Sağlık emekçileri hakları için eylem ve grevdeydi: Bizi ötekileştirmeyin

Sağlık ekip işidir. Ekibin her bir üyesi, insanca yaşayacak temel ücret ve güvenli çalışma koşullarında ekip olarak, çalışmak istiyor. Bakanlığın ayrımcı tutumu sağlık emekçilerini isyan ettirdi. SES eylemdeydi.
Paylaş:
İpek Deniz
İpek Deniz
ipekkdeniz@gmail.com
İpek Deniz    ipekkdeniz@gmail.com

Sağlık ekip işidir. Ekibin her bir üyesi, insanca yaşayacak temel ücret ve güvenli çalışma koşullarında ekip olarak, çalışmak istiyor. Bakanlığın ayrımcı tutumu sağlık emekçilerini isyan ettirdi. SES eylemdeydi.

Geçen hafta boyu eylemde olan sağlık emekçileri 6 Aralık Pazartesi günü grevdeydi.

Geri çekilen kanunda maaş iyileştirmesi ve ek göstergelerin yalnızca hekimlere verilecek olmasının iş barışını bozduğunu, eşitsizlik, ayrımcılık yarattığını belirten sağlık emekçileri dün iyileştirmelerin tüm sağlık emekçilerine uygulanması istediler. Bu nedenle hastanelerde iş durduruldu, protestolar ve yürüyüşler yapıldı.

Acil servis ve onkoloji gibi birimler dışında tüm çalışanlar greve çıktı. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası’nın (SES) çağrısıyla başlayan iş bırakma eylemine diğer sağlık sendikaları da destek verdi.

İstanbul’un birçok hastanesinde eş zamanlı basın açıklamaları yapıldı, daha sonra Çapa Tıp Fakültesi önüne gelindi. Polisin yürüyüşe izin vermediği eylem İl Sağlık Müdürlüğü önünde yapılan açıklamalarla sona erdi. İş bırakma eylemlerinde en sık dillendirilen cümle, bakanlığın açıklamalarından sonra çalışma barışını bozmayın cümlesi oldu. Birbirine itina ile kırdırılan sağlık emekçileri için TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı şöyle diyordu bir yazısında “Bize düşen aramızda kavga etmeyi bırakıp, bu kavganın kime karşı ve ne için verildiğini unutmamaktır. Bu kavga hürriyet kavgasıdır, hepimizin bizi bölenlere karşı vermesi gereken kavgada ancak birlikte olduğumuz kadar güçlü oluruz.”

Esasında 2021 yılı dünyada sağlık emekçilerinin yılı ilan edilmişti. Yıl onlara ithaf edilir, günlerce alkışlanır ama iş ne zamanki onların yaşam koşullarına gelir, ne bir iyileştirme yapılır hatta adları dahi anılmaz.  Merhamet, kutsallık, vicdan kisvesine büründürüldü mü çıkılır işin içinden. Haklarını almamakla kalmayan sağlık emekçilerinin iş motivasyonu, çalışma barışı itina ile bakanlık eliyle bozulur! Sağlık ekip işidir, bunu kabullenmeyenler de, bundan rahatsız olanlar da emeğine sahip çıkan insanlar var olduğu sürece öğrenecek bu durumu.

Son günlerde haberlerde sıkça yer alan sağlık emekçilerinin, ciddi, hayati sorunları var; açlık sınırına dayanan maaşlar! Bütün bunlara görünür olmamak ve kendilerini sahiplenecek bir bakanlığın olmaması eklendi. 39 branştan oluşan hastanelerde herkesin bir işi var ve bu iş insanları sağlığına kavuşturmak için planlı, programlı, aksamadan gider, hiçbir meslek diğerinin yardımcısı değil, bütün ekip hastanın yardımcısıdır temelde. Bir meslek grubunun yokluğu diye bir durum söz konusu olamaz! Sağlık bakanlığının bunun aksi politikalarına karşı sosyal medyada bir sağlık emekçisi özetle şunu söylüyor: “Doktorun ne sağında, ne solunda, ne arkasındayım. Tam karşısında birlikte çalışıyoruz. Bizi ötekileştirmeyin! Hiyerarşiden kaynaklı alanda maruz kalmadığımız ya da kalınca mücadele ettiğimiz bu durum bakanlık eliyle aksi şekilde kurulmaya, derinleştirilmeye çalışılıyor.”

Her hastane önünde eylem

.

Binlerce sağlık emekçisi son günlerde hızlı, anlaşılmaz bir kaos içinde buldu kendini. Sağlık bakanının ekranlara çıkıp sağlık çalışanlarına müjdemiz var, haberi açlık sınırına dayanan maaşlar alan binlerce sağlık emekçisini beklentiye soktu. Ertesi gün müjde açıklandı. Hekim maaşlarına zam, 2500 ile 5000 arasında değişen zam oranları pratisyen hekim, uzman ve diş hekimlerini kapsayacaktı. Tasarı paylaşıldı, aynı akşam meclisten geçti, haberi çıktı. Sağlık çalışanı denilip sadece hekimlerle ilgili bir açıklama yapılması, pandemiden de tanıdığımız adaletle bağdaşmayan bir durum. O dönem yasaklar, Covid kaygısı olmasa benzer tepki yine gelirdi. Ölümcül bir virüsün önüne atılan binlerce sağlık emekçisi yüzde 100 performans adı altında ciddi bir kandırmaca ile karşı karşıya kaldı. Esas mevzu hekimlere niçin zam yapıldığı değil, adaletsiz, ayrıştırıcı ve iş barışını bozan uygulamalar oldu. Hekimlere yapılan zammın da tek karı emekliliğe yansıyacak kısmı olacaktı. Tabii ki emekliliğe yansıyacak bir iyileştirme ciddi bir kazanım olacakken, maliye bakanlığı ile yaşanan gerginlikten sonra geri çekildiği duyuldu bu sefer. Birkaç gün içinde yaşanan sağlık emekçilerini birbirine düşüren, çalışma barışını bozan, ekip anlayışına ters düşen bu duruma sessiz kalınamazdı. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) 2-3 Aralıkta iki günlük eylem planlaması ve 6 Aralık günü iş bırakma kararları ile her hastane önünde eylemlerdeydi.

Seyrantepe Hamidiye Etfal Hastanesi önünde yapılan açıklamada, “Adaletsizliğinize sessiz kalmayacağız” pankartı açıldı. Sağlık emekçileri adına yapılan açıklamada, iktidar bu yaklaşımı ile çalışanları ayrıştırıldığının, ekip işini, çalışma barışını bozduğunun altı çizildi. Sağlık emekçilerinin emeklerinin yok sayıldığı belirtilerek, sağlık alanına ilişkin yapılan maaş düzenlemesinde 39 branşın yok sayıldığı aktarıldı.

Tüm sağlık çalışanlarına ücret artışı

Okmeydanı Eğitim ve Araştırma hastanesinde biz olmadan bu sistem olmaz, ekibi bölen, araya uçurum sokan bu uygulama kabul edilemez denildi. SES Ankara Şubesi, Cebeci Hastanesi’nde ve İbni Sina Hastanesi’nde yapılan eylemlerde “İşyerlerimizde emeğimizi ortaklaştırıp hizmet üretiyorsak, bölüşümde de bu gerçek görülmelidir. Yapılan düzenleme kamuda iş barışı için önemli olan maaş denkliği ve maaş açıklığına bir kez daha zarar vermiştir. Çalışırken ve emeklilikte tüm sağlık ve sosyal hizmetler emekçilerinin ücret düzeyi yoksulluk sınırının üstüne çıkarılmalıdır. Biz emekçiler olarak sözümüzü bir kez daha bütünlüklü ifade ediyoruz. Dün Mecliste biz yoktuk. Dünkü düzenlemede biz yokuz. Yöneticilerin tebessümü bizim değil. Müjdeleri bizim değil. O zaman hizmet üretiminde de yokuz” cümlelerine yer verildi. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi poliklinikler önünde bir araya gelen sağlık emekçilerinin de talepleri ortaktı:  “Buradan Sağlık Bakanı’na, hükümete ve TBMM’de grubu bulunan tüm siyasi partilere sesleniyoruz. Tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin emekliliğe yansıyacak temel ücretleri yoksulluk sınırı üzerine çıkarılsın. Yıllardır sözü verilen ek gösterge 3600’den başlayarak kademeli olarak 7200’e kadar tüm sağlık emekçilerine uygulansın. Sağlık Bakanı’nın açıklamasında yer alan hekimlere yönelik maaş artışı ayrım gözetilmeksizin tüm sağlık emekçileri için uygulansın” denildi.

.

Bir anda bütün hastanelerin önünü eylem alanına çeviren ve artık ciddi şekilde öfkeye sebep olan bu uygulamalar, sağlık emekçilerinde en sık değersizlik hissini çok derinde hissetmelerine neden oldu. Kendisiyle konuştuğumuz 37 yıllık bir hemşire “İşe gidip gelirken ayağım nasılda geri geri gidiyor, ben kendimi hiç bu kadar kıymetsiz hissetmedim”  dedi. 11 yıllık bir hemşire ise “ öfkem, değersizlik hissim, bütün duygularım çok karışık ama en çok sürekli aptal yerine konmak canımı sıkıyor”  diye düşüncelerini dile getiriyor.

Hastanede eyleme çağırırken denk geldiğimiz kadın güvenlik görevlisi ise “ Gerçekten çok isterdim katılmak ama bize yasak. Biz hastanede şekilsel duruyoruz zaten” diyordu.  37 yaşında uzun süre COVİD servislerinde hizmet veren bir hemşire; “Çocuklarıma sarılmadan, kanser hastası annemi 1,5 yıl görmeden çalıştım, şimdi onurumla kimseyi oynatmam” mesajını verdi sosyal medyadan.

Angarya serbest

Tüm sağlık emekçileri ekonomik krizin bu denli derin olduğu bir dönemde insanca yaşayabileceği bir ücret talep ediyor. Sosyal medyada “sağlıkçının oyu yok, sağlık ekip işidir” hasgtagı ile sıkıntısını anlatmaya çalıştı binlerce insan. Birinci ağızdan neler hissettiklerini paylaştılar, yok sayıldıklarını ve artık yedikleri yemeklerin dahi hesabını yapar hale geldiklerinin altını çizdiler. Birkaç parça şeklinde verilen, emekliliğe yansımayan düşük ücretler, ağır çalışma koşulları, sağlıkta piyasalaşma ile artan iş yükü, yıllardır iyileşmeyen koşullar sonucu oluştu bu öfke. Hakkınız ödenmez denerek, alkışlatılan, gerçekten ödenmeyen, toplu iş sözleşmesi masalarında sefalet ücretlerine imza atılan acı bir durum var ortada. Liyakatsiz yöneticilerle beraber artan mobbing, sürekli artan iş yükü angarya işler ve yapay gündemler sağlık emekçilerinin payına düşen. Sosyal medyada dolaşan ayrıştırıcı söylemler, sendikaların hekimlere yapılan zamlara karşı olduğu algısı tamamen yanlış ve hiçbir şekilde gerçekle bağdaşmıyor. Sağlık ekip işidir. Ekibin her bir üyesi, insanca yaşayacak temel ücret ve güvenli çalışma koşullarında çalışmak istiyor.  Sağlık emekçilerini bölerek, birbirine düşürerek yaptıkları adaletsizliklerin üzerini örtemezler. Birlikte davranma zorunda olduğumuz gayet açık. Karşınızda meclisten geçen bir kararı dahi geri alma cüretinde bulunan bir güç var nihayetinde!

 

Paylaş:

Benzer İçerikler

Mağaza Market- Sen çatısı altında örgütlenen ŞOK market işçisi kadınlar ücretlerin 7 bin 500 TL’ye çıkarılmasını, yemek ve yol parasının yükseltilmesini ve iş yerinde kadın ücretlerini daha da düşük kılan cinsiyetçiliğin ortadan kaldırılmasını talep ediyor.
Çalışanların yüzde 98’inin kadınlardan oluştuğu Bursa’daki Technomix fabrikasında, toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine başlayan grev sürüyor. Grevci işçilerden Nurgül Özkan, asgari ücretten biraz fazla ücret alan işçilerin maaşlarının zam sonrası geriye çekildiğini, ikramiyelerini alamadıklarını ve doğum iznine ayrılan kadınların izinlerinin iptal edildiğini söyledi.
Acarsoy Tekstil’de baskıya, mobbinge, tacize, ücret eşitsizliğine karşı sendikal çalışma yürüttükleri için işten çıkarılan dört kadın, tam 100 gündür direniyor. Yoksulluğa Feminist İsyan olarak hafta sonu direnişçi kadınları ziyaret ettik, seslerine ortak olduk.
Sağlık alanında 25-30 yıldır çalışan kadınlar 2018’den beri ek göstergeyi bekliyorlardı, bir tık daha insani bir emeklilik yaşayabilmek için. Yıllarını hastane koridorlarında geçiren, sağlık meslek lisesi mezunu binlerce kadın bu yasadan basit artışlarla yararlanabilecek, bu denli eriyen maaşlar karşısında yapılan ağza bir parmak bal çalma bile değil.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!