Ücretli kadın emeğini grev ve direnişleri konuştuk

Kadınİşçi’nin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri çerçevesinde 7 Mart’ta yaptığı zoom toplantısına 70’in üzerinde kadın katıldı. Etkinlikte Sinbo, Migros, SML Etiket, Kadıköy Belediyesi’nden kadın direnişçiler deneyimlerini anlattılar. 
Paylaş:
Elif Sinirlioğlu

Kadınİşçi’nin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri çerçevesinde 7 Mart’ta yaptığı zoom toplantısına 70’in üzerinde kadın katıldı. Etkinlikte Sinbo, Migros, SML Etiket, Kadıköy Belediyesi’nden kadın direnişçiler deneyimlerini anlattılar. 

Feryal Saygılıgil

Kadinisci olarak ilk zoom etkinliğimizi 7 Mart 2021 Pazar günü saat 15.00’da yaptık.  Moderasyonunu Serap Güre’nin gerçekleştirdiği “Ücretli Emek Piyasasındaki Kadın Emeği, Grevler, Direnişler” başlıklı toplantımız, Feryal Saygılıgil’in sunumuyla başladı. Konuşmasına kadınların tarihsel olarak emek piyasalarına dahil olma sürecindeki mücadelelerini ve erkeklerin ve sendikaların buna verdikleri tepkilerini anlatarak bir giriş yapan Saygılıgil’in vurguladığı meselelerden biri de aile ücreti ve bunun kadın emeğinin değersizleştirilmesindeki rolü oldu.  Daha sonra Kapitalist kültürün politik kökenlerinin patriyarka üzerine kurulduğunu vurgulayan Saygılıgil, erkekler üzerinden şekillenen toplumsal bir dünyada kadınların var olma ve emek piyasalarında kendilerini ifade etmekte yaşadığı zorlukların da altını çizdi.  Tüm engellemelere rağmen emek piyasalarına dahil olan kadınların, dahil olurken ve olduktan sonra çalışma koşullarını iyileştirmek için yürüttüğü sendikal mücadeleleri de vurgulayan Saygılıgil, hem yaşadığımız coğrafyada hem de dünyada ücretli emek alanında yapılan kadın grev ve direnişlerinden örnekler vererek sözlerini tamamladı.

Kod29 kadın direnişçiyi vurdu

Dilbent, Sinbo direnişi

Ardından söz alan Sinbo direnişçisi Dilbent yürüttükleri mücadelenin aynı zamanda işçi sağlığı ve güvenliği önlemleri için de olduğunu vurgulayarak, ücretlerin belirsiz zamanlarda yatması, aşağılamalar ve en son olarak da iki işçinin iş cinayetine kurban edilmesinin ardından sendikalarına üye olarak komiteler kurmaya başladıklarını anlattı. Ücretsiz izin saldırısına karşı başlattıkları direnişi kazanarak 31. gününde sonlandırdıklarını ancak Sinbo yönetiminin üç kadın işçiyi diğer kadınlardan yalıtarak başka bölümlerde çalıştırmaya başladığını ve son olarak da kendisinin KOD29’dan işten çıkarıldığını belirtti. Şuan ki temel mücadelelerinin pandemi döneminde işten çıkarmaya kılıf olarak uydurulan KOD29’a karşı da olduğunu ve 42 gündür bu direnişi sürdürdüğünü belirtti.

Hasret, Kadıköy Belediyesi Grevi

Kadıköy Belediyesi’nde çalışan kadın işçiler adına söz alan Hasret, 8 aydır süren TİS sürecinin grev kararıyla sonuçlandığını anlatarak 2300 işçinin katıldığı grev sürecinin ne yazık ki sendika içerisinde yer alan hegomonik yaklaşımla sonuçlandırıldığını vurguladı. Pek çok kazanım elde edilse de karşılaşma ihtimalleri olan mobbing ve sendika içerisinde mücadele etmek isteyen işçileri engellemeye çalışan grubun yapabilecekleri de sürecin tam olarak bitmediğini göstermekte şeklinde konuştu. Bu sürecin mücadele eden işçilerin özgüvenini de arttırdığını sözlerine ekledi.

Migros’ta mobbing var

Fatma, Migros direnişi

Daha sonra söz alan Migros direnişinden Fatima, haftada 7 gün günde 12 saat çalışarak yaşamanın sosyal hayatı yok ettiğini söyledi. Hem hijyen koşullarının olmaması hem de yemeklerin yetersiz olması şeklinde şikayetlerini dile getirdi. Oğlunun başka bir işyerinde geçirdiği iş kazası sonrası yaşadıklarının onun için bir dönüm noktası olduğunu anlattı. Hastanede yatan oğlunun yanına saat 17.00’da gidebilmesine izin vermelerinin ona nasıl dokunduğundan bahsederek baskılara karşı sendikaya üye olmaya karar verdiklerini anlattı. Bunun üzerine işten çıkarmaların yaşandığını ve ardından patronların 150 işçi aldıklarını ve bu yolla sendikal mücadeleyi kırmaya çalıştıklarını belirtti. Bu sürecin performanslarına yansıdığını ve tutanaklar yoluyla işi aksattıkları bahanesiyle kendilerine mobbing uyguladığını anlattı. Mesaj yoluyla işten çıkarılan işçiler olarak direnişe geçtiklerini, göz altıların yaşandığını ve hâlâ Migros Depo önünde mücadelelerine devam ettiklerini vurgulayarak 8 Mart günü direniş alanında gerçekleştirecekleri eyleme çağrı yaptı.

Seçil, SML direnişi

SML Etiket’ten Seçil, 28 Ocak günü işlerin azalmasını bahane edilerek 23 işçinin işten çıkarıldığını anlatarak başladı. 2 hafta öncesinde taşeron işçilerin işe alınmasının ardından işten çıkarıldıklarını anlatırken bunun aslında örgütlülüklerini bölmek için yapıldığını vurguladı. Sendikal çalışmalarına yapılan saldırıya karşı Dev Tekstil üyesi kadın işçiler olarak fabrika önünde 33 gündür direnişte olduklarını anlattı. Direnişin ardından yönetimin çalışan işçilerle direnişçiler iletişim kuramasın diye ellerinden geleni yaptığını ve direnişçi kadınlara saldırdığını belirtti. Hem polis tarafından hem de güvenlikçiler tarafından baskılara maruz kalan direnişçi işçiler çalışma ve mücadele süreçlerinde kadın işçiler olarak erkek işçiler tarafından da baskı gördüklerini anlattı. Şuana gelen mücadelelerinin işyerinde kurdukları komitelerle başladığını anlatan Seçil, kreş hakkı, çalışma süreleri ve işyeri içerisindeki baskıya karşı direndiklerini anlattı. O da 8 Mart günü Sinbo direnişçileriyle ortak gerçekleştirecekleri 8 Mart etkinliğine davet ederek sözlerini tamamladı.

Forum ve sorular kısmında Kadıköy Belediyesi’nde çalışan kadınlardan oluşan bir inisiyatif olan Mor Liste’den Nazan söz aldı. Bir anlayış olarak ortaya çıkan Mor Liste’nin 2 yıl önce Kadıköy şube seçimlerine salt kadınlardan oluşan bir listeyle girmeleri ile başladığını anlattı. Sendika içerisindeki kadın erkek eşitliğini sağlayabilmek amacıyla oluşturdukları Mor Liste çalışmalarının varlığının hem kadın temsilcilerin seçimi hem de toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı bir TİS oluşturulması açısından önemli katkılarının olduğunu vurguladı.

Mor Listenin kazanımları

Yine Mor Liste’den Ayşecan eşitlikçi bir TİS hazırlama süreçlerini anlattı. Son grev sürecinin baltalanmış olmasına rağmen imzalanan TİS’te kadın mücadelesi açısından önemli kararların olduğunu vurguladı. Ayşecan, tüm çalışanlar için kreş hakkı, kadınların kendi anatomisine uygun kıyafetlerle çalışması, 8 Mart’ta ücretli izin, regl izni ve babalık izninin 15 güne çıkarılmasını ve mobbing maddesinin düzenlenmesi ve cinsel taciz disiplin kurullarının kadın çoğunluğuyla toplanması ve son olarak kadın komitelerinin kurulması gibi önemli kazanımlar elde ettiklerinden bahsetti.

Sendikalarda kadın temsili üzerine tarihsel olarak Türkiye sendikalarında yapılanlar üzerine Necla söz alarak Petrol İş tüzüğünde kadına yönelik suçlarda kadının beyanı esastır maddesinin girmesinin sağlanması, bunun ardından TGS tüzüğüne de aynı maddenin girmesinin ve ardından Birleşik Metal-İş sendikasında toplu sözleşmelerle elde edilen haklardan bahsetti. Tüm bunların önemli kazanımlar olduğunun altını çizdi.

Bu bağlamda söz alan Nuran, kadın çalışmaları hakkında detaylı bilgi verirken, kadın çalışmalarının tabandan kadın işçilerin doğrudan katılımı ve feminist bir perspektifle çalışan kadınların varlığıyla anlam kazandığından bahsetti. Merkez Kadın komisyonuna ek olarak şubelerde kadın komisyonun kurulmasını sağlamaları ve bunun tüzük yoluyla yapılmasının önemini vurgularken sürecin elbette zorluklarla ilerlediğini ancak kadın komisyonlarına sendikaların genel olarak yaptıklarından farklı olarak gerçekten kadın mücadelesi derdi olan kadınların girmesiyle başarının sağlanabileceğini vurguladı.

Nebile de aldığı sözde, kadın direnişçilerin gücünden beslendiğini belirtti ve tüm katılımcılara teşekkür ederek 8 Mart kutlamasında bulundu.

Forum kısmında yapılan bu tartışmalar bir diğer kadın işçi etkinliğinin sendikalar ve kadın temsiliyeti üzerine olması ihtiyacını gözler önüne sererken ilk zoom etkinliğimize hem sayıca hem de katkı olarak katılımın bu denli yüksek olmasından sevincimizi sizlerle paylaşır, yeni etkinliklerde görüşebilmeyi umarız.

Paylaş:

Benzer İçerikler

Mağaza Market- Sen çatısı altında örgütlenen ŞOK market işçisi kadınlar ücretlerin 7 bin 500 TL’ye çıkarılmasını, yemek ve yol parasının yükseltilmesini ve iş yerinde kadın ücretlerini daha da düşük kılan cinsiyetçiliğin ortadan kaldırılmasını talep ediyor.
Cinsiyetçi ücret ayrımcılığı, güvencesizlik, mobbing, şiddet… Özel okullarda çalışan eğitim emekçisi kadınların sorunları saymakla bitmiyor. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın çağrısıyla bugün (30 Ağustos) Ankara’da bir araya gelecek olan emekçiler, “Başta taban maaş olmak üzere özlük haklarımız için tüm meslektaşlarımızı buluşmaya bekliyoruz” diyor.
Yıldız Soylu, PTT’de yaşanan taşeron zulmüne ve sefalet sözleşmesine karşı olduklarını sonuna kadar direneceklerini belirtiyor. Kadınların ev işi de yaptıkları için daha ağır yük altında olduklarının altını çizdikten sonra “Kadın emeği sömürüsüne, ayrımcılığa, cinsiyetçi politikalara karşı mücadele etmeliyiz” diyor.
Alphindi fabrikasında Şeker-İş’e üye oldukları için işten atılan kadın işçiler, kötü çalışma koşulları nedeniyle sağlığını yitirmiş. Artık demliği bile kaldıramıyorlar, elleri kesik izleriyle dolu. Erkek işçilerin daha yüksek ücret aldığını belirten işçiler, “Sendikalı olmanın önemini daha iyi anladık. Her işçi hakkını savunsun, örgütlensin” diyor.
İçeriklerimizi kaçırmamak için e-posta bültenimize ücretsiz abone olun!