Şok işçisi Ayşe’yi cinsiyetçilik de yoruyor: ‘Mağaza ve bölge sorumluları hep erkek’

Mağaza Market- Sen çatısı altında örgütlenen ŞOK market işçisi kadınlar ücretlerin 7 bin 500 TL’ye çıkarılmasını, yemek ve yol parasının yükseltilmesini ve iş yerinde kadın ücretlerini daha da düşük kılan cinsiyetçiliğin ortadan kaldırılmasını talep ediyor.
Paylaş:
Yadigar Aygün
Yadigar Aygün
yadigaraygun93@gmail.com

Şok işçileri, 7 bin 500 TL net ücretin hakları olduğunu ilan edip ağır çalışma koşullarının düzeltilmesi için bir süredir örgütlenmeye çalışıyor. Onlara günlük 12 TL yol parası ve 19 TL yemek parası veriliyor. Market işçilerine uzun süredir düşük ücretler ile bitmek bilmeyen çalışma saatleri dayatılıyor. Birçok market işçisi emeğinin karşılığını alamıyor.

Şok markette çalışan Ayşe, aldıkları ücret ile geçinemediğini dile getirerek, yaşadıkları sorunları şu sözlerle anlatıyor; “Enflasyonun artmasıyla birlikte artmayan maaşlarımız nedeniyle geçim sıkıntısı yaşıyoruz. Her şeye zam geldi. Maaşlarımızın sabit kalması bizi her geçen gün zorlamaya başladı. Bir aylık harcamalarım şöyle; 3 bin TL kiraya, 2 bin TL gıdaya, 700 TL de faturalarıma gidiyor. Kazandığım ücretten fazla giderim var. Artık en temel ihtiyaçlarımızı bile karşılayamaz hale geldik. Şok market bize günlük 19 TL yemek ücreti veriyor. Bu parayla karnımızı doyurmamızı bekliyorlar. 19 TL ile bir işçinin sağlıklı beslenebilmesi mümkün değil. Cebimizden para vererek yemek yiyoruz” diyor.

Cinsiyetçiliğin ortadan kaldırılması gerekiyor

Ayşe, saatlerce ve ağır çalışma koşullarında çalıştırıldıklarının altını çiziyor. Ayşe, iş yerinde ve ev yaşamında kadınların cinsiyetçi baskılara maruz kaldığına dikkat çekiyor; “Markette, sayım ve sevkiyat olduğu günler ciddi baskılarla karşı karşıya kalıyoruz. Yorucu bir iş hayatımız var. Market kapandıktan sonra eve ancak geç saatlerde gidebiliyorum. Orada da ev işleri ve çocuklar var. Çocuklarımla ilgilenmek için enerjim kalmıyor. İş yerinde genel olarak erkeklere daha fazla önem veriliyor. Aynı işleri yapmamamıza rağmen mağaza sorumlusu, mağaza yardımcıları, bölge sorumluları, genel olarak erkek işçilerden tercih ediliyor. İş yerindeki bu cinsiyetçiliğin ortadan kaldırılması için kadınların daha fazla yönetim birimlerinde çalıştırılması gerekiyor” diye belirtiyor.

İşçilerin örgütlenmesi ve sendikalı olması gerektiğini vurgulayan Ayşe, “Bizler bu derinleşen ekonomik kriz ve artan enflasyon karşısında maaşlarımızın 7 bin 500 TL olmasını istiyoruz. Ulaşıma sürekli zam geliyor. Yol paralarımızın artırılması gerekiyor. Şok işçilerinin ve diğer market işçilerinin haklarını alabilmeleri için örgütlenmesi gerekiyor”

‘Bu çağın köleliğine karşı bir mücadele başlattık’

Mağaza Market-Sen örgütlenme Koordinasyonu üyesi Berfin Özdemir, enflasyonun giderek arttığına dikkat çekerek, ŞOK işçilerinin yaşadığı sorunları şu sözlerle anlatıyor; “Şok market kendi çalışanlarına zam yapacağını duyurdu. Ücretlere yapılan zamlar brüt üzerinden gerçekleşti. Enflasyon çığ gibi büyüdüğü için işçilerin ücretlerindeki artış eriyip pul oldu. Zincir market patronları “az işçiyle, çok iş” politikasıyla işçileri çalıştırırken ceplerini doldurup zenginleşiyor. Şok market işçileri de tüm market işçilerine de çağrı yaparak “Hedefimiz net, maaşımız 7 bin 500L” kampanyasıyla bu çağın köleliğine karşı bir mücadele başlattı. Şok market işçilerinin yaşadığı ekonomik sorunlar yol, yemek ücretlerinin ve maaşın düşük olması… Bu koşullar ortadayken işçiler hemen her gün full çekiyor, kendilerinden her işi yapmaları isteniyor. Bu koşullara itiraz eden işçiler ise işten atılmakla veya kademesinin düşürülmesiyle tehdit ediliyor.”

İşçilerin günlük yemek ücreti 19 TL. Bunun bu kadar emek ve zaman harcayan işçilere ‘aç kalın’ demek olduğunu vurgulayan Özdemir, 19 TL ücret ile işçilerin sağlıklı beslenemeyeceğini belirterek şöyle devam ediyor; “Şok marketin işçilere verdiği günlük yemek ücretiyle bir tost bir ayran dahi alamıyorsunuz. Tüm gün mağazada kalan bir işçinin bu yemek parasıyla sağlıklı beslenmesi beklenemez. Günlük yemek ücreti en az ‘net 55₺ olacak’ diyoruz”

İşçi sayısı az, iş çok…

İşçilerin, baskı, mobbing ve ağır çalışma koşullarında çalıştırıldığını söyleyen Özdemir, “İşçiler yöneticiler tarafından görmezden geliniyor, herhangi bir şeye itiraz ettiklerinde ise işten çıkarmayla tehdit ediyor. Çalışan sayısı az olduğu için işçiler mağazalarda her işe yetişmek ve en iyi performansı göstermek zorunda. Şok markette “Cirolig” dediğimiz bölgeler arası bir yarışma var. Bu yarışmada tüm mağazalar hünerlerini sergiliyor. En çok satış yapan mağaza birinci gelince kazanılan cirodan primler dağıtılıyor. Eğer kazanırsanız bölge sorumlularınızla aranızda bir sorun çıkmaz. Fakat kaybederseniz üzerinizdeki baskılar artar, performans gerekçe gösterilip işten çıkarılırsınız. Mobbing ve ağır çalışma koşullarıyla ilgili “Cirolig” üzerinden örnekler verebiliriz. Bir işçinin haftalık çalışma süresi 45 saattir. Günlük mola ise 1.5 saat fakat işçilere dayatılan koşullar hemen her gün full çekmesi ve mola saatlerinde kısıtlamalar… Personel az, işler çok fazla sevkiyat geliyor işçiler paletlerin altında kalarak iş kazaları geçiriyor. ŞOK’un kurye uygulaması ise bunun cabası.”

ŞOK işçileri, sosyal medyada “Biz bu çağın köleleri miyiz” diyerek yaşadıkları koşulları topluma duyurmak istiyor. Berfin Özdemir, Şok markette ve diğer marketlerde çalışan işçilerin emek sömürüsünü ve hak gasplarını şu sözlerle dile getiriyor; “Mağaza Market-Sen A101, ŞOK, BİM, Hakmar, Onur Market, Happy Center… gibi zincir marketlerdeki sorunları hemen her gün kamuoyu ile paylaşıyor. Bu paylaşımları emekçi halkımızın yanı sıra çalışma bakanlığı da görüyor. Sorunlara karşı sessiz kalındıkça koşullar daha da kötüleşiyor. Zincir marketlerde ülke çapında yüksek bir sirkülasyon gözlemliyoruz. Ağır koşullar ve düşük ücretlerde marketlere personel dahi bulunamıyor. Marketlerde genellikle gençler çalışıyor. Türkiye gelişmekte olan ve işgücünün çoğu 18-30 yaşları arasında bulunan bir ülke. Marketlerde de çalışma yaşı lise eğitimi alan öğrencilere kadar düşmüş durumda. Ülke çapında her yere mağaza açma yarışı var. Şimdi birbiriyle rekabet halinde olan marketler bitiş çizgisine yaklaşırken, market patronları, işçilere yüklenerek emek sömürüsünü en üst safhaya çıkarıyor”.

‘Kol kola bizden çaldıklarını geri alalım’

Şok market işçilerinin taleplerine dikkat çeken Özdemir, örgütlenmenin önemini vurguluyor; “Şok market işçileri hakkı olanı istiyor ama sadece kendisi için değil. Tüm market işçilerine öncülük ediyor, ‘Net hedef 7 bin 500₺’ diyen ŞOK işçilerinin amacı tüm market işçilerini sendikaya üye olması ve bu mücadeleye katılmasıdır. Mağaza Market-Sen olarak halkımızı ŞOK market işçileriyle kol kola girmeye çağırıyoruz. Şok işçileri bugün kol kola bir mücadeleyi tüm emekçiler için veriyor. Bu ücret mücadelesi zincir market patronlarının bizlerden çaldığını geri alma mücadelesidir.”

Paylaş:

Benzer İçerikler

Cinsiyetçi ücret ayrımcılığı, güvencesizlik, mobbing, şiddet… Özel okullarda çalışan eğitim emekçisi kadınların sorunları saymakla bitmiyor. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın çağrısıyla bugün (30 Ağustos) Ankara’da bir araya gelecek olan emekçiler, “Başta taban maaş olmak üzere özlük haklarımız için tüm meslektaşlarımızı buluşmaya bekliyoruz” diyor.
İzmir Tire’de kurulu Sütaş’ta, işçilerin büyük çoğunluğu kadın. Çok sert koşulları olan fabrikada, molaya çıkan işçinin bir dakikalık gecikmesi ücret kesintisini beraberinde getirirken, kadın işçiye ped değiştirmesi için bile izin verilmiyor. Sendikaya üye olan işçilerin derhal işten çıkartıldığı bu fabrikada yaşananları, her boyutuyla kadın işçilerden dinledik…
Yıldız Soylu, PTT’de yaşanan taşeron zulmüne ve sefalet sözleşmesine karşı olduklarını sonuna kadar direneceklerini belirtiyor. Kadınların ev işi de yaptıkları için daha ağır yük altında olduklarının altını çizdikten sonra “Kadın emeği sömürüsüne, ayrımcılığa, cinsiyetçi politikalara karşı mücadele etmeliyiz” diyor.
Alphindi fabrikasında Şeker-İş’e üye oldukları için işten atılan kadın işçiler, kötü çalışma koşulları nedeniyle sağlığını yitirmiş. Artık demliği bile kaldıramıyorlar, elleri kesik izleriyle dolu. Erkek işçilerin daha yüksek ücret aldığını belirten işçiler, “Sendikalı olmanın önemini daha iyi anladık. Her işçi hakkını savunsun, örgütlensin” diyor.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!