyoruz. Alanlara çıkıp kendimizi isteklerimizi anlatmak istiyoruz. Marketlerle her gün fiyatlar katlanıyor. İnan ki bir yağ almış başını gidiyor. Eskiden iki kaşık koyuyorsam şimdi yemeklere bir kaşık koyuyorum. Üç çocuğum var, biri çalışıp bize bakıyor. Eşim çalışmıyor. Eşim inşaatta çalışıyordu, kolu kırıldı, sigorta yok bir şey yok. Şimdi bir tarafı tutmuyor. Oğlum çalışıyor, bazen ev işlerine gidiyorum, o da olduğu zaman…

Nurcihan: Valla geçinebilmek için eşitlik için kadın hakları için buradayım. Kadınların hiçbir hakkı yok bu ülkede. Varmış görünüyor ama arka planda hiçbir şey yok. Temizlik işçisi olarak çalışıyorum. Ücretler düşük hiçbir şeye yetmiyor. Evimize et bile girmiyor, her şey o kadar pahalı ki. Eşim çalışmıyor akciğer hastası. Çalışamıyor adam nasıl çalışsın hasta, devletten bir miktar ücret alıyor, ben çalışıyorum, öyle işte. Üç çocuğum var; iki kız, bir oğlan… Eve temelde ben bakıyorum. Ücretlerimiz yükselsin, haklarımız verilsin istiyoruz, yapamıyorlarsa istifa etsinler, verenler gelsin…

Fatma: Yıllardır kızımla birlikte tek başıma mücadele veriyorum. Böyle burada herkesle birlikte yürümek çok iyi geldi. Emekli olmama rağmen çalışıyorum. Emeklilik şartlarında Türkiye’de geçinmek çok zor. Kazandığım kızımın okul masraflarına bile yetmiyor. Kızım üniversitede makine mühendisliği okuyor. Ben de ev geçindiriyorum tek başıma. Kiralar çok yüksek. Sesimizi duyurmak, geçinemediğimizi haykırmak için buradayım. Umarım bizi duyarlar bu sefer.

Nazan: Türkiye’de yaşanan ekonomik krizin bedelini en çok işçiler ödedi, ödüyor. Bu nedenle birlikte hareket edip krizden daha az yara alarak çıkmamız gerekiyor. Ekonomik krizden en çok etkilenen işçiler olarak hepimiz buradayız. Sesimizi duyurmak istiyoruz. Kadınların durumu daha da zor. Çünkü krizden onlar iki kat fazla etkileniyorlar. Belediye’de çalışan kadınların sosyo- ekonomik haklarının geliştirilmesi için Genel- İş bünyesinde bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Bu çalışmaların hızla düzenlenip, ortaklaştırılıp toplu sözleşmelerde, kadın çıkarlarına yönelik daha fazla düzenlenmeler yapılması gerekiyor. İşçiler şu anda meydanda, umarım toplumun tüm katmanları bu biçimde harekete geçer, çünkü ancak bu şekilde sonuca ulaşabiliriz.

.

Ölelim mi mezara mı girelim?

Yasemin: Valla yürüyüş var, dediler, geldik işte buradayız. Haklarımızı istiyoruz. Bu kadar…

Aycan: Çalışıyoruz ama yetişemiyoruz. Kiralar 3 bin lirayı geçiyor, geçinemiyoruz. Çoluk çocuk hiçbir şeye yetişemiyoruz. İş yok, iş bulamıyoruz, iş bulamayınca erkeklere daha fazla muhtaç kalıyoruz. Erkekler de bizi öldürüyor. Kadınların yaşaması özgür olması için buradayım. Esasında Birleşik Metal Sendikası’nda kadın hakları için çok şey yapılıyor. İş yerinde bir şikayetim yok ama ücretimiz az geliyor, onun için de bugün bu meydanda toplandık.

Pınar: Bu yobaz, gerici, kadın düşmanı iktidardan hesap sormak için buradayım. Hakkımızı savunmaya geldik. Ben kadın olarak bu ülkede kendimi güvende hissetmiyorum. Sabah 06.30’da servise gitmek üzere evden çıkıyorum. Zifiri karanlıkta korku içindeyim, sağıma soluma bakıyorum arkamdan biri gelecek bana zarar verecek diye korkuyorum. Çünkü can güvenliğim yok benim bu ülkede. Ve kadınlar için pek bir şey yapılmadığı gibi var olan hakları da elinden alınıyor. Ben bu kış kendime bir mont almak istedim, alamadım ya… Eşim de çalışıyor ben de çalışıyorum. En kötü mont olmuş 500 TL, Bim’de 15 yumurta olmuş 30 TL nasıl geçineceğiz bu ülkede? Benim çocuğum olmadığı karı- koca çalıştığımız halde bu durumdayız. Ve ben geçinemiyorum. Çocukları olanlar ne yapsın? Bittik, isyandayız… Köpeği bağlasan durmayacak evler 1500- 2000 TL, ne yapalım, ölelim mi mezara mı girelim? Hakkımızı savunmaya geldik buraya. Eşime söylemedim, biliyor musun abla, o beni Kadıköy’de sanıyor.

Hazal. İnsanca yaşamak, hak ve özgürlük istiyoruz. Asgari ücret 5200 Tl olsun istiyoruz. Gelirde adalet vergide adalet istiyoruz. Çok kazanandan çok az kazanandan az vergi alınsın… Bizim vergilerimizle birileri ihya olurken biz sürünerek yaşamak istemiyoruz. Marketten fiyatlara bakarak alış veriş yapmak, market market dolaşmak istemiyoruz.

Paylaş:

Benzer İçerikler

Gösterilecek içerik bulunamadı!
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!